Oniria’da imkânsız diye bir şey yoktur!

Fransız yazar B. F. Parry, “Oniria”nın ele avuca gelmez dünyasında, insan’ın gerçeklerine ve bildiğimiz dünyanın sorunlarına bir pencere aralıyor.

21 Kasım 2020 Cumartesi, 17:13
Abone Ol google-news

Öyle bir dünya ki, ancak rüyanda görürsün... O halde, Kum Adam’a güven ve gözlerini kapat! Ne de olsa uykuya dalmak, Oniria’nın her şeyi mümkün kılan dünyasında yol almak demek. Öyle ki, tek sınır, hayal gücün! Dört mevsimin en lezzetli meyvelerini aynı anda veren ve elini uzatır uzatmaz dallarını eğip seni gövdesine davet eden şahane ağaçlar ya da gürül gürül akan, uçsuz bucaksız çikolata nehirleri...

Elflerle masal prenseslerinin, bir bakışıyla aklını başından alması muhtemel en korkunç “canavar”larla bir arada yaşadığı bir dünya; iyi niyeti içebildiğin, tabureleri ağaçlardan toplayabildiğin, ejderhalarla savaşabildiğin, zamanı ileri ya da geri sarabildiğin, hayallerince var olabildiğin bambaşka bir evren! İmkânsız mı? “Oniria’da imkânsız diye bir şey yoktur.”

SINIRSIZ KREM ŞANTİ VE NÜKLEER!

İnsanların düşlerinin ve kâbuslarının ülkesi Oniria; uykuya dalanların hayal gücünden doğmuş varlıkların, nesnelerin ve yerlerin, onları yaratanlar uyandıktan sonra da var olmaya devam ettiği bir dünya. Dolayısıyla sınırsız krem şanti, yakışıklı prensler-güzel prensesler ya da cıvıl cıvıl çocuk kahkahaları kadar çöp dağları, nükleer atıklar ya da yüzüne bakarken bile iki kere düşünülmesi gereken ürpertici birtakım yaratıklar da var bu sınavda. Ve evet, “korku olmadan cesaret olmaz” cümlesine vurgu yaparcasına, hepsi bir arada...

Bir gece önce kâbusunuz olan dev bir diş fırçası, geçen cumartesi gecesi, pembe ayakkabıları ve gevezelikleriyle lisedeki edebiyat öğretmeninizin rüyasını şenlendiren o şirin ahtapotla, Oniria pazarında ayaküstü sohbet ediyor...

Yeryüzü sakinlerinin göz kapaklarını tatlı tatlı ağırlaştıran Kum Adam’ın sayesinde, “Büyücü” diye tanımlanan rüya sahiplerinin hayallerince orasında burasında dolanıp durduğu, her birimizin biricik düşlerinin ve kâbuslarının sıra dışı toplumu Oniria; bilinçaltımızın çıfıt çarşısı!

KÂBUSLAR AYAKLANMAK ÜZERE…

Bütün mümkünlerine rağmen, zayıf ya da güçlü taraflarınla yine de kendine yakalandığın, bildiğin dünyaya benzeyen hatlarıyla bile hayrete, neşeye ya da korkuya sürüklendiğin curcuna dolu bir “düşler krallığı”.

Ve düşlerle kâbusların barış içinde, bir arada yaşadığı bu krallık, şimdi büyük bir tehdit altında: Ortalığı karıştırdıkları gerekçesiyle, Kraliçe Dithilde’nin takdiriyle bir süredir Oniria’da yaşamalarına izin verilmeyen ve karanlık kent Ephialtis’te tecrit edilen kâbuslar ayaklanmak üzere...

Oniria’nın kadim yasaları ve efsaneleri yeni bir “gönderilmiş”e ve “seçilmiş”e işaret ederken, uykusunda ölen annesinin özlemiyle yaşayan, bu yetmezmiş gibi babasını da kâbuslarla kuşatılmış derin bir uykunun pençesine kaptıran 12 yaşındaki Eliott, Oniria’ya hiç de yabancı olmayan babaannesinin gizemli kum saatiyle tanışıyor ve macera başlıyor.

DEVAM ROMANLARI YAKINDA

Düşler Krallığı’nın büyülü dünyasında hem en büyük korkularıyla sınanan hem de cesaretinin ve hayal gücünün sınırlarında dolaşan Eliott, yeni dostlarıyla birlikte babasının sağlığı ve Oniria barışı için mücadele ediyor.

Kaleme aldığı “Oniria” dörtlemesi Fransa’da çok satanlar arasına giren B. F. Parry, bu ele avuca gelmez evren tasarımıyla, türün başka bazı yapıtlarında da rastlandığı üzere, “insan”ın gerçeklerine ve bildiğimiz dünyanın sorunlarına bir pencere açıyor: Terör, devrim, özgürlük, eşitlik, aile ilişkileri ve ilk aşklar...

“Düşler Krallığı” ve “Oza-Gora’nın Düşüşü” adlı ilk iki macerası Yapı Kredi Yayınları’nca Türkçeye taşınan dörtlemenin devam romanları da yakında genç okurlarla buluşacak.

Oniria - Düşler Krallığı / B. F. PARRY / Çeviren: Esra Özdoğan / Yapı Kredi Yayınları / 308 s.

Oniria - Oza-Gora’nın Düşüşü / B. F. PARRY / Çeviren: Esra Özdoğan / Yapı Kredi Yayınları / 308 s.