Musavi "gösterilere devam" diyor

İran, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından adeta savaş alanına döndü. Seçim sonuçlarına itiraz eden Mir Hüseyin Musavi, gösterilerin sükunet içinde devam etmesini istedi. Öte yandan protestoların kışkırtıcılarından olduğu iddiasıyla tutuklanan, eski Cumhurbaşkanı Haşimi Rafsancani'nin kızı Faeze Haşimi serbest bırakıldı.

21 Haziran 2009 Pazar, 07:05
Abone Ol google-news

İran'da cumhurbaşkanlığı sonuçlarına itiraz eden Mir Hüseyin Musavi, gösterilerin sükunet içinde devam etmesini istedi. Musavi, internet sitesinde yayımlanan açıklamasında taraftarlarına, "Yalanları ve seçim hilelerini protesto etmek hakkınızdır. Ülkemiz protestolarda ölenlerin yasını tutuyor. Sakin olmanızı istiyorum" ifadesini kullandı.

Açıklamasında, "Protestolarınızda şiddete başvurmamanızı ve kendinizi tutmanızı istiyorum. Güvenlik kuvvetlerinden de telafisi mümkün olmayan zararlar vermekten kaçınmalarını bekliyorum" görüşüne yer veren Musavi, çok sayıda kişinin gözaltına alınmasını kınadı.

Musavi "bu tür kitlesel tutuklamaların, toplumla ülkenin silahlı kuvvetleri arasındaki bağı koparacağını" öne sürdü.
 

"Silah sesleri duyuldu"

İran'ın başkenti Tahran'ın kuzeyinde silah sesleri duyulduğu bildirildi. Adının açıklanmasını istemeyen bir görgü tanığı, kentin kuzeyindeki Niyavaran bölgesinde bazı kişilerin çatılara çıkıp tekbir getirdiği sırada, "birbiri peşi sıra silah sesleri duyduğunu" söyledi. Başka bir görgü tanığı da yine kuzeydeki Zaferaniye bölgesinde silah sesleri duyduğunu belirtti.

 

Rafsancani'nin kızı serbest bırakıldı

İran'da seçim sonrası protestoların kışkırtıcılarından olduğu iddiasıyla tutuklanan, eski Cumhurbaşkanı Haşimi Rafsancani'nin kızı Faeze Haşimi serbest bırakıldı.

İran'dan yurtdışına yayın yapan resmi Presstv'nin internet sitesindeki habere göre, Faeze Haşimi ve aile üyelerinden 4'ü, dün Azadi Meydanı'nda yapılan protestolara katılmak ve göstericileri kışkırtmakla suçlanmışlardı.

Diğer 4 kişi bu sabah serbest bırakılmıştı. Faeze Haşimi ile birlikte gözaltına alınanların, Faeze Haşimi'nin kızı, Haşimi Rafsancani'nin eşinin kuzeni Hüseyin Maraşi'nin eşi, kızı ve gelini olduğu belirtildi.

Haberde, halen ülkenin en önemli iki kurumu olan Düzenin Yararını Teşhis Heyeti ve Uzmanlar Meclisi Başkanı olan Haşimi Rafsancani'nin çocuklarının yurt dışına çıkmalarının ise yasaklandığı kaydedildi.

Bu arada, bazı haberlerde, Faeze Haşimi'den gözaltında iken "protestolara katılmayacağına dair yazılı bir belgeyi imzalamasının istendiği" belirtildi.
 

Newsweek muhabiri tutuklandı

İran'da Amerikan Newsweek dergisi için çalışan Acem asıllı Kanadalı gazeteci Maziar Bahari'nin dün tutuklandığı bildirildi.

ewsweek yönetimi, yazılı açıklama yaparak, muhabirlerinin tutuklandığını duyurdu ve İran hükümetinin, gazeteciyi derhal serbest bırakmasını istedi.

İran'da 10 yıldır Newsweek için çalışan Bahari'nin, "hiçbir suçlama olmadan" tutuklandığını bildiren dergi yönetimi, "bu adaletsiz tutuklamayı kınadığını" belirtti.
 

Öte yandan, İran devlet televizyonu, başkent Tahran'daki gösteriler sırasında belli noktalardan halka ve güvenlik güçlerine rastgele ateş açıldığını, olaylarda 10 kişinin hayatını kaybettiğini, 100 kişinin yaralandığını duyurdu.

 

İran AB Büyükelçilerini Dışişleri Bakanlığı'na çağırdı

İran'ın AB ülkelerinin Tahran Büyükelçilerini Dışişleri Bakanlığına çağırarak, AB ülkelerinin "içişlerine müdahalesini" protesto ettiği bildirildi.

Çek Dışişleri Bakanı Jan Kohout, AB'nin amacının İran'ın içişlerine karışmak olmadığını belirterek, İran'ın bu hareketinin bir "yanlış anlama" olduğunu söyledi.

Kohout, İran Dışişleri Bakanlığına çağrılan AB diplomatlarına kendi görüşlerini ifade etme izni verilmediğini belirtti.
 

CNN: Dünkü gösterilerde 19 kişi hayatını kaybetti

CNN televizyonunun bir hastane kaynağına dayandırarak bildirdiğine göre İran'daki protesto gösterilerinde 19 kişi hayatını kaybetti.

Görgü tanıklarına dayanılarak verilen haberlerde, sokaklarda toplanan binlerce göstericiye polisin göz yaşartıcı gaz, tazyikli su ve cop kullandığı bildirildi.

