Şekerin tadı kaçtı

Şeker Kurumu tarafından nişasta bazlı şeker kotasının yüzde 30 arttırılması pancar üreticisini vurdu. Pancar şekeri üretiminde 75 bin tonluk azalma olacak, 20 bin tarım işçisi işsiz kalacak.

22 Ağustos 2015 Cumartesi, 23:21
Abone Ol google-news

Şeker Kurumu tarafından 250 bin ton olarak belirlenen nişasta bazlı şeker (NBŞ) kotasının, Bakanlar Kurulu kararıyla yüzde 30 artırılması pancar üreticisini endişelendirdi. Şekerpancarı yerine mısır, patates ve buğday gibi ana hammaddesinin dışındaki ürünlerden elde edilen nişasta bazlı şeker (NBŞ) üretim kotası her yıl yüzde 20- 35 oranında artırılıyor. Son olarak Şeker Kurumu tarafından 250 bin ton olarak belirlenen kota, Bakanlar Kurulu kararıyla yüzde 30 artırılarak 325 bin tona çıktı.

Şekerpancarı yerine mısırdan elde edilen NBŞ’ler ketçap, toz kahve kreması, bisküvi, meşrubat, şekerleme, hazır meyve suyu, çikolata, gofret, hazır puding, kek, hazır çorba gibi pek çok üründe kullanılıyor. Türkiye’de şeker sektörü bünyesinde yer alan yedi tane pancar şekeri, beş tane nişasta bazlı şeker üreticisi olmak üzere toplam 12 şirkete kota tahsis ediliyor.

Şeker Kanunu’na göre ülke toplam şeker kotasının yüzde 10’una kadar NBŞ üretimine izin verilirken; Bakanlar Kurulu, bu oranı yüzde 50 artırma ve azaltma yetkisine sahip. Bununla birlikte Bakanlar Kurulu’nun bu kotayı son 10 yılda sürekli arttırdığı dikkat çekiyor. Karar sonrası çiftçiler şeker piyasasındaki dengenin pancar üreticileri aleyhine bozulduğunu ve NBŞ kullanımıyla ekonomide 180 milyon liralık bir kaybın oluştuğunu belirtti.

 

Lobiler çalışıyor

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Genel Başkanı Özden Güngör’e göre Türkiye tarımı ve ekonomisi açısından şekerpancarı tarımı ve şeker üretimi milyonlarca ailenin ve bireyin geçimi, geleceği, geliri ve istihdamı demek.

Şeker sanayi, hayvancılık ve yem girdisi başta olmak üzere şekerpancarının birçok konuda Türkiye’nin stratejik ürünlerinden olduğunu söyleyen Güngör, tüm güçleriyle şekerpancarından yapılan şekerin yerini glikoz, izoglikoz ve fruktoz şurubuna bıraktırmak isteyen lobilerin var güçleriyle çalıştığını söyledi. Amaçlarının Türkiye’nin ve çiftçinin çıkarı, şekerpancarının sürdürülebilir üretimi ve topluma sağlıklı, doğal şeker yedirmek olmadığını kaydeden Güngör, buradaki amacın şeker fabrikalarının özelleştirilmesi olduğunu belirtti. Bir yandan şekerpancarı üretimine kotalar getirilmesi; öte yandan çiftçinin üretimini sürdürememesi sonucu ortaya çıkacak olası şeker açığının ihracat geri ödemeleri ile desteklendiği için “daha ucuz”a şeker üreten ülkelerden ve özellikle AB’den ithal edilerek kapatılacağını ifade eden Güngör, pancar çiftçisinden esirgenen kaynakların AB’nin pancar, ABD ve Arjantin’in mısır üreticilerine ve çokuluslu agro-sanayi tekellerine aktarılacağını savundu.

 

4.4 milyar dolarlık kayıp

Şeker-İş Başkanı İsa Gök, Türkiye’de neredeyse her yıl yaklaşık yüzde 50 oranında artırılan NBŞ kotalarını pancar üreticisi ve gıda güvenliği ile halk sağlığı açısından talihsiz bir politika kararı olarak gördüğünü belirtti.

Türkiye’de yüzde 10 olan NBŞ kotasının yüzde 30 oranında artırılmasının pancar şekeri üretimi üzerinde 75 bin tonluk daralmaya neden olduğunu söyleyen Gök, bu durumun 126 bin dekar alanda pancar tarımı yapılamaması ve 180 bin ton besi hammaddesi olan küspenin ve kozmetik, ilaç, alkol gibi sektörlerde kullanılan yaklaşık 30 bin ton melasın yok olması demek olduğunu söyledi.

