Nobel'e uyandı

Sürpriz olmadı, yıllardır bunu bekliyorduk. Çünkü Sancar çok önemli bir sorunu çözmüş ve DNA onarım mekanizmasını aydınlatmıştı. Dün sabah aradı ve “Orhan Nobel’i aldım” dedi.

07 Ekim 2015 Çarşamba, 20:59
Abone Ol google-news

Evet sonunda geldi bilim Nobeli Türkiye’ye... Aziz Sancar’a, DNA’mızda hasarlar olduğu taktirde kendi kendini nasıl onardığının mekanizmalarını aydınlattığı için, iki bilim adamı Tomas Lindahl ve Paul Modrich ile birlikte Kimya Nobel Ödülü verdiler sonunda. Sonunda diyorum, çünkü yıllardır beklediğimiz bir ödüldü. Ha bu yıl geldi ha gelecek yıl olacak... Her yıl İsveç’teki Nobel Komitesi’ne saydırmakla geçti yıllarımız, Aziz Sancar’ın adını görmeyince!

Önceki gün, tıp alanında vermediler, acaba kimya dalında Aziz’e Nobel verirler mi diye konuştuk aramızda. Tıp ve Fizik alanında Nobeller açıklanmıştı..

Dün sabah aradı ve “Orhan Nobel’i aldım” dedi. Kulaklarıma inanamadım, ne aldın ne aldın diye sordum! Nobel ödülünü, Nobeli, diye tekrarladı.. Yaptığımız kısa söyleşiyi aktarıyorum:

- Aziz sana Tıp Nobeli vermelerini bekliyordum..

- Ben de öyle umuyordum. Pazartesi günü Tıp Nobelini açıkladıklarında, baktım bizim çalışmalarımızı dikkate almamışlar. Kimya dalında vermelerini beklemiyordum.

- Aslında yaptığın çalışma biyokimyasal yöntemleri içeriyordu, demek ki kimyayı uygun gördüler. Çok sevindim.

- Ben de sevindim. Sonunda oldu, 35 yıldır yaptığım çalışmaların Nobel Ödülü ile değerlendirilmesi mutluluk verici.. Ayrıca ülkem için de sevindim.. Türkiye bana çok iyi bir tıp eğitimi vermişti.. Bu ödülün ülkemdeki araştırmacılara güç ve güven vermesini beklerim.

Sancar, 1971’de İstanbul’da tıbbı bitirince, soluğu ABD’de aldı. Türkiye’den gitmesinde çatışmalı ortamdan uzaklaşmak ve aynı zamanda doktorluk değil araştırma yapmaya karar vermek etkili oldu. Orada biyokimya alanında doktorasını yaptı. North Carolina - Chapel Hill’de North Carolina Üniversitesi Biyokimya ve Biyofizik Bölümü’nde Sarah Graham Kenan Profesörü olarak çalışan Sancar’ın DNA onarım mekanizmasını aydınlatan çalışmasına yıllarını verdi.

Bugüne kadarki bilimsel araştırmaları hep en gözde mesleki dergilerde yer buldu. 415 bilimsel makalesi vardı ve bu makalelere çok yüksek atıflar almıştı: 31.330. Başarılı bilim adamları h-endeksine göre değerlendirmede de h-99 gibi yüksek bir nota ulaşmıştı.

Aziz Sancar’ın diğer önemli bir buluşu da, biyolojik saatimiz üzerindeki çığır açan çalışmasıdır. Memelilerde, kriptokrom adını verdiği bir proteini kullanarak gündelik saati (sirkadiyen saat) ayarladıklarını gösterdi.

 

Kansere umut oldu

Sancar’ın üzerinde çalıştığı son önemli araştırmalardan biri de, biyolojik saatimize uygun olarak, örneğin kanser ilaçlarının belirli zaman aralıklarında alınması durumunda, etkisinin bir kaç kat arttığını göstermesiydi. Bu çalışmasını hayvan deneylerinde gösterdi ve şimdi de insanlar üzerinde klinik çalışmalar için de Amerikan Sağlık Enstitüsü’nden hem izin aldı hem de iyi bir araştırma fonu aldı.

Prof. Dr. Aziz Sancar bir çok bilimsel ödülün sahibidir. Mesela ABD’de NSF-Presidential Young Investigator Award ve American Society for Photobiology Research Award ödülleri; Türkiye’de TÜBİ- TAK Bilim Ödülü gibi. Sancar ayrıca, Amerika Birleşik Devletleri’nin en üst bilimsel Akademileri olan American Academy of Arts and Sciences (2004), American Academy of Microbiology (2005) National Academy of Sciences USA’ye (2005) Asli Üyeliğine seçildi. olarak seçildi.

Sancar’ın geliştirip ismini koyduğu “maxicell” tekniği ile buluşunu yapıp patentini aldı ve ismini koyduğu “excinuclease/excision nuclease” enzimi terimleri “Oxford Dictionary of Biochemistry and Molecular Biology”ye girdi. Sancar’ın adı bir çok ders kitabında da yer alıyor. DNA onarımı konusunda kitaplarda adı geçiyor. Sancar’a 2007 yılında 6. Vehbi Koç Ödülüne verilmişti.

Bu kadar olumsuzluklar içinde pırıldayan bir güneşin ülkemiz üzerinde doğmasının mutluluğunu tadalım biraz.