Siyasetin Ayasofya’da namaz kılma kriterleri

Başkan’ın, 24 Temmuz günü kıldırdığı namazda, hutbeye elinde kılıçla çıkıp, müze yapılması iradesine beddua okuması tartışmalarına, 8 Ağustos’ta Akşener’in ‘evine dön’ tartışmaları eklendi..

10 Ağustos 2020 Pazartesi, 06:00
Siyasetin Ayasofya’da namaz kılma kriterleri
Abone Ol google-news

24 Temmuz gününe denk düşürülmüş ilk cuma namazından iki hafta sonrası, 7 Ağustos cuma günü kılınan öğle namazında, Cumhurbaşkanı Erdoğan yine Ayasofya’da, “Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi”nde Diyanet İşleri Başkanı’nın arkasındaydı.

Başkan’ın, 24 Temmuz günü kıldırdığı namazda, hutbeye elinde kılıçla çıkıp, müze yapılması iradesine beddua okuması tartışmalarına, kolaylıkla nokta konulması söz konusu değilken.. Siyasetin, Ayasofya’da namaz kılma kriterleri üzerinden yaratmayı, üretmeyi başardığı yeni yeni tartışma gündemleri, yaşamsal sorunlarımızın hepsinin üzerinde konuşulur olmaları sağlanmıştı.

İYİ Parti Başkanı Meral Akşener, çevresinden virüs bulaşıklıklarının çıkması gerekçeli, 24 Temmuz cuma namazına katılmamış ancak sonrasında özel bir gün içinde Ayasofya’da namazını kılmıştı. MHP lideri fırsatı kaçırmamış İYİ Parti liderine kamuoyu üzerinden “evine dön” çağrısını yapmıştı. Günler, geceler, kastının eski partisine mi, yoksa evine mi dönmesi olduğu tartışılıp duruldu..

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kestirmeden bir cumayı atlamış olarak katıldığı Ayasofya’daki cuma namazı üzerinden devreye girdi. Diyanet İşleri Başkanı’na yöneltilen istifa etmesi zorunluluğu baskılarına karşı arkasında duruşu ile de yetinmeden, Bahçeli-Akşener üzerinden tartışmalarda da doğrudan Bahçeli’den yana ağırlık koyarak taraf oldu.

Namaz çıkışı, Ayasofya görüntüsü eşlikli hazırlanmış düzenekte gazetecilerin sorularını yanıtlarken Akşener’e yakışanın, Bahçeli’nin partiye dönüş davetini kabul etmesi olduğu açıklamasını yaptı.

Muhalefet cephesi söz konusu tabloyu, Saray yönetiminin yaşamın her alanına dönük sıkışıklıklarının açık itirafı olarak değerlendirse de cuma namazı üzerinden zıt yaklaşımlı değerlendirmeler de her zamanki gibi çelişkili, çatışmacılık içerikliydi.

Doğrusu muhalefet cephesinin kullandığı cuma namazı fotoğraf kareleri arasında yer alan, salgın sürecinde bulaşıyı göz ardı eden, Erdoğan’la birlikte fotoğraf çektirebilme yarışı bir başka çaresizliğin, çarpıklığın belgesi gibiydi.. Sevgiden mi? Yoksa çaresizlik içinde, iş, torpil, öncelik başvurularında belge olarak kullanılabilmesi amaçlı da olabilir miydi?

TARİHTEN, AYASOFYA’DA KILINAN KORSAN NAMAZ SAVAŞLARI

Siyasal İslamcıların, hele de Sünni mezhep üzerinden yürüyen cemaatler, tarikatler ağırlıklı, Türkİslam, Kürtİslam ayrımcılığı bile yapmadan, tarikatmezhep ağırlıklı Ayasofya da namaz kılmayı simge, idol yaptıkları bilinmez değil ki.. Önce, çoğunluğu aktif gazeteciliğimin içinde yaşanmış olan eylemler için “Bu kadar çok, bu boyutta sertlik, taşkınlık içerikli miydiler?” sorgulamasını yapmış olsam da.. Bir tek zarfı çok da doldurmamış, var olan görselleri tarih sıralamasına aldım. Anlam, içerikleriyle sizlerle de paylaşmak görevimiz..

