MİT TIR'ları davası savcısı: Gazeteci kandırılamaz

MİT TIR'larına ait görüntülerin yayınlanmasına ilişkin davada savcı Mehmet Yeşilkaya mütalaasını açıkladı. Savcı, Cumhuriyet Gazetesi'nin eski genel yayın yönetmeni Can Dündar ve Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Erdem Gül için ,"Terör örgütü üyesi olmamakla birlikte örgüte yardım" suçundan 7,5 yıldan 15'er yıla kadar hapis cezası talep etti. Dündar ve Gül gazeteci olduklarına dikkat çekerek "sanıkların bu operasyonun FETÖ/PDY tarafından yapıldığına vakıf olamamaları hayatın akışına aykırı olduğu" değerlendirmesi yaptı.

20 Aralık 2017 Çarşamba, 11:58
Abone Ol google-news





Adana ve Hatay'da Ocak 2014'te silah taşındığı gerekçesiyle durdurulan MİT TIR'larına ait görüntülerin yayınlanmasına ilişkin CHP Milletvekili Enis Berberoğlu, Cumhuriyet Gazetesi eski Genel Yayın Yönetmen Can Dündar ve Cumhuriyet Gazetesi Ankara temsilcisi Erdem Gül'ün "Terör örgütü üyesi olmamakla birlikte örgüte yardım" suçundan, yine aynı görüntüleri yayınladıkları gerekçesiyle, Aydınlık gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mustafa İlker Yücel ile eski istihbarat şefi Orhan Ceyhun Bozkurt hakkında "Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin gizli kalması bilgileri açıklama" suçundan açılan davadanın görülmesine devam edildi. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde Devletin güvenliğini ilgilendiren bilgi ve belgelerin olduğu gerekçesi ile gizli yapılan duruşmada tutuklu CHP Milletvekili Enis Berberoğlu ile tutuksuz sanıklar Erdem Gül, Mustafa İlker Yücel ve Orhan Ceyhun Bozkurt hazır bulundu. Duruşmaya, Berberoğlu'nun eşi Oya Berberoğlu, kızı Dilara Berberoğlu, Can Dündar'ın eşi Dilek Dündar izleyici olarak katıldı.

 Bozdağ, Kılıçdaroğlu'na yanıt verirken Erdoğan'ın sözlerini unuttu: Yanıldım demeye hakkı yok

AYDINLIK DAVASI AYRILDI

Mahkeme heyeti, önceki celse Berberoğlu'nun reddi hakim talebinin üst mahkeme tarafından reddedildiğini açıkladı. Daha sonra ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, aralarında herhangi bir irtibat bulunmadığı gerekçesiyle Aydınlık Gazetesi'ne ilişkin davanın bu dava dosyasından ayrılmasına karar verdi. Duruşma 24 Ocak'a ertelendi.

SAVCI MÜTAALASINI AÇIKLADI... ÖRGÜTE YARDIMDAN CEZA İSTEDİ...

Duruşmada açıklanmayan mütalaa ise gazetecilerle paylaşıldı. Duruşma tutanağında dahi geçmeyen ve tarafların bilgisi olmayan mütalaaya göre gazeteci kandırılamaz.

Bu arada duruşma savcısı Mehmet Yeşilkaya mahkemeye yazılı olarak mütalaasını sundu. Savcı mütalaada, Can Dündar, Erdem Gül ve Kadri Enis Berberoğlu'nun, söz konusu MİT TIR'larına ilişkin görüntüleri yayınlayarak, FETÖ terör örgütünün amaç ve eylem birliği ve bütün içinde terör örgütünün hiyerarşisine dahil olmaksızın terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçunu işlediklerini iddia etti. Mütalaada, Can Dündar, Erdem Gül ve Kadri Enis Berberoğlu'nun, 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.

Can Dündar, Erdem Gül'ün sanık olmasına neden olan 29 Mayıs 2014 tarihli "İşte Erdoğan'ın yok dediği silahlar" başlıklı haberi hakkında savcı mütalaasında şu ifadelere yer verdi: "Basın özgürlüğünün Anayasal teminat altındığı, Anayasa'nın 27. maddesinde ve Basın Kanunun 3. maddesinde açıkça görüldüğü, ancak Basın Kanunun 3. maddesine göre bu özgürlük sınırsız olmayıp basın özgürlüğünün kullanılması ancak demokratik bir toplumun gerekçesine uygun olarak başkalarının şöhret ve haklarının, toplum sağlığının ve ahlakının, milli güvenlik ,kamu düzeni, kamu güvenliği ve toprak bütünlüğünün korunması, Devlet sınırlarının açıklanmasının veya suç işlenmesinin önlenmesi, yargı gücünün otorite ve tarafsızlığının sağlanması amacıyla sıralanabileceğinin öngürüldüğünün belirtildiği, kaldı ki söz konusu olayla ilgili olarak daha önceden yayın yasağı konulduğu, Can Dündar, Erdem Gül tarafından yayınlanan haberin, gazetecilik faaliyeti ve basın hürriyeti kapsamında bulunmadığı, bunun yanında gerek 1 Ocak 2014 ve 19 Ocak 2014 tarihindeki olaylarla ilgili soruşturma sürecindeki yargı mensupları ve kolluk görevlilerinin daha sonra tutuklularının bu durumun basın yayın organlarında çokça yayınlandığı ve operasyonun FETÖ/PDY faaliyeti olduğunun dile getirildiği, buna rağmen gazetecilik mesleğindeki sanıkların bu haberlere ve operasyonun FETÖ/PDY tarafından yapıldığına vakıf olmamaları hayatın olağan akışına aktırı olduğu" denildi.

