Sadece 10 ayda üstü örtüldü

Takvimler 17 Aralık 2013’ü gösterdiğinde Türkiye güne gündeme bomba gibi düşen bir rüşvet ve yolsuzluk soruşturmasıyla uyandı.

18 Aralık 2015 Cuma, 06:51
Abone Ol google-news

Takvimler 17 Aralık 2013’ü gösterdiğinde Türkiye güne gündeme bomba gibi düşen bir rüşvet ve yolsuzluk soruşturmasıyla uyandı. 7 Şubat 2012’de MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın ifadeye çağrılmasıyla başlayan AKP-Gülen kavgasında 17 Aralık operasyonuyla bombanın pimi çekildi. Aradan geçen 2 yılda Türkiye’de dosyaların üstü örtülürken 17 Aralık soruşturmasının bir numaralı şüphelisi Rıza Sarraf’ın ortağı olduğu belirtilen Babek Zencani İran’da yargılanıyor.

17 Aralık 2013 sabahı şimdi çoğu ya tutuklu ya da şüpheli olan İstanbul Mali Şube ve Organize Şube Müdürlüğü polisleri tarafından gerçekleştirilen operasyonun simgesi bürokratların ve bakan çocuklarının evlerinden çıkan para dolu ayakkabı kutusu ve para sayma makinesi oldu. Soruşturmaların kapatılmasının ardından paralar geri alınırken para sayma makinesi uzun zaman adliyenin emanetinde kaldı.

Magazinden ana habere

Bir dönem ismini yalnızca magazin haberlerinden, sevgilisi olan Ebru Gündeş’e yaptığı romantik jestlerle Reza Zarrab olarak duyduğumuz İran asıllı Azeri işadamı Rıza Sarraf’ın da bu rüşvet çarkında olduğunu öğrendik. Ortaya dökülen tapelere göre Sarraf rüşvet ağını ayarlıyordu. Sarraf hakkındaki bütün iddialara karşın, 19 Nisan 2014’te çıkarıldığı hükümete yakın TV kanalında “Cari açığın yüzde 15’ini ben kapattım” diyerek kendini kahraman ilan etti.

Salvo üstüne salvo

İktidar kanadında 17 Aralık’ın şoku henüz atlatılamamışken emniyetin gözaltı kararını yerine getirmediği için operasyona dönemeyen 25 Aralık soruşturmasının varlığından haberdar olduk. Bu defa iddialar daha vahimdi. Bu soruşturmanın başrol oyuncuları dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan ve onun yönetim kurulunda olduğu TÜRGEV’di. Sonradan tutuklanan Mali Şube Müdürü Yakup Saygılı, ifadesinde TÜRGEV adına verilen tüm hayati kararların Erdoğan tarafından verildiğini ve vakfın gizli yöneticisi olduğunun anlaşıldığını söyleyecekti.

10 ayda takipsizlik

Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük rüşvet ve yolsuzluk soruşturmaları olan 17-25 Aralık soruşturmaları da Türkiye tarihindeki yerini “takipsizlik kararı” olarak aldı. 17 Aralık soruşturmasının üzerinden sadece 10 ay, 25 Aralık’ın ise 9 ay geçtikten sonra rafa kaldırıldı.

Göstermelik dava

17 Aralık soruşturmasının ayaklarından biri olan ve o dönem Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir’in de şüphelileri arasında yer aldığı dosyaya ilişkin dava hâlâ devam ediyor. Ancak davada yargılananlara atılı suçlamalar ise haklarında ortaya atılan iddiaların yakınından bile geçmiyor.