Psikiyatrist Bengi Semerci'den 'çocuk istismarı' tepkisi: Evlilik adı altında cinsel istismar

Çocuk ve Genç Psikiyatristi Bengi Semerci, Cumhuriyet'e yaptığı değerlendirmede 'evlilik adı altında cinsel istismar' yapıldığını belirterek "Toplumsal ve ekonomi̇k sorunlar çocuk evli̇li̇kleri̇ni artırıyor" tespitine yer verdi.

22 Nisan 2021 Perşembe, 17:34
Abone Ol google-news

Çocuk ve Genç Psikiyatristi Bengi Semerci, Birleşmiş Milletler Kadın Birimini’nin ÇEZE raporuyla gündeme gelen çocuk yaşta evlilikleri Cumhuriyet’e değerlendirdi. Semerci, yasal olmayan bu evliliklerdeki en önemli etkenlerin toplumdaki ataerkil yapı ve ekonomik sorunlar olduğuna dikkat çekti. Semerci, çocuk yaşta evliliklerin yarattığı sorunları ve bu evliliklerin önüne geçilmesi için yapılması gerekenleri sıraladı.

Birleşmiş Milletler Kadın Birimi'nin hazırladığı, 'Türkiye'de çocuk yaşta erken ve zorla evliliklere (ÇEZE) ilişkin erkek algısı' başlıklı raporda katılımcıların yüzde 18.1’i 'çocuk yaşta evliliğin bir cezası olmaması gerektiğini' savundu. Katılımcılar, 15-18 yaş aralığında kız çocukların tercihlerine önemli ölçüde 'ailesinin karar vermesi gerektiğini' söyledi.

"TÜRKİYE’DE ÇOCUK YAŞTA EVLİLİKLERİN 25 YILI" RAPORU 

Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu, UNFPA Türkiye’nin yayınladığı 1993-2018 yıllarını irdeleyen “Türkiye’de Çocuk Yaşta Evliliklerin 25 Yılı” raporu Türkiye’de şu anda 18-45 yaş arasındaki her 5 kadından 1’inin çocuk yaşta evlendiğini ortaya koydu. Çocuk yaşta evlenen her 3 kadından biri yine çocuk yaşta anne oldu. Çocuk yaşta evliliğe maruz kalmış her 5 kadından 1’inin eşi kendisinden en az 10 yaş büyük. Rapora göre son 10 yılda çocuk yaşta evliliklerin özellikle yoksul hanelerde arttığı görüldü. 20-24 yaş grubunda, 18 yaşından önce yapılan evliliklerin yüzde 71’inde önce dini nikâh yapıldı. Raporda çocuk yaşta evlenen ve eğitim düzeyi düşük olan kız çocuklarının yaşamlarının ilerleyen dönemlerde istihdama katılım oranlarının düşüklüğü de gözlendi.

TOPLUMSAL GELİŞİM VE EKONOMİK SORUNLAR

Cumhuriyet’e konuşan Çocuk ve Genç Psikiyatristi Prof. Dr. Bengi Semerci, çocuk yaşta evliliklerin kökeninde yatan sebepleri ve çocuklarda yarattığı sorunları dile getirdi. Semerci çocuk yaşta evlilikleri şöyle anlattı: 18 yaşından küçük taraflar arasında gerçekleştirilen tüm evlilikler “Çocuk Evlilikleri”dir. Erken evlilik, hatta “çocuk yaşta” doğru bir tanımlama değildir, bu çocuk evliliğidir. Bu evlilikler yasal olarak da geçerli değildir. Ataerkil yapı, toplumun gelişmesinde olan sorunlar ve ekonomik sorunlar en önemli etkenlerdir. Burada belli konular arasındaki farkı tespit etmek gerekir.

1- Her ikisi de çocuk olan kişilerin aileler tarafında imam nikahı ile evlendirilmesi (yaşıtlar arası, en çok 1-2 yaş fark olan). Bunların bir kısmı 16-18 arası mahkeme kararı ile aileler tarafından resmi olarak da evlendirilebiliyorlar.

2. Çocuk olan kız çocuklarının aileleri tarafından erişkin bireylerle evlendirilmeleri.

