Soyuz 11'in acı öyküsü

Uzay çalışmaları tehlikelidir. Şimdiye dek 18 astronot uzay yolculukları sırasında can vermiştir. Fakat bu ölümlerin çoğu kalkış veya iniş sırasında atmosferimizin içindeki kazalardan kaynaklanmıştır. Bu yazıda tarihin uzayda gerçekleşen tek ölümlü kazasını, Soyuz 11'in talihsiz yolculuğunu hatırlayacağız.

14 Nisan 2015 Salı, 09:36
Abone Ol google-news

Uzay Çağı, "Soğuk Savaş" diye anılan dönemde, Rusya'nın başını çektiği SSCB ("Sovyetler Birliği") denilen ülkeyle ABD arasında yaşanan keskin rekabetin gölgesinde başladı ve ilk günden itibaren bu iki süper güç arasında bir yarış olarak görüldü. Yarışı, özellikle insanlı uçuşlar alanında, başlarda açık arayla Sovyetler önde götürdü. 1957'de ilk yapay uyduyu, 1961'de de ilk insanı yörüngeye oturtarak ABD'ye nal toplattılar. Konuyu ulusal gurur meselesi yapan ABD, başkan Kennedy'nin ağzından "1960'lı yıllar bitmeden Ay'a bir insan gönderip geri getirmeyi" hedeflediğini duyurdu. SSCB'nin herhangi bir başarısızlık ihtimaline karşı planlarını önceden duyurma huyu yoktu, iş başarıldıktan sonra ilan edip övünmeyi yeğliyorlardı, ama onların da ABD'lilerden önce Ay'a gitmeyi akıllarına koydukları ve proje geliştirdikleri artık biliniyor.

Bu sefer şans ABD'ye güldü. Kimi aksilikler yaşansa da, 1968'de üç astronotu Ay yörüngesinde dolaştırıp geri getirmeyi, 1969'da da iki insanı Ay yüzeyinde yürüttükten sonra sağ salim Dünya'ya döndürmeyi başardılar. SSCB ise roketlerinin geliştirilme aşamasındaki birkaç kazadan ve uzay programlarının babası efsanevi mühendis Sergey Korolyov'un zamansız ölümünden sonra, ABD'nin yarışın bu etabını kazanacağı da belli olunca, korkunç derecede masraflı olan bu projeyi sessizce iptal etti, o günden bugüne dek de Ay'da ABD'li olmayan hiç bir insan yürümüş değil.

Fakat SSCB tekrar öne geçmenin bir yolunu biliyordu: Uzayda Ay'a birkaç saatliğine insan göndermekten çok daha akıllıca işler, çok daha ucuza yapılabilirdi. Orada sürekli kalınabilirdi! Korolyov'un da son yıllarında planladığı gibi, Dünya yörüngesinde kalıcı bir uzay istasyonu kuracaklardı.

Şimdi Dünya yörüngesinde dönen dev yapının aksine, ilk uzay istasyonları yörüngede parça parça inşa edilecek şekilde değil, tek parça olarak fırlatılacak biçimde tasarlanmıştı. Salyut ("Selam") 1 istasyonu, 19 Nisan 1971'de yörüngeye oturtularak SSCB'nin moralini düzeltti. Şimdi bu istasyona bir ekip göndermeyi de başarırlarsa insanların uzayda uzun sürelerle kalabilecekleri bir düzen kurmuş olacaklardı. Bu önemliydi, çünkü o sıralarda kimi uzmanlar insan vücudunun ağırlıksız ortamda uzun süre dayanamayacağını öne sürüyorlardı. Bir ABD kapsülünde dokuz günlük bir uçuştan sonra Dünya'ya dönen bir maymunun kalp yetmezliğinden ölmesi de kuşkuları artırmıştı.

Soyuz ("Birlik") 10 uzay aracı, içinde üç kozmonotla 23 Nisan'da fırlatıldı ve bir gün sonra istasyonun kapısına dayandı. Ama maalesef kapıya dayanmakla kaldı! Başarılı bir kenetlenmeyi sağlayacak mekanik aksam çalışmadığı için kozmonotlar kapıyı açıp içeri giremediler, ve manasız bir yolculuğun sonunda 25 Nisan'da Dünya'ya döndüler.

Artık umut Haziran ayında Aleksey Leonov, Valeri Kubasov ve Pyotr Kolodin'den oluşan yeni bir ekiple kapıyı zorlayacak olan Soyuz 11'deydi. Planlanan fırlatılış tarihinden dört gün önce yapılan röntgen çekiminde Kubasov'da tüberküloz şüphesi saptandı, ve kurallara göre tüm ekip görevden alınıp yerlerine birlikte eğitim görmüş olan yedek ekip getirildi: Georgi Dobrovolski, Vladislav Volkov ve Viktor Patsayev.

