Öcalan’ın isteği Meclis’te bekliyor

Öcalan’ın Nevruz mesajında parlamenterlerin de içinde yer alacağı bir “Hakikat ve Yüzleşme Komisyonu oluşturulması” isteğini daha önce de HDP ve CHP Meclis’e taşıdı. İki partinin önerisi komisyonda.

23 Mart 2015 Pazartesi, 05:31
Abone Ol google-news

Abdullah Öcalan Nevruz mesajında “Hakikat ve Yüzleşme Komisyonu oluşturulması” gereği üzerinde dururken; HDP Grup Başkanvekilleri Pervin Buldan ile İdris Baluken’in Tarihsel Hakikatler ve Yüzleşme Komisyonu kurulmasına ilişkin yasa önerisi TBMM Anayasa Komisyonu’nda bekliyor. CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu’nun Toplumsal Mutabakat Komisyonu ile Ortak Akıl Heyeti kurulmasına ilişkin yasa önerisi de aynı komisyon gündeminde yer alıyor. Arjantin, Güney Afrika Cumhuriyeti, Fas, İrlanda ve El Salvador, Türkiye’de kurulması istenen komisyonun dünyadaki örneklerinden bazıları.

HDP Grup başkanvekilleri Pervin Buldan ile İdris Baluken’in 14 Ocak 2015 tarihinde verdiği yasa önerisinde “1980 askeri darbesine giden siyasi tarih zeminini de kapsayacak şekilde, yakın dönem siyasi tarih başlangıcından başlayarak komisyonun görev yaptığı yıllar müddetince işlenen ağır insan hakları ihalllerini, şiddet fiillerini” araştırmak üzerene Tarihsel Hakikatler ve Yüzleşme Komisyonu kurulması öngörülüyor. Komisyonun TBMM’de grubu bulunan parti gruplarından iki üye ile bağımsız milletvekillerinden toplam iki üyeden oluşması ve her parti grubunun üyelerini “bir kadın, bir erkek” olarak seçmesi göngörülüyor. Komisyonun alanında uzman ve akademisyen kişiler arasından her komisyon üyesinin seçeceği üç kişiden oluşan bir Gerçekleri Araştırma Danışma Grubu kurması da isteniyor. Komisyonun görevleri arasında “Mağdur ve faillerin hem bireysel hem de topluluk olarak başvurularını incelemek” de yer alıyor. Önerinin gerekçesinde birçok ülkenin bu tür bir yüzleşmeyi gerçekleştirdiğinin altı çizilirken, “Arjantin, Bolivya, Çad, Şili, El Salvador, Gana, Guetemala, Haiti, Endonezya, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Liberya, Fas, Panama, Peru, Sierra Leone, Güney Afrika, Güney Kore, Uganda, Uruguay, eski Yugoslavya, Ruanda, Nepal, Nijerya” örnekleri veriliyor.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu’nun TBMM’de tüm partilerin eşit üye vereceği Toplumsal Mutabakat ve Ortak Akıl Heyeti Komisyonu önerisi de TBMM Anayasa Komisyonu’nda bekliyor. CHP’nin “Geçmişte Yaşanan İnsan Hakları İhlallerinin Araştırılması”, “Uludere / Roboski Katliamının Araştırılması”, “Faili Meçhul Cinayetlerin ve Kayıpların Araştırılması”, “İşkence ve İşkencecilerin Araştırılması” ve “Gerçekleri Araştırma Komisyonu Kurulması” benzeri araştırma komisyonu önerileri de bulunuyor.

İşteHakikat” komisyonu örnekleri

Hakikat Adalet Hafıza Merkezi tarafından yayımlanan, Murat Çelikkan’ın derlediği “Hakikat Komisyonları” çalışmasına göre bazı ülkelerdeki komisyon örnekleri şöyle:

Arjantin: Komisyonun adı: Kayıplar Üzerine Ulusal Komisyon. Faaliyet Süresi: Aralık 1983-Eylül 1984 (9 ay) Kapsamı: 1976 ile 1983 yılları arasında yaşanan zorla kaybetmelerini araştırmak. 1976-1983 döneminde, özellikle sol siyasi kimliğe ve Peronist gençlik örgütüne bağlı olduğuna inanılan insanlar, ordu güçleri ile istihbarat birimleri tarafından kaçırıldı, çok ağır işkencelerden geçirildi ve kaybedildi. Bu dönemde kaybedilen insan sayısının 12 ile 30 bin arasında olduğu tahmin ediliyor. Komisyon hak ihlalleri işleyenleri yargılama, suç muafiyeti sağlama, affetme gibi yetkilere sahip olmasa da, ordu dahil olmak üzere bütün devlet kurumlarından gerekli dokümanları temin etme yetkisine sahipti. Bununla birlikte, ilgili dokümanların birçoğunun ordu tarafından imha edilmiş olması ve ordunun istenilen düzeyde işbirliğine yanaşmaması çalışma koşullarını zorlaştırdı. Çalışmaları zorlaştıran bir diğer unsur ise, gözaltına alınanların kod isimleriyle bilinmesi oldu. Tanıklıkların 1500’ü doğrudan hak ihlallerine maruz kalmış olan mağdurlardan alındı, toplamda kayda geçen tanıklık sayısı ise 7 bindi. Komisyon çalışmaları sonucunda 8 bin 960 kayıp kayda geçti. Hükümet yetkilileri, ortaya konan bulguları resmen kabul edip bulgulara ilişkin hazırlanan bir belgeselin ulusal televizyon kanalında gösterilmesini onaylarken, ordu raporu reddetti. Komisyon’un faaliyetlerini tamamlaması sonrasında yaşanan önemli hukuki gelişmelerden biri de, “kirli savaş” sürecinden sorumlu olduğu düşünülen üst düzey cunta liderlerinden dokuzunun yargılanması, beşinin hüküm giymesiydi. Arjantin’deki adalet arayışı hala devam ediyor.

