"Polisin amacı bizi Ergenekon'a monte etmekti"

Yıldırım'ı öldürmeyi planladığını tekrarlayan Şinal, "Bunun amacı sorulduğunda Ergenekon tarafından talimat aldığımı söyleyecektim, bunlar bana öğretilmişti" dedi

06 Eylül 2011 Salı, 07:58
Abone Ol google-news

Birinci Ergenekon davasında Cumhuriyet Gazetesi’ne molotof kokteyli atılması dosyası sanıklarından Bedirhan Şinal’in çapraz sorgusuna devam edildi. Şinal, Silivri Cezaevi’nden bir yönetici ile Danıştay’a saldırı dosyası sanığı Osman Yıldırım’ı öldürmeyi planladığı iddiasını yineledi. Şinal “Beni özellikle Osman Yıldırım’ın yanına göndermek istiyorlardı. Oraya gittiğimde Osman Yıldırım’a yönelik bir faaliyette bulunacaktım. Osman Yıldırım ya ölecek ya da yaralanacaktı. Bana bunu neden yaptığım sorulduğunda da Ergenekon örgütü tarafından talimat verildiğini söyleyecektim. Bunlar bana öğretilmişti” dedi.

Şinal, Savcı Nihat Taşkın’ın “Size şantaj yapıldığını söylüyorsunuz? Kim size şantaj yapıyor” sorusunu “Şimdi açıklayamam. Haklarında soruşturma açılırsa o zaman açıklarım” diye yanıtladı.

“Polisin amacı bizi Ergenekon’a monte etmekti”

Molotof kokteyli atılması dosyası sanıkları, Şinal’e iddianamede ve değiştirdiği önceki ifadelerindeki “Cumhuriyet Gazetesi’ne molotof kokteyli’ni atılmasını Sedat Peker’in adamı olduğu öne sürülen Boğaç Kaan Murathan’ın talimatıyla ve diğer sanıklarla birlikte Bayrampaşa Cezaevi’nde planladıkları” iddialarına ilişkin sorular sordular. Tutuklu sanık Murathan’ı tanımadığını söyleyen Şinal, “Polisin tehdidi ve şantajıyla Murathan’ı ve buradaki sanıkları suçladım. İşbirliği yaptım, kabul ediyorum. Bu kişileri yakmam için kullanıldım. Polisin amacı bizi Ergenekon’a monte etmekti. 5 senedir bunun için çalıştım, sonunda buraya bağladılar” dedi.


Anneanenin kirası

Şinal şu iddialarda bulundu: “Ben savcılıktayken AKP Gaziosmanpaşa ilçesi yöneticilerinden Muzaffer Uslu avukatı Ertuğrul Yılmaz’ı gönderdi. Avukat Yılmaz savcılarla görüştü. ‘Sus Bedirhan’ diyen Ertuğrul Yılmaz’dır. Bana avukatını gönderen Muzaffer Uslu, anneannemin kirasını ödüyor” diye konuştu. Şinal “2007’den itibaren bana para akmaya başladı. İlk günler harçlık olarak veriyorladı. Anneanneme 150 bin lirayı beni kullanan, bir zamanlar benim de üye olduğum bu örgüt vermiştir. Bana vaat ettikleri bir takım şeyleri yerine getirmediler” diye konuştu. Şinal ile eylemi Bayrampaşa Cezaevi’nde planladığı iddia edilen tutuklu sanık Bayram Demir’in “Beni daha önce tanıyor muydunuz” sorusu üzerine Şinal “Hayır tanımıyordum. Bunun bana söylenmesi de planlıydı. Benim Bayrampaşa Cezaevi’nde C-17 koğuşuna konulmam da bu planın parçasıydı” diye yanıt verdi.

Şinal’in 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nin emniyet içindeki bir örgütlenmeyle hareket ettiği ve davayı Ergenekon ile birleştirdiği iddiaları üzerine Başkan Özese “Dava Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nin kararıyla birleşti. Şinal, ben sizin kanaatini merak etmiyorum. Mahkemeleri töhmet altında bırakıyorsunuz. Sözleriniz savunma sınırlarını aşıyor. Mahkemelerin bağımsız olmadığına dair net deliliniz varsa ortaya koyun” diye uyarıda bulundu. 
Şinal’in “polis içinde bir cemaatin örgütlendiği” iddiaları üzerine Başkan Özese “Açıkça söyleyin, kim bunlar, hangi cemaat, somut bilgi verin” diye sordu. Şinal “badem” bıyıklı herkesin cemaatçı olduğuna ilişkin bir düşünce olduğunu, kendisinin de böyle algıladığını söyledi. “Gülen Cemaati” diye yanıt veren Şinal “Cemaat adıyla bir terör örgütü kurrmuşlar. Amerika’daki bir muhteremin ismini kullanarak millete zulum çektiriyorlar " diye konuştu.

Agos’a saldırı

Şinal çapraz sorgusu sırasında “Bazı polislerle birlikte AKP Gaziosmanpaşa ilçe yöneticisi Muzzaffer Uslu’yu sekreteriyle cinsel ilişki sırasında görüntüsünü çektik” dedi. 2. Ergenekon davasında tutuklu sanık Tuncay Özkan satmadan önce polis ile birlikte bir tezgah kurarak Show TV ve Kanaltürk Televizyonu’na girip polis için bilgi topladığını anlatan Şinal “Agos Gazetesi çevresinde keşif yaptık. Agos’a saldırı için plan yaptık” şeklinde iddialarda bulundu. Başka suçtan tutuklu sanık Semih Tufan Gülaltay’ın  sorusu üzerine “Cumhuriyet gazetesine atması için polislerin kendisine bomba verdiğini iddia ettiği Hakan adlı işadamının tektsil atölyesinin” yerini tarif etti ve  yer gösterebileceğini söyledi. Gülaltay’ın “Polisin, Bostancı'da bir istihbarat karargahı olduğunu, sizin de bu karargaha istihbarat aktardığınızı söylediniz. Bu binayı gösterebilir misiniz” sorusu üzerine Şinal “Gösterebilirim” diyerek karargah olduğunu iddia ettiği yeri tarif etti. Duruşma 8 Eylül perşembe gününe ertelendi.