Selma Altan 5 aydır mahkemesini bekliyor

Selma Altan, insan hakları savunucusu ve Tutuklu ve Hükümlü Aileleriyle Yardımlaşma Derneği (TUHAY-DER) üyesi. 5 ay önce yapılan bir operasyonla gözaltına alınıp tutuklandı.

10 Nisan 2020 Cuma, 06:00
Selma Altan 5 aydır mahkemesini bekliyor
Abone Ol google-news

Altan’ın iddianamesi “görevsizlik”, “uyuşmazlık” gerekçeleriyle mahkemeler tarafından kabul edilmediği için Yargıtay 5. Ceza Dairesi’ne gönderildi.

5 aydır tutuklu Altan’ın kardeşi Sevinç Altan, “Yargıçlar karar vermeye çekindikleri için dosyayı birbirlerine atıyorlar. Mahkemeye çıksa belki bırakılacak. Bugün ablamın doğum günü 71 yaşına giriyor.

KOAH ve yüksek tansiyon hastası, salgından dolayı telefon üzerinden görüşüyoruz. Yürümekte güçlük çekiyor. Doktorunun önerisiyle baston gönderdik ama almadılar. Arkadaşları paspas sapından baston yapmış.

Salgından ve hastalıktan dolayı ablamın hayatından endişeliyiz” dedi. Kasım ayında gözaltına alındıktan sonra “Siyasi tutuklu insanları ziyaret ederek örgütle içerinin bağlantısını sağlamak” ve “örgüt yöneticiliği” suçlamalarıyla karşı karşıya kalan Selma Altan, Şakran Cezaevi’nde tutuklu. Altan ile aynı operasyonda gözaltına alınan 11 kişi tahliye edilmesine karşın Altan’ın “yaş ve sağlık sorunlarını” gerekçe gösterilerek yapılan tüm tahliye talepleri reddedildi.

‘CANINA KAST EDİLİYOR’

Görüşülen İnfaz Yasası’nı “ayrımcı ve düşmanca” olarak niteleyen Altan, şunları anlattı: “Korumakla yükümlü olduğu insanlardan birine bir zarar gelirse bunun sorumluluğu devlette, Adalet Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı’nda, bizim de elimiz onların yakalarında olacak.

Ablamın yapıp ettikleri haklar çerçevesinde ve belki de herkesin yapması gerekendi zaten, suç sayıldı, özgürlüğünden mahrum edildi. Şimdi ise özellikle de bu şartlarda canına kastediliyor. Özel af yasası olarak da değerlendirilen ve şu günlerde Meclis’te görüşülen yeni infaz yasası da iktidarın düşmanca ve ayrımcı tutumunun devamı niteliğinde. Salgınla birlikte gündeme getirilen ama salgına dair olduğu kuşku götürür yasa tasarısı şu haliyle geçerse mahpusları salgın ile baş başa bırakıp bir nevi ölüme sürükleyecek demektir.”