Yabancı gazetecilerin olayları takip etmesi yasak olduğu için cep telefonlarıyla çekilen videoların sosyal paylaşım sitelerine gönderildiği belirtilen haberde, bu görüntülerde silah ve helikopter sesleri ile hastanelere taşınan yaralılar olduğuna dikkat çekildi.

Resmi olmayan açıklamalara göre protestoların 7. gününde bazı hastane yetkilileri 150 kişinin hayatını kaybettiği ifade ediyor.

Öte yandan İran Emniyet Genel Müdür Vekili Ahmet Rıza Radan, Fars haber ajansına verdiği demeçte, "12 Haziran'da yapılan seçimlerin ardından yaşanan olaylarda yaralanan ya da ölenlerin ailelerinden toplam 2 bin şikayet geldiğini", 10 bin kişinin de günlük hayatlarının yaşananlardan dolayı kesintiye uğradığı şikayetiyle polise başvurduğunu açıkladı

 

İran faturayı BBC ve VOA'ya kesti

İran hükümeti, seçimlerin ardından ülkede yaşanan gerginliklerin faturasını BBC ve VOA'ya sekti. İran, "aleyhte ve yalan haberlerle BBC ve VOA'nın tahrikçileri yönlendirerek kargaşaya neden olduğunu" bildirdi.

İran Dışişleri Bakanlığı, "seçim sonraki süreçte yaşanan olaylarda ABD ve İngiltere'nin doğrudan parmağı olduğunu ve ülkenin birlik ve bütünlüğünün hedef alındığını" açıkladı.

Açıklamada, "İngiltere ve ABD'nin devlet desteğiyle yayın yapan BBC ve VOA tahrikçilerin komuta merkezi olarak görev yapıyor. Bu yayın kuruluşları İran halkına düşmanlığı ve İran'ın egemenliğini hedef almıştır" ifadeleri kullanıldı.

Dini lider Ayetullah Ali Hamaney de "ABD'nin özellikle de İngiltere'nin kitle iletişim araçlarını kullanarak İran'ı istikrarsızlaştırmak istediğini" söylemişti.

Tahran'da seçim sonuçlarının açıklanmasından sonraki ilk üç gündeki gösterilerde çıkan olaylar cep telefonlarının kameralarıyla çekilerek BBC ve VOA'ya gönderilmişti.

 

Gösterileri yasaklamak tehlikeli sonuçlara yol açar

İran'ın eski ılımlı cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi, cumhurbaşkanı seçimini kaybeden Mir Hüseyin Musavi yanlısı gösterilerin yasaklanmasının "tehlikeli" sonuçları olacağını söyledi.

Yarı resmi Mehr ajansının haberine göre Hatemi, yaptığı açıklamada, "İnsanların sivil yollarla taleplerini açıklamasını önlemenin (ülke için) tehlikeli sonuçları olacaktır" dedi.

Hatemi ayrıca, 13 Haziran'dan beri gözaltına alınan protestocuların hemen serbest bırakılmasını istedi. Hatemi, "Protestolar sırasında gözaltına alınanların derhal serbest bırakılması ülkedeki durumu yatıştırabilir" dedi.

Eski cumhurbaşkanı Hatemi, seçim tartışmasını, seçimle ilgili tarafsız olmayan Anayasayı Koruyucular Konseyi'ne havale etmenin çözüm getirmeyeceğini de söyledi.

 

Laricani seçimi değerlendirdi

İran Meclis Başkanı Ali Laricani, Anayasayı Koruyucular Konseyi'nin (AKK) bazı üyelerinin, cumhurbaşkanı seçiminde belli bir adayı desteklemelerini eleştirdi.

Laricani, katıldığı bir televizyon programında seçim ve sonraki süreçte yaşanan gelişmeleri değerlendirdi.

Halkın seçimlere yüzde 85'lik katılımla ülke yönetiminde söz sahibi olduğunu gösterdiğini belirten Laricani, yüksek katılımın tüm dünyada yankı uyandırdığını kaydetti.

Seçim sonuçlarına itiraz için yüz binlerce kişinin sokaklara çıktığına tanık olduklarını kaydeden Laricani, itirazcılar ile halkın can ve mal güvenliğini tehlikeye atan tahrikçilerin ayrı olduğunun bilinmesi gerektiğini söyledi.

Dini lider Ayetullah Ali Hamaney'in, "Bütün adaylar İslam Cumhuriyetinin hizmetindedir" sözünü hatırlatan Laricani, "Hiçbir adayın mevcut durumdan memnun olmadığına ve yaşanan olumsuzluklardan rahatsızlık duyduklarına inandığını" belirtti.

Seçimlere ilişkin dış müdahalelere de değinen Laricani, "ABD, İngiltere, Fransa ve Almanya liderlerine sesleniyorum; sizler İran'ın iç işlerine karışamayacak kadar yüzsüzsünüz. Halkımız sizleri çok iyi tanıyor" ifadelerini kullandı.

Laricani, seçim sonuçlarına ilişkin tartışmalardan birinin de konseyin bazı üyelerinin adaylar hakkındaki düşünceleri olduğunu hatırlattı ve "Konseyin bazı üyeleri, adaylar hakkında tavır belirlemeselerdi daha iyi olurdu" dedi.

Laricani, "Konsey üyelerinin, herhangi bir adayın hakkının zayi olmasına razı olmalarının da söz konusu olamayacağını" ifade etti.

"Bütün halkım bilsin ki, sorumlular onların isteklerini dikkate alıyor" diyen Laricani, seçime itirazda yasal çerçevenin dışına çıkılmaması gerektiğini kaydetti.