Güney Afrika Cumhuriyeti: Komisyonun Adı: Hakikat ve Uzlaşma Komisyonu. Faaliyet Süresi: 1995-2002 (Faaliyet süresi 1998’te sona erdikten sonra uzatıldı.)Kapsamı: 1960-1994 yılları arasında siyasi motivasyonla işlenen insan hakları ihlallerinin araştırmak ve toplum nezdinde mahkum edilmesini sağlamak. Komisyon’a 21 bin mağdur ifade verdi ve bu mağdurlardan 2 bin tanesi halka açık bir biçimde gerçekleştirilen oturumlara katıldı. Komisyona işledikleri hak ihlallerini komisyona bildiren ve bu doğrultuda tanıklık yapan faillerin suçlarının affedilmesi yetkisinin verilmiş olması, Komisyon’un en fazla tartışılan yönlerinden biri oldu. İşlenmiş olan siyasi suçlar kapsamında tanıklık yapıp yargılamadan muaf olabilmek için, hakimlerden oluşturulan Af Komitesi’ne yapılan 7 bin 112 af başvurusundan 849’u kabul edilmiş, 5 bin 392’si reddedilmiş olmasına rağmen bu yetki Komisyon’un en çok eleştirilen yönü olmaya devam etti.

Fas: Komisyonun Adı: Hakkaniyet ve Uzlaşma Komisyonu. Faaliyet Süresi: Aralık 2004 - Kasım 2005 (12 ay) Kapsamı: 1956’dan 1999’a kadar meydana gelmiş olan zorla kaybetmeleri, yasadışı ve keyfi gözaltı ve tutuklamaları araştırmak. Kuruluşunun üçüncü ayında Komisyon’a yaklaşık 20 bin başvuru gelmişti. Görev süresinin sonunda Komisyon 40 bine yakın başvuru almıştı.Komisyon’un raporu, Aralık 2005’te Kral’a sunuldu ve izleyen süreçte halka da açıklandı. 742 kişinin yaşadığı çeşitli ihlaller rapor sayesinde açığa çıkarıldı. Ancak suçluların adı açıklanmadı, hatta Komisyon’a katılanlar suçluları afişe etmeyeceklerine dair imza vermek zorunda bırakıldılar. 16 bin kişiye toplam 85 milyon dolar tazminat ödendi.

İrlanda: Komisyonun Adı: Geçmiş Üzerine Danışma Grubu. Faaliyet Süresi: Temmuz-Aralık 1981 (5 ay) Yetki alanı Kuzey İrlanda ve Britanya’nın diğer kısımlarıyla sınırlıydı, ancak 2013 yılının ortasında 2 bin 68 vakayı yeniden soruşturmaya açabildi, bunların 1.713’ü sonuçlandı. Komisyon raporunda 31 farklı tavsiyede bulundu; bunlardan en önemlisi yüzleşme, adalet ve bilgi toplama süreçlerini denetleyecek, uluslararası insan hakları camiasından bir kişi tarafından yönetilecek, iki de ulusal temsilciyle tamamlanacak bir “Miras Komisyonu”nun kurulmasıydı. Ancak raporda yer alan tavsiyeler, “1966’dan beri Kuzey İrlanda’daki çatışma sürecinde hayatını kaybetmiş herkesin yakınlarına” 12 bin Pound tazminat ödenmesi önerisi nedeniyle arka plana itildi. Tazminat önerisi nedeniyle rapor şiddetli protestolarla karşılaştı ve çok eleştirildi. 160 Raporun sunduğu detaylı öneriler, kamuoyunda tazminat kadar yankı uyandırmadı ve tamamı reddedildi. Raporun etkisizliğinin ardındaki başlıca neden, Danışma Grubu’nun “tepeden inme” yapısıyla çatışmanın taraflarının güvenini kazanamamasıydı.

El Salvador: Komisyonun Adı: El Salvador Hakikat Komisyonu. Faaliyet Süresi: Temmuz 1992-15 Mart 1993 (8 ay) Kapsamı: 1980 yılından sonra gerçekleşmiş olan ağır şiddet eylemlerini araştırmak. Rapora göre, Komisyon’un belgelediği 22 bin vakanın yüzde 60’ı yasa dışı ve keyfi infazları, yüzde 25’i zorla kaybetmeleri, yüzde 20’si işkenceyi ve kalanlar da birden fazla hak ihlalini içermekteydi. Komisyon raporu aynı zamanda ihlallerin büyük kısmında sorumluluğu olan yetkililerden 40 tanesinin isimlerini açıkladı. Nihai rapor açıklandıktan sonra hükümet ve ordu, Komisyon raporunu reddetti ve atılması gereken adımları denetlemesi planlanan bir forum oluşturulmasını engelledi. BM’nin baskısıyla 1996 yılında Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu yenilense de, kapsamlı bir yargı reformu yapılması önerisi de askıya alındı. Bununla beraber, bu önemli adımlar atılmamış olsa da, yaklaşık 200 ordu mensubu görevlerinden uzaklaştırıldı ve hak ihlallerinin işlenmesine sebep olan yüksek rütbeli askerler ünvanları korunarak emekliye ayrıldı. Raporun yayımlanmasından beş gün sonra failler için bir af yasası çıkarıldı. Bu yasa ile faillerin Komisyon’un ortaya koyduğu hakikatler ışığında yargı sürecine dahil edilmeleri engellendi.