“Nefes Alamıyorum”

Anders Olholm ile Frederik Louis Hviid’in ortaklaşa yönettiği “Shorta/ Enforcement” ırkçı polis şiddetini etkileyici, gerçekçi bir anlatımla sorguluyor. Danimarka sinemasından 2020 tarihli bu sosyopolitik gerilim şiddet, vicdan, önyargı, adalet, bağışlama üstüne yetkin bir çalışma.

28 Mayıs 2021 Cuma, 15:02
“Nefes Alamıyorum”
Abone Ol google-news

Danimarkalı yönetmenler Anders Olholm ile Frederik Louis Hviid, ilk ortak uzun metrajları “Shorta” ya da “Enforcement” da polis şiddetini düşündürücü, gerçekçi bir anlatımla eleştiriyorlar. Yönetmenler sosyopolitik gerilimlerine 19 yaşındaki Müslüman genç Talib Ben Hassi’nin boynunu dizi arasına sıkıştıran polis, Talib’in “Nefes alamıyorum” dediği sahne ile başlıyorlar. Açılış sekansı aklımıza hemen Staten Island’da polis tarafından öldürülen Eric Garner ile Minneapolis’te polisçe katledilen George Floyd’u getiriyor. Böylesine sert, rahatsız edici bir sahne ile başlayan filmi sonuna dek soluk soluğa izliyoruz.

Kopenhagen’in Svalegarden bölgesi göçmenlerin, azınlıkların yaşadığı bir gettodur. Danimarkalı polis gücünün zar zor girebildiği  bir bölgedir. Beyaz polisler Mike Andersen (Jacob Lohman) ile Jens Hoyer (Simon Sears) sabah rutin devriyeye çıkarlar. Talib Ben Hassi’nin polis tarafından yaralanması ve  tutuklanması Svalegarden’daki gençleri ayağa kaldırmıştır. Gencin sağlık durumu kritiktir. Polislerden Jens, soğukkanlı, sessiz, güçlü, dayanıklı, sabırlı bir karaktedir. Mike ise ırkçı, öfkeli, önyargılı, maço bir polistir. 

İyi ve kötü polisin arasında “Toplumu kargaşa ve çöküşten biz koruyoruz. Danimarka’da basın özgürlüğü var mı ? Burası Danimarka’ya benziyor mu ?” gibi diyaloglar geçer. Mahallede gerilim üst düzeye tırmanmıştır. Öfkeli Müslüman gençler Talib’in aldığı ağır yaralardan ötürü yaşamını yitirdiğini öğrenince Jens ve Mike’ı avlamak için sokağa çıkarlar. Beyaz polisler avcı iken birden ava dönüşüverirler. Düşünce ayrılığını bir kenara bırakan Mike ile Jens, birbirimizi korumalıyız yoksa hayatta kalamayız diyerek, yanlarına Mike’ın zorbalık yaptığı genç Amos’u da (Tarek Zayat)  katarak mücadeleye girişirler. İki polis sabahtan ertesi güne dek süren bu tehlikeli yolculuklarında nançlarıyla, canavarlarıyla karşı karşıya kalırlar. Hem kişisel hem de sembolik olarak kendilerini değişik pozisyonlarda bulurlar.

Polis ve varoşlarda oturanların arasındaki sorunlar tüm sinemacılara ilham vermiştir. Walter Hill’in The Warriors’ı, John Carpenter’ın Escape from  New York’u, Dean Taylor’ın Black and Blue’su, Ladj Ly’nin Les Misérables’ı bu türün iyi örnekleridir. Shorta (Arapça da polis demek) ya da Enforcement’ta görüntü yönetmeni Jacob Moller, keskin, parlak, aydınlık, doygun renklerle izleyiciyi tam aksiyonun ortasına yerleştiriyor. Gerilimi, adrenalini doğrudan duyumsuyorsunuz.

Anders Olholm ile Frederik Louis Hviid ortaklaşa yönettiği ve senaryosunu yazdığı, Jacob Lohman,  Simon Sears, Tarek Zayat, Dulfi Al-Jabouri, Issa Khettab,  Özlem Sağlanmak, Lara Aksoy, Arian Kashef’in oynadığı Shorta/ Enforcement (2020) kurumsal  ırkçılığı, ayrımcılığı gözler önüne seren başarılı bir yapım.