'Onları düşürmeyin zaten 40. kattan...'

İş katliamında hayatını kaybeden işçiler yakınlarının gözyaşlarıyla toprağa verildi. Giresun’da, Bursa’da, Tunceli’de, İstanbul’da gözyaşları sel oldu. Yan yana gömülen iki kardeş Tahir ve Ferdi Kara’nın tabutları mezara indirilirken baba Kara’nın “Dikkat edin, çocuklarımı düşürmeyin. Onlar zaten 40. kattan düştü” sözleri yürekleri sızlattı.

08 Eylül 2014 Pazartesi, 22:03
Abone Ol google-news

Asansör faciasında can veren 10 işçi memleketlerinde düzenlenen törenlerle toprağa verildi. Türkiye’nin dört bir yanındaki cenazelerde acı ve isyan vardı.

 

Kardeşinin tedavisi için çalışıyordu

İşçilerden Bilal Bal (23) için memleketi Giresun’un Şebinkarahisar ilçesinde Ahırcık köyünde cenaze töreni düzenlendi. Bilal Bal’ın ailesinin geçimine katkı yapmak ve düğün parasını biriktirmek için inşaatta çalışmaya başladığı, İstanbul’da yanında kalan ve kan değerlerindeki bozukluk nedeniyle tedavi gören kardeşi 20 yaşındaki Emrah Bal’ın da tedavisini yaptırdığı öğrenilmişti. Cenaze töreni sırasında jandarmanın çevrede geniş güvenlik önlemi aldığı gözlendi.

 

Başımıza bir iş gelirse asansörden gelir

İşçilerden 30 yaşındaki Cengiz Bilgi için de Bursa’da cenaze töreni düzenlendi. Osmangazi ilçesi Merkez Camisi’ndeki törende taçiyeleri kabul eden babası İbrahim Bilgi, “Bana, inşaattaki asansörün arızalı olduğunu söylemedi. ‘İşin zor mu? Tehlikeli bir durum var mı?’ diye sorardım. O da ‘Başımıza bir şey gelirse asansörde yaşanacak arızadan gelir’ derdi” ifadesini kullandı. Bilgi’nin amcasının oğlu Mehmet Bilgi ise kuzeninin, asansörde zaman zaman arızalar yaşandığını dile getirdiğini aktardı.

 

Davutoğlu babayı aradı

Tunceli Üniversitesi Maliye Bölümü 2. sınıf öğrencisi 21 yaşındaki Hıdır Ali Genç Tunceli’de toprağa verildi. Hıdır Ali Genç’in birlikte çalıştığı babası Mustafa Genç, “Çocuğum işe başlayalı daha 5 gün oldu. Ovacık’ta üniversite öğrencisiydi. Asansöre binerken yanına gittim, ‘Oğlum bir sıkıntı var mı?’ dedim, ‘Baba ben çocuk muyum?’ dedi. Kapıyı kapattı, bana el salladı, gülümsedi. Ben de yukarı çıktım. Bir ses geldi. Koştum geldim, asansör 32. kattan yere çakılmış. İtfaiye 5-6 saat uğraştı” dedi. Asansörün 3-4 gündür bozuk olduğunu vurgulayan Genç, “Elektrik sorunu var. Söyledik, kimse ilgilenmedi” dedi. Genç, “Başbakan Davutoğlu beni arayarak ‘Başın sağolsun, yaşanan bir kaza yapılabilecek bir şey yok’ dedi. Ben de ona ‘Başımın sağ olup olmadığı sizi ilgilendirmez, cinayet işlediniz,’ hepinizi mahkemeye vereceğim’ dedim” diye konuştu.

 

Gizem doğmadan babasız kaldı

İşçilerden Murat Usta için Giresun’un Dereli ilçesine bağlı Sarı Yakup köyünde cenaze töreni düzenlendi. Murat Usta’nın 8 aylık hamile eşi Ayşe Usta “Baba olamadan, çocuğunu kucağına alamadan gitti. Eşim 5-6 yıldır inşaatta çalışıyordu. Alçı falan taşıdığı zaman, sırtında taşıdığı için sırtlarında yara oluyordu. Çocuğumuz olacaktı. Kimsenin eline bakmamak için çalışıyordu. İşte zaten asansörde bozukmuş bir hafta önce. İyi kötü yapmışlar, zaten eğreti imiş. Kızımının ismini Esra olsun istiyordum ama eşim Gizem olsun istiyordu. Gizem koyacağım, eşimin isteğini yerine getireceğim” dedi.

