Quebec’te laiklik tartışması

Kanada’nın Fransızca konuşulan, daha doğrusu kendi bölgesinde yasayla iletişim dili Fransızca olan tek ili Quebec. Çünkü Quebec dışında da Fransızcanın konuşulduğu iller var. Bunlardan biri hemen batı komşusu Ontario, diğeri ise doğu komşusu Nouveau Brunswick.

22 Kasım 2020 Pazar, 02:00
Abone Ol google-news

 Bunların dışında Kanada’nın diğer illerinde Fransızca konuşmak hemen hemen olanaksızdır. Ancak çok ısrar ederseniz federal hükümet size Fransızca iletişim kurabilmeniz için bir çevirmen bulmak zorundadır. Bu durumda kuşkusuz, hizmet alabilmeniz için bazen günlerce beklemek zorunda kalırsınız. Quebec’te İngilizce konuşanlar için böyle bir şey söz konusu değil. 

Neyse, Kanada’nın karizmatik başbakanı Baba Trudeau’nun baskısıyla oluşan bu iki dillilik konusuna başka bir yazımızda söz etmek üzere asıl konumuza odaklanalım. Quebec’in yine tarihsel gelenekten kaynaklanan bir de “laiklik” konusu var. Yaklaşık onbeş yıl önce Sih kökenli bir ilkokul çocuğunun “inanç özgürlüğü” gereği okula “hançer”le gelmesi kamuoyunda büyük ses getirmiş, okul yöneticilerinin buna izin vermeyişi nedeniyle İngiliz Kanada tarafından Quebec “ırkçılık”la suçlanmış, konu mahkemeye taşınmış, olay kamuoyunun gözünden kaçırılmış, bir anlamda ufak tefek anlaşmalarla dosya hasır altı edilmişti.

Quebec Liberal Parti iktidarında yaşanan olay sonrası hükümet komisyonlar kurup “nasıl bir çözüm yolu bulunabilir” sorusuna yanıt aramıştı. İki yıl boyunca incelemelerde bulunan komisyon sonunda raporunu vermişti, ancak el yakan bir dosya olduğu için hükümet bunu rafa kaldırmıştı. Yıllar sonra bir azınlık hükümeti kuran sosyal demokrat Quebec Partisi, dosyayı raftan indirip en azından “devletin laik olması gerektiğini”, dolayısıyla bazı devlet yetkililerinin “görünür biçimde herhangi bir dini çağrıştıran herhangi bir simge taşımaması gereğini” yasalaştırmak istedi. Kısacası özellikle yargıçlar, savcılar, polisler, cezaevi gardiyanları ve öğretmenler gibi bazı meslek sahipleri üstlerinde dinsel inançlarını açıkça gösteren herhangi bir işaret taşıyamayacaklardı.

Meclise getirildi

İşte o zaman kıyamet koptu. Ülkelerindeki şeriat yasalarından kaçan, bir Hıristiyan ülkeye sığınan, ancak o sığınmış olduğu ülkenin geleneksel özekinine saygı duymayanlar tarafından Quebec Partisi iktidarı faşistlikle, ırkçılıkla suçlandı. Elbette bu karşı çıkmaya İngiliz Kanada da destek verdi. Azınlık hükümeti iktidardan düşünce “laiklik” konusu da yeniden rafa kaldırıldı.

Ancak onun yerine gelen ve merkez bir parti olan Quebec Gelecek Koalisyonu (CAQ) sürpriz yaparak dosyayı raftan indirdi. İndirmekle kalmadı, geçen yıl meclise getirerek yasalaştırdı. İşte şimdi Quebec yine ateş altında. Laiklik karşıtları Quebec hükümetini mahkemeye verdiler. Bu ay başından beri Quebec Yüksek Mahkemesi’nde “Devlet laik olmalı mı, olmamalı mı” diye tartışılıyor.

Hükümet daha önce görevde bulunan yetkilileri bu yasanın kapsamına sokmayarak küçük bir uzlaşmada bulundu ve yürürlüğe giriş tarihinden itibaren göreve başlayanlara uygulanacağını bildirdi. Bu arada, yasa sadece bir dini değil, tüm inançları kapsıyor. Öte yandan yasa sadece Quebec’te ve Quebec devlet yetkilileri için geçerli. Başka bir deyişle federal devlet yetkilileri istedikleri gibi görevlerini yapacaklar. Mahkemede ise şu anda en çok konuşulan Müslüman kadınların türbanı. 

Karşıtların gerekçeleri federal devletin “Çok kültürlülüğü” temel alan Kanada İnsan Hakları Bildirgesi. Ve bildirge şöyle bir tümceyle başlıyor: “Kanada, Tanrı’nın üstünlüğünü tanıyan ilkeler üzerine kuruludur... Konu üzerine kafa yoran laiklik yanlısı bilim insanları ve özellikle laikliğin söz konusu olmadığı ülkelerden acılar çekerek gelen eylemciler, “Adaleti eşit sağlamak için yasalar hukuk ya da bilim gibi nesnel temellere dayanmalıdır, ancak kesinlikle inanca dayanmamalıdır” görüşünü vurguluyorlar ve ekliyorlar. Kanada İnsan Hakları Bildirgesi’ndeki o madde şu tümceyle değiştirilmelidir: “Kanada devleti laiktir, hukukun ve bilimin üstünlüğünü tanıyan ilkelere dayanmaktadır... Tersi değil.”

[email protected]