6 Haziran'da bu üç kozmonotla fırlatılan Soyuz 11, saatler süren çabadan sonra Salyut 1'le kenetlenmeyi başardı. Dobrovolski, Volkov ve Patsayev içeri girdiklerinde havada yanık kokusu ve dumanla karşılaşıp havalandırma sistemini onardılar ve bir uzay istasyonunda çalışan ilk insanlar oldular. Canlı TV yayınlarıyla milyonların sevgilisi haline geldiler. On birinci günde çıkan bir elektrik yangını ve günlük egzersizleri için kullandıkları yürüme bandının çalışmasının tüm istasyonu titretmesi gibi sorunlarla uğraşmak zorunda kaldılar. 29 Haziran'da komuta merkezi bu arızalardan kaygılanıp şanslarını zorlamamaya, bir ay için planlanan görevi erken bitirmeye karar verdi, nasılsa müthiş bir uzayda kalma rekoru şimdiden SSCB'nin eline geçmişti.

Üç yoldaş kendilerini Dünya'ya geri götürecek olan Soyuz 11 gemisine geçip kapıyı kapadılar. Üstlerinde normal kumaştan çalışma giysileri vardı. (Üç modülden oluşan Soyuz'ların iniş modülü kalın astronot giysilerini giymiş olan üç kişinin sığamayacağı kadar küçüktü.) Tarihin ilk uzay istasyonunu geride bırakıp iniş sürecini başlattılar. Görev Kontrol merkezinin "Kısa süre sonra Dünya Ana'da görüşene dek hoşça kal Yantar" sözüne Dobrovolski "Sağolun, görüşürüz. Yönlendirmeye başlıyorum" yanıtını verdi. (Rusça "Kehribar" anlamına gelen "Yantar", Soyuz 11'in radyo adı olarak belirlenmişti.)

Soyuz'un üç parçası bu aşamada birbirinden ayrılacak ve kozmonotları taşıyan iniş modülü dışındaki bölümler sonradan atmosferde yanmak üzere uzayda terk edilecekti. Modülleri ayırmak için kullanılan küçük patlayıcılar gerektiği gibi aralıklı değil, bir arada ateşlendi. Bunun yarattığı aşırı kuvvet, iniş modülünün üzerinde, modül atmosfere girdikten sonra içerideki hava basıncıyla dışarıdakini dengelemek için açılması öngörülen bir kapakçığa hasar verdi. Kapakçığın yerden 168 km yükseklikte açılması sonucunda kabindeki hava uzay boşluğuna sızdı. Kozmonotların son saniyelerinde neler olduğunu anlamış olmaları gerek; Patsayev'in cesedinin bulunduğu konum kapakçığa ulaşıp kapatmaya çalıştığını düşündürüyor. Tahminler oksijensizlik nedeniyle üçünün de 20 saniye içinde hareket edemez hale geldiği ve sonrasında belki 40 saniye daha bilinçlerinin yerinde olduğu yönünde.

Kapsül atmosfere planlanan açıyla girdi ve paraşütler otomatik olarak açıldı. Bu noktada her şeyden habersiz olan Görev Kontrol tekrar radyo bağlantısı kurmaya çalıştıysa da yanıt alamadı. İniş modülü normal görünen bir şekilde Kazakistan'a yumuşak iniş yaptı. Karşılama ekipleri helikopterleriyle iniş yerine ulaştıklarında kapsülün dış görünüşünün normal olduğunu saptadılar. Kapağı açtıklarında ise büyük şok yaşadılar. Üç kozmonot hareketsiz yatıyordu. Yüzlerinde koyu mavi lekeler ile kulak ve burunlarından akmış kan izleri vardı.

Kozmonotlar iniş sırasında uzay giysileri içinde olsalardı ölmeyeceklerdi. Kazadan sonra Soyuz'lar yeniden tasarlandı. Sovyet insanlı uçuşlarına verilen bu ara nedeniyle Salyut 1'e başka ziyaret yapılamadı. 11 Ekim'de tarihin ilk uzay istasyonu verilen komutla atmosfere girip parçalandı. Soyuz'lar halen kullanımdalar, ve en güvenli insanlı uzay araçları sayılıyorlar.

Soyuz 11'in indiği bozkırda bugün üç kozmonotun anısına bir anıt yükseliyor. Trajediden beş yıl sonra dünyaya gelen ABD'li yönetmen Vaughn Juarez'in 2007'de çektiği, üç kahramanı anan "Soyuz 11" adlı kısa filmi şu adreste izleyebilirsiniz: https://www.youtube.com/watch?v=wBXG46oQ58Y

Twitter: @say_cem