'Nefes almak Ergenekon terör örgütü faaliyeti'

Ergenekon-İşçi Partisi bağlantısı davasında savunmasını yapan tutuklu sanık İşçi Partisi Genel Başkan Vekili Mehmet Bedri Gültekin "Bu iddianameye göre Türkiye'de politika yapmak yasak. İktidar partisi büyük suçlar işliyor. Muhalefet etmeyeceğim de ne yapacağım" dedi.

05 Haziran 2012 Salı, 18:38
Abone Ol google-news

Silivri Cezaevi yerleşkesi bitişiğinde davanın bugünkü duruşmasına tutuklu sanıklar akademisyen Mehmet Perinçek, İP Genel Başkan Vekili Mehmet Bedri Gültekin, İP Genel Başkan Yardımcısı Erkan Önsel ile İP Merkez Karar Kurulu üyesi ve Ulusal Kanal Genel Yayın Yönetmeni Turan Özlü katıldı. Hakim Hasan Hüseyin Özese başkanlığındaki İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından görülen davada savunmasını yapması için kürsüye alınan Bedri Gültekin tutuklandıktan 10 ay sonra mahkemeye çıktığını anlatarak “Bizimli ilgili olmayan Ergenekon denilen düzmece örgüte ait olduğu iddia edilen belgeleri bir tarafa bırakırsak 3 basın toplantısından, parti yöneticilerinin telefon konuşmalarından ve parti faaliyetlerine ilişkin notlardan suçlanıyoruz” dedi. Hakkındaki suçlamaları okuyan Gültekin “Nerede kanıtları? Ben ne yapmışım? Patlayıcılar nerede” diye sordu.

17 Ekim 2009 günü Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile dönemin KKTC Başbakanı Mehmet Ali Talat arasında 2004 yılında geçtiği anlaşılan bir telefon konuşmasını, “milletimize” açıkladığını ve 2 gün sonra ses kayıtlarını basına dağıttığını anlatan Gültekin “Bu toplantıdan 22 ay sonra gözaltına alındım. 22 ay hiçbir savcı bana bir şey sormadı. Demek ki başka bir iş var bu işin içinde” diye konuştu. “Bu iddianamede suç politika yapmak” diyen Gültekin “Türkiye’yi savunmuşuz. Emperyalist emellere karşı çıkmışız.  AKP’ye muhalefet etmişiz. İktidar partisi büyük suçlar işliyor. Her şey güllük gülistanlık olsa bile muhafet partisinin görevi iktidar partisine muhalefet etmektir” dedi. Parti faaliyetlerinin suç unsuru olamayacağını belirten Gültekin, AKP’yi eleştirmenin iddianamede suç olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: “Böyle bir eleştiriyi AKP yöneticisi de yapsa içeriği yanlıştır ama anlaşılabilir.  Bir Cumhuriyet Savcısı ise, bizi böyle suçlayamaz. Yanlış eleştirinin karşılığını halktan alırız.”

Tanık talebi

Gültekin, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile eski KKTC Başbakanı Mehmet Ali Talat arasında geçtiği iddia edilen konuşmanın ses kayıtlarını duruşmada dinletti.

Başbakan Erdoğan’ın KKTC ve KKTC’nin kurucu cumhurbaşkanı Rauf Denktaş hakındaki sözlerin suç olduğunu savunan Gültekin “Savcıların araştırması gereken suçlar bunlar” diye konuştu.

 Eski bakanlardan Abdüllatif Şener’in Kasım 2009’da Show TV’de bir programda “Dinlemeleri bizzat Erdoğan’ın başında olduğu ekip yönetiyor. Görev verdiği adamlar kendisini dinledi. Yakın çevresi şantaj için dinlemiş olabilir” şeklindeki iddiasını anımsatan Gültekin şu iddialarda bulundu:
“Sayın savcılar imzasız e-postalara itibar ediyor. AKP’nin kurucusu, bakanlık yapmış, Tayyip Erdoğan’a en yakın olmuş kişilerden biri ‘Tayyip Erdoğan ile Binali Yıldırım gizli dinleme yapıyor. Dinleyeni de dinliyorlar.  Tayyip Erdoğan’ı şantaj için dinliyorlar’ diyor. Savcıların peşine düşmesi gereken budur. Abdüllatif Şener’in tanık olarak dinlenmesini talep ediyorum.”

Başbakan Erdoğan’ın ses kayıtlarının kendilerine kimin gönderdiğini bilmediğini söyleyen Gültekin, “İddianamede jandarmanın dinleyip bize gönderdiğini ileri sürülüyor. Bunun hiçbir kanıtı yok. Eğer bize kayıtların yapıldığı 2004 yılında gönderilmiş olsaydı,  2007 seçimlerinin sonucu çok daha farklı olabilirdi” diye konuştu.

2008 yılında dönemin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya tarafından AKP’ye açılan kapatma davasına da değinen sanık Gültekin “Bilindiği üzere Anayasa Mahkemesi AKP’nin laikliğe karşı eylemlerin odağı haline geldiğine hükmetti. Buna rağmen bu parti kapatılmadı ve Cumhuriyetimizi yıkma görevini tamamlamasına müsaade edildi. Bu vebalin ağır bedelini şimdi milletçe ödüyoruz” diye konuştu.

Cumhuriyet’te yazı dizisi

İddianamede İP Genel Başkanı Doğu Perinçek’in hazırladığı 4 günlük bir yazı dizisini Cumhuriyet Gazetesi’nde yayınlatmak istemesinin suç sayıldığının altını çizen Gültekin şöyle konuştu:
“Savcılar Perinçek’in Cumhuriyet’te yazı dizisi yayınlatmak istemesinin peşine düşmüş. Kasım 2002 yılında iktidara gelen AKP, 10 yılda basını değiştirdi. ATV’yi, Star gazetesini aldı. Başbakan Erdoğan, ATV için bizzat Katar’a giderek 350 milyon dolar kredi aldı. ATV’yi devletin parasıyla 750 milyon dolara dünürüne aldı. Bu suç değil mi? Savcılar bunun peşine düşeceğine kuruş kuruş paralarla bağımsız kalan Ulusal Kanal ve Aydınlık gazetesinin peşine düştü.”