Saray'a isyan

Hükümeti ‘Benimle istişare etmiyorlar. Gazetelerden okudum’ diyerek gazetecilere ‘şikâyet’ eden Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç rest çekti. Erdoğan’ın her şeyden haberdar olduğunu vurgulayan Arınç, “Açıklamaları kişiseldir ve kendisini yıpratabilir” dedi. Arınç’ın ‘ekranda konuşma’ tavsiyesi de dikkat çekti.

21 Mart 2015 Cumartesi, 21:47
Abone Ol google-news

Yüce Divan oylaması, Merkez Bankası, MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın milletvekili adaylığı konularında hükümetle ters düşen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a “İzleme Heyeti’ne olumlu bakmıyorum” sözleri nedeniyle hükümetten ilk kez çok sert açıklama geldi.

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, hükümetin İzleme Heyeti konusunda kararlı olduğunu vurgulayarak, çözüm süreci konusunda sorumluluğun hükümette olduğunu söyledi. Arınç, Erdoğan için “Açıklamaları kişiseldir. Ekran önünde yapmak yerine başbakana doğrudan iletmelidir” dedi. Arınç şu açıklamaları yaptı:

Ülkeyi hükümet yönetir:

Çözüm süreci konusunda bugüne kadar atılan adımların bir noktası da bir İzleme Heyeti’nin oluşturulmasıdır. Hükümetimiz bunu faydalı görmektedir, sadece bunu değil uygulama usul ve esasları içinde kimin hangi görevleri yapacağı ve sonunda da çözüm sürecinin nasıl nihayete ereceği konusunda bir yol haritamız mevcuttur. Hükümet bundan sorumludur, ülkeyi yöneten de hükümettir.

Kişisel düşüncesidir:

Bugün geldiğimiz noktadan yarın geleceğimiz noktadan sayın Cumhurbaşkanı’nın habersiz sayılması mümkün değil. Herşeyi çok iyi bilmektedir. Yani ‘Bunu soğuk ya da sıcak karşıladım” şeklindeki beyanları kendi hissi beyanlarıdır, kendi düşünceleridir. Sorumluluk hükümetimizin üstündedir.

Ekran önünde konuşma:

Yapılan yorumlar ve verilen cevaplardan görüyorum ki sayın cumhurbaşkanımızın bu tür konuşmaları eleştirilere yol açabilir, bu haksız ya da haklı eleştiriler sebebiyle sayın Cumhurbaşkanımız üzülebilir yıpranabilir. Dolayısıyla sadece bu olayda değil bundan önceki başka olaylarda da sayın Cumhurbaşkanımızın düşüncelerini ekran önünde ifade etmesi ve bununla hükümetimizi belki de eleştiriyor noktaya gelmesi hükümetimizi de elbette yıpratabilir. Kendi düşüncelerini ekran önünde bir eleştiri olarak getirmesinden hükümetimiz adına değil ama sayın cumhurbaşkanımızı çok sevdiğimiz için onun yıpranabileceği düşüncesiyle buna elbette uygun görmediğimi ifade etmek zorundayım.

Sayın başbakanımız ya da hükümetimiz üzerinde tercihleri farklı olduğu için tepki göstermek yerine bunların bizzat ifade edilmesinin veya hükümetimizin sorumluluğunu bilerek sayın cumhurbaşkanımızın buna yönelik konuşmalar yapmasının daha doğru olacağını düşünüyorum ve kendisinden bunu saygıyla rica ediyorum.

Heyet’te kararlıyız:

İzleme Komitesi’ne ihtiyaç olduğu, bunun faydalı sonuçlar verebilecğini düşünüyoruz hükümet olarak, bunu uygulamakta da kararlıyız. Bu konuyu çözüm süreci içinde yer alan aktörlerle dürüst ve birebir ilişkilerimizi götürmek mecburiyetindeyiz. Mesela eğer dünkü konuşma olmasaydı bugün İmralı’dan Nevruz dolayısıyla verilen mesaj acaba nasıl olabilecekti? O mesajın içindeki çok olumlu noktaları düşünerek bunun çok daha ileri bir aşamayı hedef gösterebileceğini de tahmin ediyorum. Ancak verilen mesaj bu haliyle bile olumludur umut vericidir.

Yaklaşık 3 yıl önce Erdoğan başbakanken Akil İnsanlar Heyeti’nin bizzat kurulmasına öncülük etti. Bu isimleri kendileri de çok sever, çok takdir eder. Sayın Yalçın Akdoğan’ın, sayın başbakanımızın süreçle doğrudan ilgili olan arkadaşlarımızın söylediklerine itibar edilmeli.