 

Bir vida sıkıyorlardı, tamam!

İşçilerden İsmail Sarıtaş (45) için İstanbul Sarıgazı Cemevi’nde tören düzenlendi. Kardeşi Haydar Sarıtaş, “Ev aldı. Borçlarından dolayı mecbur kaldı, o yüzden mesaiye kalıyordu. 11 yaşında kızı var. Sağlık sorunları var, tedavi görüyor” dedi. İş arkadaşı Serkan Göktaş da “Her sabah işe gittiğimizde illa ki bir tanesi bozuk oluyordu asansörlerin. Bir vidayı sıkıyorlar, tamam diyorlardı. Gece mesaiye kaldım bir kere. Aniden durdu asansör. Yaptıkları gelip bir vida sıkmak. Başka bir şey yok. Bir daha orada çalışamam” dedi.

 

İki kardeş koyun koyuna

Babaları Mihtat Kara ve yakınlarıyla birlikte inşaatta çalışan Tahir (25) ve Ferdi Kara (19) kardeşler Gümüşhane’nin Konaklı köyünde yan yana toprağa verildi. Baba Mithat Kara, tabutlar mezara indirilirken “Dikkat edin, çocuklarımı düşürmeyin. Zaten bunlar 40. kattan düştü, bir de siz düşürmeyin” diyerek ağıt yaktı. Baba Kara gazetecilerin, bundan sonra çalışıp çalışmayacağı sorusu üzerine Kara, “Çocuklarıma bakmam lazım. Ölenlere örnek oldum, kalanlara da örnek olacağım” dedi.

 

Düğünden cenazeye

İşçilerden 23 yaşındaki Menderes Meşe Sivas’ın Eşikli köyünde toprağa verildi. Cenaze 18 Ocak’ta vefat eden annesi Emine Meşe’nin kabrinin yanına defnedildi. Cenazenin defnedilmesi sırasında, Meşe’nin babası Hatem Meşe, ağabeyi Rasim Meşe (25) ve yakınları gözyaşlarını tutamadı.

Baba Hatem Meşe, oğlunu iki hafta önceki düğününde gördüğünü belirtti. Ağabey Rasim Meşe (25) ise ölüm haberini köylülerden aldığını anlatarak, “9 ay önce annemi kaybettim, şimdi de kardeşimi, tek dayanağım oydu. 2 hafta önce düğünümüzü yaptık, güldük oynadık eğlendik. Gülerek de gitti” dedi.

 

Başka analar yanmasın

28 yaşındaki Vahdet Biçer Manisa’nın Akhisar ilçesinde toprağa verildi. Gözyaşlarına boğulan anne Biçer’in “Şehittir benim oğlum inşallah. Ben yandım başka anneler yanmasın, kim bunun sorumlusu? Bu asansörler bir ay öncesi söylenmiş neden bakmadılar? Benim yavrum bıraktı beni, babana selam söyle” diye ağıtlar yakması yürekleri dağladı.

 

İki çocukla baş başa kaldı

İşçilerden Cengiz Tatoğlu memleketi Zonguldak’ın Kaleoğlu Köyü’nde toprağa verildi. Eşini kaybeden 33 yaşındaki Sevim Tatoğlu iki ve sekiz yaşındaki çocuklarıyla birlikte taziyeleri kabul etti. Tatoğlu’nun babası emekli madenci 56 yaşındaki Selim Tatoğlu, oğlunun 1999’de kendisinin de emekli olduğu Türkiye Taşkömürü Kurumu’na girmek için başvurduğunu, ancak sınavı kazanamayınca çalışmak için İstanbul’a gittiğini söyledi. Acılı eş Sevim Tatoğlu “Eşim asansörün arızalı olduğunu söylüyordu. 8 aydır bin 200 lira ücretle orada çalışıyordu” diye konuştu. Tatoğlu’nun akbası Ersin Güllü de kazada ölen işçilerin cesetlerinin tanınmaz hale geldiğini, kendi cenazelerini parmağındaki yara izinden tanıdıklarını söyledi.