Mutluluk haritası

Elif Günsel / Hollanda

19 Ocak 2020 Pazar, 09:47
Abone Ol google-news

Hayattan zevk almak, hayatı sevebilmek, gösterişsiz şekilde mutluluk kimyası peşinde koşmak ne güzel şey diye düşündüm; Zandvoort sahilinde ihtiyar delikanlı Simon’u izlerken...Lakabı İbicenco (İbiza’da yaşayan) olan Simon tanıdığım nesli tükenmekte olan tek gerçek hippi. Yılın yedi ayını İbiza’da elektriği, interneti, şebeke suyu olmayan taş evinde geçirir, yeni yılın ilk gününde gerçekleştirilen geleneksel “Nieuwjaarsduik’a” (Yeni Yıl Dalışı) katılmak için Hollanda’ya döner. (Türkiye kamuoyunda İbiza çılgın partiler adası olarak bilinir ama hippi kültürünün halen en canlı olduğu yerdir.)

Böylesi bin yılda bir gelir diyerek, havanın dört, deniz sıcaklığının beş derece olduğu 2020 yılının ilk gününde her yaştan kadın, erkek, çocuk yüzlerce kişi yeni yıl dalışı için Kuzey Denizi sahilinde. Yılbaşı öncesine kadar soğuk ancak güneşli ve rüzgârsız olan hava, yerini kasvetli kül rengi gökyüzüne bırakmış. Soğuk havaya rağmen, katılımcıların enerjik keyifli halleri dikkat çekici. 1960 yılında ilk olarak Haarlem yüzme kulübünün katkıları ile düzenlenen organizasyon şimdi tüm ülkede çeşitli lokasyonlarda yaklaşık elli bin kişinin katılımıyla yapılıyor. Yeni yıl dalışı bugüne kadar aşırı soğuk hava, güçlü akıntılar, şiddetli fırtına ve alglerden (sağlığa zararlı su yosunu) dolayı sadece 2007 yılında kesintiye uğramış. Uzaylı genine sahip olduklarını düşündüğüm katılımcılar, düdük sesini duyar duymaz hep birlikte denize koşmaya başlıyacak. Sahnedeki müzik grubu hareketli şarkılar çalıyor. Yanımdaki orta yaşlı kadın köpeği ile birlikte dans ediyor, arkadaşı ise sahte kürk görünümlü leopar desenli sabahlığını ve muflonlu ev patiklerini çıkarma hazırlığında.

Bu arada 2019 yılı itibarıyla Hollanda sokaklarında sahipsiz kedi ve köpek kalmadığını söylemiş miydim? Ne harikulade bir haber değil mi? Evcil hayvanlar günlük hayatta restoranttan markete kadar her daim her yerde karşımıza çıkıyor.

Isınma hareketlerinin sonuna gelindi. Cankurtaran ekibi de denizde konuşlanmış. Üşümemek için yerlerinde zıplayan katılımcılar, düdüğün çalmasıyla koşa koşa, çığlık ata ata Kuzey Denizi’nin sularına dalıyor. Soğuk su ile ilk temas edildiğinde suratlarda beliren ilk şok ifadesi paha biçilmez. Hakkını vermek lazım, Hollandalıların “su” ile inkâr edilemez bir gönül bağı var. Su ile bağlantılı hiçbir aktiviteyi kaçırmıyorlar. Denize uzak olan yerleşim yerlerinde illa ki bir su birikintisi olduğundan ya göle atlıyorlar, ya nehire ya da hiç olmadı yakınlarındaki bir kanala... Mühim olan adet yerini bulsun!

Hipotermi şokunu atlatmış katılımcılara neden bu ritüelin bir parçası olduklarını soruyorum. Biten yılın tüm olumsuzluklarını suya bıraktım ve yepyeni bir başlangıç yaptım, diyeni mi ararsınız, buz gibi suya girecek kadar sağlıklıysam bütün bir yıl boyunca sağlıklı kalırım, diyeni mi... En ilginç bulduğum sebep ise yeni yılda küllerimden doğmak için “vaftiz” niyetine suya daldım, rutinimden çıkacağım, çılgınlıklar yapacağım diyen torunu ile organizasyona katılan “süper babaanne” oldu.

Hayattan haddinden fazlasını istemek

Yavaş yavaş dağılan katılımcıların ardından bakıp düşünüyorum. Farklı coğrafyalarda yaşanan türlü türlü hayatlar, beklentiler. Anlıyorum ki müreffef ve modern toplumlarda bireyler, yeni yılda sağlık ve daha iyi bir yaşamı vaat eden ürün, hizmetlerin hayalini kuruyor. Dünyanın belli bölgelerinde yaşayanların yeni yıldan temennisi ise belki de sadece o yıl hayatta kalabilmek. Peki arafta kalan toplumların bireyleri? Onlar da muhtemelen mensubu oldukları toplum için daha fazla demokrasi, barış ve basın özgürlüğü dileyerek bireysel taleplerini ikinci plana itiyor. Çünkü “bireysel refahın” ancak demokratik, barışçıl, hak ve özgürlüklerin sağlandığı ortamlarda gerçekleşeceğinin bilincindeler. Modern insanın ülkesinde genelde işler yolundadır, yaşadığı toplumda sistemler ve kurumlar düzgün işlemektedir. Kendi hedeflerine odaklanması kolaydır... Sonra zaman geçtikçe hayatı tekdüzeleşir. Rutinden kurtulmak için kimi zaman soğuk bir kış gününde buz gibi suya dalar, Everest’e çıkar, Kalahari Çölü’nde vahşi hayatı fotoğraflar veya İbicenco Simon gibi Fas haritası elinde Atlas Dağları’na yapacağı karavan seyahatini planlar. Belli bölgelerde yaşayanlar ise birçoğumuza tekdüze gelen “rutin hayatın” hayalini kurmaya yeni yılda da devam eder. Belki de daha fazlasını talep etmenin “hayattan haddinden fazlasını istemek” olduğuna inandırılmıştır.

[email protected] ELİF GÜNSEL