Murat Ülker "Sübliminal" reklam için “Komplo yapıldı” dedi

Murat Ülker Nisan 2017'de yayınlanan ve sosyal medyada FETÖ’nün "subliminal mesajı" olarak yorumlanan 1 Nisan konulu reklam filmiyle ilgili açıklamada bulundu. Ülker, “Ankara Belediye Başkanı Melih bey haber verdi bana sağ olsun baba dostudur, ondan öğrendim. Komploydu” dedi.

24 Şubat 2021 Çarşamba, 15:31
Murat Ülker
Abone Ol google-news

Yıldız Holding Yönetim Kurulu üyesi Murat Ülker, pandemi sürecinde ZOOM üzerinden katıldığı üç ayrı konferansta üniversite öğrencileri ve iş insanlarıyla bir araya geldi.

Murat Ülker Nisan 2017'de yayınlanan ve sosyal medyada FETÖ’nün "subliminal mesajı" olarak yorumlanan 1 Nisan konulu reklam filmiyle ilgili açıklamada bulundu.

Karar gazetesinin aktardıklarına göre, Murat Ülker söz konusu reklam filmiyle ilgili, “Ankara Belediye Başkanı Melih bey haber verdi bana sağ olsun baba dostudur, ondan öğrendim. Komploydu” dedi.

Murat Ülker’in açıklaması şöyle:

“Bu bir reklam kampanyasıydı. Hani 1 Nisan şakası üzerine oturtulmuş. Bunun için de bir reklam filmi hazırlanmış. İnsanlar birbirlerine iyi davranır, kötü davranır, ailede kardeşler birbirlerine ağır şakalar yapar ama bunlar 1 Nisan şakası gibi gerçek değildir. Böyle bir reklam düşünmüşler. Fakat bu oynayan ve herkesin ben dahil şaşkınlıkla karşıladığı bu reklam filmi değil, bir korsan reklam filmi yapılmış dijital olarak, oynatılmış.

Acayip sözlerle, acayip görüntülerle ve bu bir komplo olarak yapılmış çünkü niye biz bunu takip ettik bu reklam filmi yayınlanmış, televizyonda değil sosyal medyada, bizimle bir alakası yok bizim hesaplarımızdan yayınlanmıyor. Sonra bu Ülker reklam filmi deniyor. Sonra bunu bir 150 kişi konuşuyor sonra birkaç yüzbin kişiye mal oluyor yani twitter’da yani bu işin arkasında o bot denen robot denen şahsiyetler var, trol ordusu.

Bunlar yapmışlar bunu. Buna karşılık ben Amerikadaydım o sıra dükkan geziyordum. Müşterileri geziyordum, duyunca bir kenara geçtim. Ankara Belediye Başkanı Melih bey haber verdi bana sağolsun baba dostudur, ondan öğrendim. Hemen bunu açıklayan bir tweet attım. Benim attığım tweet 12 milyon kişiye ulaştı. İnsanlar gerçeği öğrendiler ve bundan çok memnun oldular. Bütün bunlar olurken gece yarısı saat 12 idi Türkiye’de. Amerika’da saat 7 idi. Sabaha kadar bu iş bitti. Ama şöyle bir etkisi oldu tabii.

Bundan sonra biz yoğurdu üfleyerek yedik. Savcılığa müracaat ettik, bu konunu araştırılmasını istedik. Takipsizlikle sonuçlandı. Çünkü bazı kimseler kaçmış, bazısı yokmuş, bazısına da dedi ki savcılık bunlara ulaşmam mümkün değil. Neticede böyle bir komploydu. Biz kendimizi ucuz kurtardık. Demek ki bu devirde böyle şeylere karşı çok dikkatli olmak lazım. Demeden dediler, yapmadan yaptılar deyiverenler çok oluyor.

Bunun arkasından ben sosyal medyadaki işimi paydos ettim 12 milyon kişiye ulaşınca. O zaman diyebilirler ki bu konuda niye tweet attın veya bu konuda niye tweet atmadın?  O gün bu gün Twitter’da, Facebook’da yokum. Instagram’da bazen amatör fotoğrafçılığım vardır, fotoğraf çeker koyarım. Bir de linkedIn’de makaleler yazarım, sanatla alakalı.”