“Kanlı Pazar” olaylarının birinci elden örgütlenmesi sorumluluğunun doğrudan doğruya MTTB’ye ait olduğunu kamuoyu, hele de Cumhuriyet okurları bilmez değiller. MTTB Başkanı İsmail Kahraman, bilindiği üzere Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “ağbeyim” diyerek elini saygı ile öptüğü, Meclis Başkanlığı’na da getirdiği bir kişi. Doğrusu 2002’de Milli Görüş’ten, partilerinden kopup AK Parti kurucuları arasında giren ünlü isimler arasında Gül ve Arınç başta olmak üzere birkaç MTTB’li sayılıyordu.

Uzatmadan MTTB yöneticilerinin, başkanları İsmail Kahraman başta Ayasofya’da kıldıkları namazın görüntülü haberi, 27 Temmuz 1967 tarihli Cumhuriyet gazetesinin birinci sayfasında. İsmail Kahraman ve arkadaşları müzede korsan namaz kıldıklarında, dua ederlerken görüntüleri müzeyi gezen turistler tarafından filme alınmış. Kahraman bir de basın toplantısı düzenlemiş, Papa Paul’ün Türkiye’yi ziyaretinin Hıristiyanlık âlemi çin bazı menfaatlar sağlamak amaçlı olduğunu söylemiş. Papanın Athenagoras’la yaptığı gizli görüşmeyi sorgulamış.

30 Mayıs 1970 tarihli Cumhuriyet’in yine görselli 1. sayfa haber kupüründe “Fethin yıldönümünde iki sağcı grubun birbirine girdiği” başlığı var. Ayasofyayı cami yapma andında buluşan taraflar arasındaki kavgada 5 kişi yaralanmış. Çatışanları polis ayırmış.

14 Mayıs tarihli haber kupürümüzdeki fotoğraftan bu kez Ayasofya’da toplu namaz kılanların kalabalık olduklarına tanıklık ediyoruz. Şükür namazı kılıyorlar. Kuşkusuz korsan namazda kilisenin simge görüntüleri perdelenmemiş. Dönemin MTTB Başkanı Cemalettin Taylan, 29 Mayıs’ta Fetih mitingi düzenleyeceklerini ilan etmekle kalmamış, Fatih Haftası olarak düzenledikleri etkinlikler kapsamında Ayasofya’nın ebedi açılışının yakında olacağını ilan etmiş. Bir gün sonraki haberimizin kupüründe savcılığın Ayasofya Müzesi’nde namaz kılanlara ilişkin polisten bilgi istediği haberi yayımlanmış. 24 Mayıs tarihli haberde ise MTTB Başkanı “Ayasofya’nın ibadete açılmaması Bizansa geri verilmesi demektir” değerlendimesini yapmış.

27 Mayıs tarihli Cumhuriyet’in birinci sayfasında, bu kez cami içinde çok daha büyük bir kalabalığın toplu namaz kıldıklarının görüntüsü eşliğinde ayrıntıları verilen haberde, çok daha büyük bir kalabalığını cami önüne kadar geldikleri, 250 kadar müzeye giriş bileti de satın aldıkları, sonrasında içeride 400 kişiyi bulabilen bir kalabalıkla toplu namaz kıldıklarının ayrıntıları veriliyor, yollarda ve sokak gösterilerinde engellenmedikleri belirtiliyor. Ayrıca MSP’li Bakan Aksay’ın Başbakan Süleyman Demirel’e bir telgraf çekerek Ayasofya’nın yeniden ibadete açılmasını istediği bildiriliyor.

30 Mayıs tarihli Cumhuriyet’in haberinde ise “Erbakan, dün akşam Ayasofya’da kılacağını söylediği namazı gelecek yıla erteledi” başlığı var. Haberin içeriğinde 30 bin kişinin katıldığı Taksim Alanı’ndaki Fetih mitinginde, sabah İzmir’den başlayan etkinlikleri kapsamındaki açıklamalarının bütününde söz konusu erteleme kararını da bildirdiğine işaret ediliyor.