Gök aynı zamanda pancar şekerinin üretim kapasitesinde oluşacak düşüş neticesinde doğrudan istihdam ve nakliye sektörünün yaşadığı daralma ile tarımsal istihdamda yaklaşık 20 bin tarım işçisi işsiz kaldığını belirtti.

 

İstihdam azaldı

Bunların yanında ekonomide yaklaşık 180 milyon lira kayıp oluştuğunu kaydeden Gök, son 13 yılda yapılan yüzde 25 ila 50 oranlarındaki NBŞ kota artışları neticesinde uğranan kayıpları şöyle sıraladı:

2.5 milyon tonluk şekerin üretilememesi, 320 bin hektar alanda pancar tarımı yapılamaması, 4.4 milyar dolarlık üretim ve katma değer kaybı, 80 bin tarım işçisinin işini kaybetmesi, 6.3 milyon ton küspe, 840 bin ton melasın üretilememesi ve dolayısıyla 210 bin tonluk et açığının oluşması, pancar şeker sanayisinin yüzde 60 kapasiteyle çalışması neticesinde maliyetlerin artması.

 

Şeker tüketimi 1.84 büyüdü

Dünyada üretilen şekerin yüzde 99’u şeker kamışı ve şeker pancarından elde ediliyor. Bu yüzde yüz kabul edilirse, halen dünyada üretilen beyaz şekerin yüzde 76’ı kamıştan ve yüzde 24’ü de şeker pancarından elde ediliyor. Dünyanın önde gelen kamış şekeri üreticileri Brezilya, Hindistan, Çin ve Tayland olup, bu ülkelerin üretimleri ve arz-talep dengeleri doğrudan dünya şeker piyasalarını etkiliyor. 2014/15 döneminde bu ülkelerin şeker üretimlerinde önemli miktarda düşüş gerçekleşmişse de, Brezilya, Çin ve Tayland dünya şeker üretiminin yaklaşık yüzde 34’ünü karşılıyor. 2012/13 ve 2013/14 dönemlerinde düşüş gerçekleşen Hindistan şeker üretiminin, 2014/15 döneminde bir önceki yıla göre yüzde 5.6 artırarak 25.8 milyon tona ulaşması bekleniyor. Dünyanın dördüncü büyük üreticisi olan Çin’de de 2014/15’te üretim geçen yıla göre yaklaşık 1.3 milyon ton azalarak 14.2 milyon tona ulaştı. Türkiye ise yüzde 1.3’lük payla 15’inci sırada yer alıyor.

Dünya şeker tüketimi 2014/15 döneminde yüzde 1.84 oranında büyüdü. Şeker tüketimi Uzakdoğu, MENA (Ortadoğu ve Kuzey Afrika) ülkeleri, Sahraaltı Afrika’daki büyüme, dünya ortalamasının üzerinde gerçekleşti.

Çiftçilerin dörtte üçü üretimi bıraktı

Dünyanın en büyük şeker üreticisi Brezilya olup, dünya üretimindeki payı yüzde 22’nin üzerinde. Bu ülkeyi yüzde 16’lık payla Hindistan ve yüzde 8’lik payla Çin takip ediyor.

Türkiye yüzde 1.3’lük payla 15’inci sırada yer alıyor. İl bazında en yüksek üretim Konya’da (yüzde 29) gerçekleştirilirken; bu ili Yozgat (yüzde10) ve Aksaray (yüzde 7) izliyor. Türkiye’de 300 bin hektar alanda şekerpancarı ekiliyor. 1998’de 22 milyon ton olan şeker pancarı üretimi 2014’te yüzde 23 azalarak 17 milyon tona gerilerken, çiftçi sayısı da 450 binden 130 binlere düştü. Buna karşılık aynı dönemde hektar başına verim 44 tondan 57 tona yükseldi.

Nişasta bazlı şeker kayıtlı üretimi de yılda 600 bin tona yaklaştı. Kota dışında kalan yaklaşık 230 bin ton yurtdışına ihraç edilmesi gerekiyor. Doğrudan ihracat miktarı 2014’te 167 bin 200 ton düzeyinde gerçekleşti.

YARIN: SANAYİCİLER VE DOKTORLAR NE DİYOR?