Sokak kedisi

Kedi Teftişte

14 Eylül 2020 Pazartesi, 05:00
Sokak kedisi
Abone Ol google-news

İstanbul’un 16 milyon nüfusuna yetecek, doyuracak kadar kültür sanat mekânı olmadığı malum. Hele Atatürk Kültür Merkezi’nin devreden çıkmasıyla birlikte İDOB, Devlet Opera ve Balesi, yani opera, bale, klasik müzik konserleri salon bulmakta çok zorlandı, Süreyya Opera’sı çok güzel, çok şık ama Asya yakasında ve çok küçük. Sanatçılar oradan buraya savrulur oldu. Zorlu PSM soluk aldıran bir merkez oldu neyse ki. Ama asıl sorun Ataköy, Bakırköy ve Zeytinburnu’nda yeni yapılan konutlar ve bu bölgenin Yunus Emre gibi bir iki küçük salonla sınırlı kalmasıydı. Yalıhan projelerine, bu bölgeyi konuta boğduğu için sıcak bakmadığımı itiraf etmeliyim. İstanbul’un çok büyük bir konut fazlası var ama yarısı satılmış ve içinde oturmaya başladıklarına göre demek hâlâ lüks konut iş yapıyor. Beni ilgilendiren kısmı buradaki eski Fişekhane’nin bir kültür sanat merkezi haline dönüştürüleceği projesiydi ki pandemi koşullarının getirdiği zorluklara rağmen emin adımlarla ilerliyor. Sonunda burayı “teftiş etmeye” gittim! Mekân özenle restore edilmiş, büyük emek verilmiş. Büyük gösteri salonunda genelde Erdal Beşikçioğlu’nun tiyatrosu yer alacak. Ali Güreli İstanbul Contemporary’nin koleksiyonlarıyla Cocoon ismini verdiği galeride bir sergi açmış. Burası da sürekli olacak. Mekânın güzelliği açık hava alanlarının çok olması, özellikle güzel havalarda konserler ve etkinlikler yapılabilir, ki şimdiden İDOB burada Kolaj ismini verdikleri bir bale gösterisi gerçekleştirdi bile. Bir başka güzelliği ticari faaliyet için AVM değil, caddeler ve dükkanlar olması. İki çok isim yapmış lokantanın biri açılmış bile. Gurmeler yaşadı. Benim için iyi olan ise metro ve Marmaray’la ulaşımın çok kolay olması. Yani Sokak Kedisi özel araç kullanmadan gidip gelebilir! Kimse kültür sanatsız, sanatçılar da izleyicisiz kalmasın.