Mütalaanın sonuç bölümü: Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Hükümetini Uluslararası terörle ilişkilendirilip, görevini kısmen veya tamamen görev yapamaz hale getirmek, uluslararası komuoyu algısı oluşturmak, Türkiye'yi teröre destek veren ülkelerden olduğu imajını oluşturarak uluslararası ceza mahkemesinde teröre destek veren ülke olarak yargılatmak, söz konusu haberin 7 Haziran 2015 genel seçimlerinden önce yayımlanması ile hükümeti yıpratarak görevini yapamaz hale getirip seçimlerini kaybetmesinin amaçlanması kastı ile hareket eder FETÖ/PDY terör örgütü faaleyit olduğu, dolayısıyla devletin güvenliğini veya iç veya dış siyasal yararları bakımından devlet sırrı niteliğindeki bilgilerin FETÖ/PDY'nin nihai amaç ve stratejisi doğrultusunda hiç bir kamu yararı bulunmadığı halde Can Dündar, Erdem Gül ve Kadri Enis Berberoğlu'nun amaç ve eylem birlikteliği ve bütünlüğü içinde, terör örgütünün hiyerarşisine dahil olmaksızın terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etmek suçunu işlediği anlaşıltığından cezalandırılmaları..."

BERBEROĞLU'NUN AVUKATI DURUŞMA SONRASI AÇIKLAMA YAPTI

Duruşma sonrası Berberoğlu'nun avukatı Murat Ergün yaptığı açıklamada, "Önce istinafı görelim ona göre süreci değerlendireceğiz. Aydınlık iddianamesini pek dikkate almamış yok gibi davranmışlar. Savunmayı da görmezden gelerek, ilk iddianamedeki gibi cezalandırma istendi. Örgüte yardım için esas suçtan mahkum olması gerekir o henüz duruyor. Mütalaa vermesi karar olmadan ilginç. Sadece enis berberoğlu için casusluktan ceza istemişti savcı. İstinaf kararına göre de böyle bir şey mümkün değil. Öncelikli, vermek eyleminden mahkum olması lazım. Verme hükmü konulmadan yardım etmeden nasıl karar vereceksiniz. Restoranda yemediğiniz yemeğin parasını istemek gibi bir şey oldu. Savcının peşin ceza verelim düşüncesi var, bunun hukukta yeri yok. İstinaf mahkemesinden sonra durum daha da netleşecek" diye konuştu.

CHP Milletvekili Mahmut Tanal da, "Bu dava hukuki değil siyasi bir davadır. Masum insanlar cezalandırılıyor, bu hukukun katlidir" ifadesinde bulundu.

DAVANIN GEÇMİŞİ

Dündar ve Gül'ün , “FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmaksızın bilerek ve isteyerek yardım etme" suçundan yargılanması devam ederken, görüntüleri Can Dündar'a verdiği iddia edilen CHP milletvekili gazeteci Enis Berberoğlu hakkında, “Siyasal veya askeri casusluk" ve “Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek" suçundan 20 yıldan 30 yıla kadar hapis istemi ile açılan dava ise bu dava ile birleştirilmişti. Berberoğlu, 14 Haziran 2017'de görülen duruşmada, “Siyasi ve askeri casusluk maksadıyla gizli kalması gereken bilgileri açıklama" suçundan 25 yıl hapis cezasına çarptırılarak tutuklanmıştı. Can Dündar, Erdem Gül ve Enis Berberoğlu hakkında “Silahlı terör örgütüne üye olmaksızın bilerek ve isteyerek yardım etme" suçundan ise ayrı bir dava dosyası üzerinden yargılamanın devam etmesine karar verilmişti.

AYDINLIK GAZETESİ'NE DE DAVA AÇILDI

MİT TIR'larının durdurulmasına ilişkin görüntüleri 21 Ocak 2014'de Aydınlık gazetesinde yayımlanmasına ilişkin Aydınlık gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni Mustafa İlker Yücel ve eski istihbarat şefi Orhan Ceyhun Bozkurt hakkında "Devletin güvenliğine ve siyasal yaralarına ilişkin gizli kalması gereken bilgileri açıklama" suçundan 5 yıldan 10'ar yıla kadar hapis istemiyle açılan dava da Dündar, Gül ve Berberoğlu'nun “Silahlı terör örgütüne üye olmaksızın bilerek ve isteyerek yardım etme" suçundan yargılandığı dava ile birleştirilmişti.