Sav, Savunma Yürüyüşü için Bakan Soylu ile görüşmesini anlattı, düzenlemeyi eleştirdi: ‘Çoklu baronun dünyada emsali yok’

Bir dönem Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanlığı ve Ankara Barosu Başkanlığı yapan Önder Sav, iktidarın “çoklu baro” kurma çalışmasının “sakıncalı” olduğunu belirterek “Ölü doğacak bir kanundur. Nispi temsil de çok fazla geçerli değildir. Barolar, siyasi parti değildir” dedi.

25 Haziran 2020 Perşembe, 06:00
Abone Ol google-news

Bir dönem Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanlığı ve Ankara Barosu Başkanlığı yapan Önder Sav, iktidarın “çoklu baro” kurma çalışmasının “sakıncalı” olduğunu belirterek, “Çoklu baro dünyada emsali görülmemiş bir uygulamadır. Ölü doğacak bir kanundur. Nisbi temsil de çok fazla geçerli değildir. Barolar, siyasi parti değildir” dedi.

Sav, baro başkanları tarafından sırtları dönülerek protesto edilen TBB Başkanı Metin Feyzioğlu’nun yaşadığı o görüntülerin Barolar Birliği’nin tüzel kişiliğine zarar verdiğini söyledi. Cumhuriyet’e konuşan eski CHP Genel Sekreteri, avukat Önder Sav, önceki gün İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yu arayarak, yaşanan yürüyüş krizine ilişkin yaptığı konuşmanın ayrıntılarını anlattı.

TBB ve Ankara Barosu Başkanlığı yapmış birisi olarak, baro başkanlarının polis tarafından barikat içine alınması görüntülerini üzüntüyle izlediğini ifade eden Sav, şunları kaydetti: “Görüntüleri izleyince ne yapmam gerektiği konusunda düşündüm. Oraya giden insanların bile oraya sokulmadığını gördüm. O sabah İçişleri Bakanı’na ulaştım. Bu konudaki gelişmelerin çok sağlıklı olmadığını, toplum, barolar, savunma mesleği açısından iyi sonuç vermeyecek gelişmelere doğru gideceğini ifade ettim. Birlik Başkanlığım sebebiyle bu camiayı iyi bildiğimi, kendimin de zamanında bu tür tartışmalar içinde olduğumu, zamanın siyasal iktidarlarıyla görüş ayrılığına düştüğünü, avukatların çıkarları doğrultusunda akılcılığı ön planda tutarak uzlaşmacı bir çizgi izlemeyi, sağduyunun egemen olması, siyaset adamlarının krizlere neden olmaktan çok, krizleri çözmesi gerektiğini belirterek, İçişleri Bakanı’ndan anlayışlı davranacağını düşündüğümü ifade ettim.”

Bu konuda önceden baro başkanları ile görüşerek aldığı barikatların kaldırılması, 150- 200 metre yürüme, sonrasında otobüsler ile Anıtkabir’e gitme çözüm önerisini Süleyman Soylu’ya ilettiğini aktaran Sav, “Sayın Bakan, çok saygılı dikkatli şekilde dinledi. Bu konuda gereken kolaylığın gösterilmesinin uygun olacağını, ortadaki gerginliğin kalkacağını ifade ettim. Bakan, bunun değerlendirmeye alınacağını söyledi. Kısa süre sonra sağduyu egemen oldu. Barikatlar kaldırıldı, yürüyüş gerçekleştirildi” dedi.

HOŞ BİR GİRİŞİM DEĞİL

Sav, iktidarın baroların yapısını değiştirme, çoklu baro getirme planını sakıncalı bulduğunu da söyledi. İktidar mensuplarının demeçlerinden anladığı kadarıyla buna ilişkin bir niyetin olduğunu ifade eden Sav, şu değerlendirmede bulundu: “İktidar; Ankara, İstanbul, İzmir gibi avukat sayısı 5 binin üzerinde olan barolarda farklı anlayışlarda barolar kurulabileceği izlenimi verdi. Baroları bölmek, dünya görüşlerine göre tasnif etmek çok hoş bir girişim değil. Barolar, anayasada da tanımı yapıldığı gibi kanunla kurulmuş, kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşlarıdır. Böyle bir meslek kuruluşunun diğer derneklerden elbette farkı vardır. Avukat, yargının kurucu unsurlarından bağımsız savunmayı serbestçe temsil eder. Yargıç, savcı ve avukat üçgeniyle adalet ortaya çıkar. Biri aksarsa adalet tam gerçekleşemez. Barolar, çağdaş demokrasilerde bir baskı grubu olarak nitelendirilir. Baskı grubu demek,şiddet uygulamak değildir. Düşüncesini söyleyerek, tartışarak, yanlıştan iktidarları döndürme kuruluşudur. Hem yargı bakımından hem hukukun üstünlüğü bakımından savunma çok önemlidir. Barolar, elbette duyarlılıklarını sergileyecekler.”

Çoklu baro fikrini dünyada emsali görülmemiş bir uygulama olarak nitelendiren Sav, “Uygulanma şansı yoktur. Ölü doğacak bir kanundur. Nisbi temsil de çok fazla geçerli değildir. Baro siyasi parti değildir. Siyasal partilerin seçimlere katılma yöntemleri ile barolardakini birbirine karıştırmamak lazımdır” dedi.

METİN FEYZİOĞLU’NA ELEŞTİRİ

Feyzioğlu’nun TBB Başkanı olarak yaptığı uygulamaların diğer barolar tarafından sertçe eleştirildiğinin anımsatılması üzerine Sav, “Ben olsam farklı davranırdım. Meslektaşların duyarlılığı olan şeylerde inatlaşmak yerine tüm baroları arkama alarak mesleki dayanışma içinde olmaya özen gösterirdim” dedi. Sav, baro başkanlarının Feyzioğlu’nu arkalarını dönerek protesto etmesine ilişkin, “O görüntüleri izleyince çok üzüldüm. Birlik başkanının böyle bir duruma düşmesi, kendi kişiliğinden ziyade, barolar birliğinin tüzel kişiliğine yakışmaz ve zarar verir” dedi. Sav, Feyzioğlu’na yönelik istifa çağrılarına ilişkin ise “İstifa kişisel tasarruftur. Kendisinin bileceği iştir” yorumunu yaptı.