Birincisi yani yaşıtlar arası yapılan çocuk evlilikleri her iki çocuk içinde sakıncaları olan, ayrıca dünyaya gelen bebekler ve toplum içinde sorunlara neden olan evliliklerdir. İkincisi ise bir erişkinin çocukla cinsel ilişkisidir ki bu cinsel istismardır.

"EVLİLİK ADI ALTINDA CİNSEL İSTİSMAR"

Semerci, tecavüz affı yasa tasarı bilinen Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) defalarca gündeme getirilen "cinsel istismar" suçlarına ilişkin kanun önergesi hakkında konuştu. Semerci, çocukların evlilik adı altında cinsel istismara uğradıklarını şu sözlerle kaydetti: Meclise getirilen yasa tasarısı, anlattığımız iki maddedeki ayrımı bu ayrımı yapmamakta, böylece çocuk istismarına yol açabilecek bir düzenleme getirme riski taşımaktadır. Kısaca eski TCK olan “Tecavüzcü ile evlenme” maddesinin geri gelmesi ve çocuğa cinsel istismarda bulunanların değil, evlilik adı altında istismara uğrayan çocuklarınn ömür boyu istismarcı ile yaşamaya mahkum edilmesi anlamını taşımaktadır.

"FİZİKSEL ŞİDDET, CİNSEL ŞİDDET, BEBEK ÖLÜMLERİ ARTIYOR"

Prof. Dr. Semerci, çocukların, fiziksel, fizyolojik ve psikolojik anlamda sorumlularının gelişmeden önce evlendirilmesinin getireceği sorunları şöyle sıraladı:

• Evlilik, okul çağında bir çocuğu kaç yaşında olursa olsun bir “yetişkin” rolüne sokmaktadır.

• Ergenlik, çocukların sosyal becerileri edinmenin yanında, kimlik oluşumunun gerçekleştiği bir dönemdir ve bu dönemden önce ve bu dönem süresince çocukların evlendirilmesi sağlıklı kimlik oluşumunu engelleyebilecek önemli bir risk faktörü olarak karşımıza çıkmaktadır.

• Ergenlikten yetişkinliğe geçiş sürecinde formal eğitim önemli bir rol oynar. Bundan mahrum kalan bireylerde bu geçişte problemler ortaya çıkmaktadır.

• Evlilikle çocuğun bilişsel ve toplumsal gelişimi, normal gelişim basamakları engellendiği için (eğitim, çalışma, yakın ilişkiler, evlilik vb.) sekteye uğrar.

• Ayrıca her çocuk evliliğinin aynı zamanda nitelikli çocuk cinsel istismarı olduğu düşünüldüğünde, cinsel istismara uğrayan çocuklarda ruhsal bozukluk görülme oranı yüzde 60’ın üzerindedir. 

• Kimlik sorunları, kısıtlı özerklik, düşük benlik saygısı, depresyon ve intihar oranları artar.

• Bu kız çocukları diğer yaş gruplarındaki kadınlara göre fiziksel şiddete iki kat, cinsel şiddete ise üç kat daha fazla maruz kalmaktadırlar.

• Çocuk evlilikleri sonrası doğan bebeklerde, ergen annelerin doğurduğu bebeklerde,

prematurite, düşük doğum ağırlığı, Ani Bebek Ölümü Sendromu (SIDS), doğumsal malformasyonlar, kazalar, zehirlenme ve ölüm oranları artmıştır.

ÇOCUK YAŞTA EVLİLİKLERİ ÖNLEMEK İÇİN GEREKENLER

Semerci, çocuk yaşta evliliklerin önlenmesinde yapılması gerekenleri anlatarak sözlerini sonlandırdı:

    1. Çalışmalar bize gösteriyor ki: 2 kız ergenin liseyi bitirmesini sağlarsak, 1 çocuk evliliğini önlemiş oluyoruz.

    2. 4 hane geliri artırılırsa 1 çocuk evliliği önleniyor.

    3. 7 anne veya 7 babaya sadece okuma yazma öğretilmesi veya ilköğretim düzeyinde eğitim sağlanması ile 1 çocuk evliliği önleniyor.

    4. Kız çocuklarının bilgi, beceri ve destekleri arttırılarak çocuk yaşta evliliklere karşı önlem alınabilir.

    5. Kendileri, dış dünya ve varolan seçenekleri hakkında bilgilendirilerek, sosyal ve ekonomik bağımlılıklarından kurtulmak adına hareket etmeleri sağlanmalıdır.