Sinemamızın Hikmet Bey’ini kaybettik

Yıllarca Emek Sineması’nın müdürlüğünü yapan, sinema dünyamızın nazik ve çelebi ismi, sevenlerinin ‘Hikmet Bey’i, Hikmet Dikmen hayata veda etti.

19 Nisan 2020 Pazar, 18:11
Sinemamızın Hikmet Bey’ini kaybettik
Abone Ol google-news

Emek Sineması denince neredeyse her fotoğrafta o var. Güler yüzü, nazik tavırları ve engin bilgisiyle İstanbul Film Festivali’nin vazgeçilmez simalarından Hikmet Dikmen tüm camia tarafından sevilen, sayılan biriydi.

‘EMEK’İ ASIL ŞİMDİ KAYBETTİK’

Uzun yıllar İstanbul Film Festivali’nin yöneticiliğini yapmış olan Hülya Uçansu onu şu sözlerle andı: “Hikmet Bey Emek Sineması’nın gülen yüzü, kıymetli işletmeci İsmet Kurtuluş’un sağ koluydu. Adeta tek başına bir halkla ilişkiler şirketi gibi çalışma kapasitesi olup Emek Sineması’nı “bir gönül mabeti gibi” her bir sinemaseverin gönlüne kazıyan, hayatımızın unutulmaz  parçası yapan kişiydi. Sanırım Emek’i asıl şimdi kaybettik.”

Hülya Uçansu onunla ilgili sayısız anısından birini anlattı: “İlk gün ilk seanslardan birinde Wenders’in Olayların Gidişatı’nda salon oluk oluk boşalmaya başladı. Hikmet Bey terk edenleri durdurmaya çalışıyordu: “Beyefendiciğim nereye gidiyorsunuz? Ben filmi gördüm. Doğrusu çok istifade ettim. İnsana boşu boşuna Venedik’te Altın Aslan vermezler.”

“EVLADIMI KAYBETTİM”

Emek Sineması ile özdeşleşen Hikmet Dikmen sinemanın kapanmasından sonra Sabah gazetesinden Olkan Özyurt’a bir röportaj vermiş ve şunları söylemişti: “Emek Sineması benim mabedimdi. Kapatılınca bunalıma girdim. İnsan evladını kaybetmiş gibi oluyor. Daha yeni yeni kendime geliyorum.” 

Sinemanın yıkımını protesto etmek için yapılan yürüyüşe de katılan Hikmet Bey sinema kapandıktan sonra İstanbul’dan ayrılıp Çınarcık’a yerleşmişti. 2016’da Socrates dergisi için yapılan söyleşide ise Emek macerasını şöyle anlatmıştı: “1956’da Almanya’ya işçi olarak gidecektim, Emek’te de zabıta olmak isteyenleri sınava sokuyorlardı. O sinemanın kokusunu aldıktan sonra ne Almanya kaldı ne başka bir şey! Hiç unutmuyorum; bir kasiyer vardı, Ayfer. Bana ‘Sen o sinemanın tozunu aldın ya, nah gidersin bir yere, gidemezsin!’ demişti. Ne kötü hastalıkmış abi bu ya, ne kötüymüş. Bütün hayatım allak bullak oldu, hep sinema, hep sinema, hep sinema…”

Hikmet Dikmen’in cenazesi yarın (pazartesi) öğle namazından sonra Feriköy Mezarlığı’na defnedilecek.