Şiddetin gözünden detaylar!

Çalışmada, cinayete kurban giden kadınların aileleri, şiddet faili erkekler, ailelerini öldürdükleri için cezaevinde olan katiller, kadın hakları aktivistleri, failler için şiddet müdahale programları yürütenler, savcılar, politikacılar, polisler ve sağlık çalışanlarının hikâyelerini de toplumsal detaylarla aktarılıyor. Kitap, İstanbul Sözleşmesi’nin kadınları nasıl yaşattığını kavrayabilmek için de önemli bir kaynak.

19 Ocak 2021 Salı, 13:38
Abone Ol google-news

Kadına yönelik şiddet, ev içi şiddet, aile içi şiddet, yakın ilişki şiddeti... Tüm dünyada kadınların maruz kaldığı baskıyı tanımlarken kullanılan ifadeler bunlar ancak bu şiddetle mücadele edenler, dünyada her coğrafyada ve kültürde karşımıza çıkan erkek şiddetini tanımlamak için bu ifadelerin tam olarak yeterli olup olmadığını tartışıyorlar.

Rachel Louise Snyder bu kitabı yazarken on yıl boyunca Amerika’da cinayete kurban giden kadınların aileleri, şiddet mağduru kadınlar, şiddet faili erkekler, ailelerini öldürdükleri için cezaevinde olan katiller, kadın hakları aktivistleri, failler için şiddet müdahale programları yürütenler, savcılar, politikacılar, polisler ve sağlık çalışanlarıyla görüştü.

Her birinin hikâyesini kapsamlı ve şiddetin özüne inen toplumsal detaylarla aktaran Snyder, aynı zamanda şiddet önleme ekiplerinin çalışmalarını yakından inceledi. Aile içi şiddet çağrılarına nasıl yanıt verildiğini görebilmek için farklı eyaletlerde polislerle devriyeye çıktı. Ve cezaevlerindeki şiddet müdahale programlarına katılarak pratikte şiddetle mücadelenin detaylı bir haritasını çıkardı.

Bu harita sadece kadına yönelik şiddetle mücadelenin mevcut yollarını göstermiyor, aynı zamanda eksik yolları ve kurulması gereken köprüleri de işaret ediyor. Görünmeyen Yaralar, mağdurları şiddete karşı korumak ve ayrımcılığın önüne geçmek için atılması gereken adımları, kadın cinayetlerini önleyebilmek için sistemlerin neden ve ne yönde değişimlere mecbur olduğunun altını çiziyor.

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ YAŞATIR!

Önleyici mekanizmaları anlayabilmek için şiddeti üç farklı katmanda ele alan Snyder, ilk bölümde şiddet mağdurlarına odaklanıyor ve aile içi şiddetin cinayete uzanan yapısını inceliyor. İkinci bölümde şiddetin kaynağı olan faillerle görüşüyor ve ceza sistemindeki boşlukların yanı sıra erkek şiddetini yaratan toplumsal kökenleri ele alıyor. Son olarak da şiddeti önlemek için ön cephede çalışan kolluk kuvvetleri, şiddet önleme ve izleme merkezleri, sağlık çalışanları ve kadın hakları savunucularıyla bir araya geliyor.

“Mağdur neden şikayetini geri çeker?”, “Şiddet gören kadın neden partnerini terk etmez?”, “Erkek neden şiddete yönelir?”, “Şiddet failleri değişebilir mi?” ve “Aile içi şiddet neden bir kamu sağlığı sorunudur?” gibi sorulara yanıtlar arayan Görünmeyen Yaralar; aile içi şiddetin önüne geçilmesi için bugün en önemli köprü olan İstanbul Sözleşmesi’nin ulusal televizyon kanallarında ve TBMM’de tartışmaya açıldığı Türkiye için de yakıcı bir önem arz ediyor.

Amerika’da aile içi şiddetle etkili bir şekilde mücadele etmeye kararlı eyaletlerde kolluk kuvvetleri, sağlık çalışanları, hakimler ve hak savunucuları tarafından yaygın olarak okunan bu kitap, İstanbul Sözleşmesi’nin kadınları nasıl yaşattığını kavrayabilmek için de çok önemli bir kaynak.

Görünmeyen Yaralar - Aile İçi Şiddet Hakkında Bilmediklerimiz Bizi Öldürebilir / Rachel Louise Snyder / Çeviren: Gül Korkmaz / Okuyan Us Yayınları / 428 s. / 2020.