‘Özgür ruhlar’

Herkesin yaşam boyunca beklentileri, hayalleri vardır, bunlar gerçekleşmeyince de umutsuzluğa kapılır. Ressam Zafer Karakuş, 25 kişisel ve 50’nin üzerinde karma sergisi ile umutlarını ve duygularını tuvale yansıtmayı başarabilmiş bir sanatçı. “

06 Ocak 2020 Pazartesi, 02:00
Abone Ol google-news

Umut olmayınca yaşam da olmaz” diyen Karakuş, “Sanatçılar hayallerini ve ruhlarını özgür bırakırlarsa, sanatları da özgür olur. Ruhum ve bedenim birbiriyle uzlaşıp vedalaşma olduktan sonra tuvalimin karşısına geçiyorum. Orada ruhumu ve hayallerimi serbest bırakıyor, zincirlerimi kırıyorum” diyor. Bir tuvalin yüzeyi bir ressam için sınırsız olanaklar tanır. Çünkü burada zihinsel söylemler, beyinden süzülenler renklenir ve hayat bulur. Kompozisyon yerine doğaçlamayı, düzen yerine karmaşayı tercih edip kendine has bir üslupla sanatını icra eden Karakuş, tablolarıyla olan serüvenini şu şekilde anlatıyor: “İmgelerle iletişime geçerken, gerçek nesneleri hayal gücümün imgeleriyle melezleyerek dönüşüme uğratıyorum. Resim yaparken kendimi sanal bir cennette hissediyorum. Keyifle sürdüğüm boyalar bana lezzetli bir zehir olarak geri dönerken, bedenimin bundan etkilendiğini ama ruhumun sanat gıdasıyla beslendiğini düşünüyorum. Sonunda bedenim ve ruhum bir araya geldiğinde bu renkli rüyadan uyanmış oluyorum.”

Modernizm, sanatsal yaratının özünü en iyi karşılayan eğilimlerden biridir. Yeniyi ve farklı olanı hedef alır. Sanatçı burada bir tür denektir ve hem vizyonunu  hem de misyonunu geliştirmek için uğraşır. Uzun bir dönem klasik sanat yapan Karakuş, bununla hiçbir yere gidemeyeceğini, ortada beyin yoran bir durum olmadığını ve bir şey anlatamayacağını anlayınca, kendini modern sanata adamış. Modern resmin sanatçının ömür boyu biriktirdiklerini farklı bir bilinç boyutunda eserlere dönüştürmesi anlamında aktif ve etkileşimlidir” diyen Karakuş da klasik sanatı terk edip modern sanata yönelmiş. Modern sanatçı, muhalif yapısıyla yanlış olan şeyleri eleştirir ve darbelerini sert vurur” diye ekliyor. 

‘BU ÜLKEDE SANATÇIYA DESTEK VERİLMİYOR’

Uzun zamandır sergi açamayışından yakınan Karakuş, “Bu ülkede sanata ve sanatçıya destek verilmiyor. Sanatçı yeterli ilgiyi göremiyor, çünkü artık her şey maddiyata dayalı. Zaten artık kimse doğru dürüst  galeri de gezmiyor. Sosyal medya neredeyse her şeyi insanların ayakları altına seriyor. İnsanlar evlerinden çıkmadan da pek çok işlerini halledebiliyorlar.” diyor.

Bir sanatçıyı, özellikle de bir ressamı kısıtlayan en büyük etkenlerden biri nedir sorusuna yanıtı ise istek eser. Ressam, isteğe göre tablo yapmamalıdır. Çünkü ortaya çıkacak olan ürüne kendinden bir şey katamayacağı gibi aynı zamanda sanatsal ruh ve özgürlüğünü de köreltmiş hatta zamanla öldürmüş olur. Sanatçılara sipariş eser vermek, onları hamallaştırmak, özünden uzaklaştırmak anlamına gelir. Karakuş, sanatçının isteğe göre eser üretmesini şu şekilde tanımlıyor: “İstek eserler GDO’lu ürünler gibidir. Çünkü bir organikliği yoktur. Sanatçının bizzat kendinden bir şey taşımaz.”

Kendine has teknik ve üslubuyla soyut tablolarını yapan Zafer Karakuş’un “Özgür Ruhlar” adlı kişisel sergisi, 7 Ocak’a kadar Teşfikiye Maji Luxury Sanat Galerisi’nde açık olacak.