Navalny: Gül bahçesindeki ilk diken...

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in 21 yıldır başarıyla uyguladığı muhalefetin olmadığı “dikensiz gül bahçesi” planı ilk kez tökezlemeye başladı. Son iki haftadır iktidardan memnun olmayan kitleleri polis şiddetine ve dondurucu soğuğa rağmen sokaklara döken kişi, Kremlin’in yıllardır adını bile anmaktan kaçındığı 44 yaşındaki Aleksey Navalny. 2008’den beri Rusya’daki yolsuzluklarla mücadele etmeye çalışan ama iktidar medyasınca kara listeye alınan Navalny, YouTube ve Twitter gibi popüler kanalları kullanarak gerçek anlamda muhalefetin bulunmadığı ülkede bir anda “muhalefet lideri” konumuna yükseldi.

02 Şubat 2021 Salı, 06:00
Navalny: Gül bahçesindeki ilk diken...
Abone Ol google-news

İktidarı köşeye sıkıştıran dönüm noktası, Navalny’nin geçen ağustosta Noviçok adındaki bir kimyasalla zehirlenmesi oldu. Dış tepkilerin büyümesinden çekinen Kremlin, Rus gizli servisini suçlayan genç liderin Almanya’da tedavi görmesine izin verdi. Putin, zehirleme suçlamasını soran gazetecilere, “O kim ki! Gerçekten zehirlemek istesek öldürürdük” diye alaycı bir yanıt verirken yine adını anmadı ve ondan “Berlin’deki hasta” diye söz etti. Aslında tedavisi biten ama büyük olasılıkla Putin üzerinde baskı yaratmak için ABD’deki yönetim değişikliğini bekleyen Navalny, iki hafta önce tutuklanacağını bile bile Moskova’ya döndü ve gerçekten de daha havaalanında tutuklandı. Şu anda uzun süreli hapis cezasına çarptırılabileceği duruşmayı bekliyor. Cezaevindeki Navalny hiç kimsenin beklemediği bir şey yaptı ve YouTube’da, “Putin’in sarayı: Dünyanın en büyük rüşveti” başlıklı bir video yayımladı. İngilizce alt yazılı olması sayesinde tüm dünyada 105 milyondan fazla seyredilen videoda, Karadeniz kıyısındaki Gelencik’te Putin için 1.3 milyar dolarlık ultra lüks bir saray yapıldığı iddia ediliyor. Yaklaşık iki saatlik videonun asıl iddiası ise Rusya liderinin 1980’lerin sonundan başlayarak yakın çevresiyle bir rüşvet ve yolsuzluk ağı kurduğu.

‘MAĞDUR’ KONUMU

Videonun yayımlanmasının ardından taraftarları Navalny’nin çağrısıyla yıllardır ilk kez önce 23 Ocak’ta, ardından geçen pazar 100’den fazla kentte protestolar düzenledi, binlerce kişi gözaltına alındı. Ama asıl çarpıcı gelişme, Putin’in videoyla ilgili açıklama yaparak saray suçlamalarını bizzat yalanlamak zorunda kalması oldu. Rusya liderini iktidarı boyunca belki de ilk kez savunma pozisyonuna iten Navalny’nin aslında pek çok konuda görüşü bilinmiyor, üstelik geçmişteki açıklamaları nedeniyle bazılarınca ırkçılıkla suçlanıyor. Öyle ya da böyle, cezaevinde bulunduğu için “mağdur“ konumuna düşen Navalny, videonun da sayesinde iktidar karşısında psikolojik üstünlüğü ele geçirmiş, aslında sahip olmadığı bir güce ulaşmış durumda. Esas olarak büyük kentlerde artık daha fazla demokrasi istemeye başlayan orta sınıf ve gençler tarafından desteklenen Navalny, Rus toplumunun çoğunluğunun hâlâ önemsemediği bir kişi. Sokak protestolarını tümüyle onun hanesine yazmak da doğru değil, çünkü bunda bitmeyen ekonomik sıkıntılardan Putin’in yüzünün eskimesine kadar farklı unsurlar var.

Navalny iktidara gerçek bir alternatif olabilir mi? Rusya’da, Belarus benzeri halk isyanı çıkabilir mi?.. Toplumsal olayların nereye evrilebileceği konusunda falcılıktan kaçınmak gerekiyor. Ancak özenle baktığı “bahçesinde ilk kez diken”le karşılaşan Putin, ne kadar güçlü olsa da koltuğunda eskisi kadar rahat oturamayacak görünüyor. Bundan sonraki gelişmeleri Kremlin’in onu kahramana dönüştüren yanlış taktiklerini sürdürüp sürdürmeyeceği belirleyecek.