Staj yaptığı otelde şüpheli şekilde ölü bulunan Burak Oğraş davasının baş şüphelisi Avrupa'ya kaçtı!

FETÖ'ye yakınlığı bilinen Fettah Tamince'nin otelinde şüpheli şekilde yaşamını yitiren Burak Oğraş'ın babası Murat Oğraş şüphelilerinden birisinin Avrupa'ya kaçtığını ve şüphelinin kaçması için fırsat verildiğini söyledi.

11 Kasım 2020 Çarşamba, 18:18
Staj yaptığı otelde şüpheli şekilde ölü bulunan Burak Oğraş davasının baş şüphelisi Avrupa'ya kaçtı!
Abone Ol google-news

FETÖ'ye yakınlığı bilinen Fettah Tamince'ye ait Antalya'daki Rixos Lares Hotel'de staj yapan 16 yaşındaki Burak Oğraş, 2011 yılında otelin tesis ettiği pansiyonda yaşamını yitirdi. 16 yaşındaki çocuğun cansız bedeni, pansiyonun önünde yer alan ve içinde su olmayan havuzda bulundu. Olayın aydınlatılması için büyük çaba gösteren baba Murat Oğraş, oğlunun ölümüne neden olduğunu düşündüğü baş şüphelilerden C.A'nın yurt dışına kaçtığını aktardı.

Cumhuriyet.com.tr'ye konuşan Oğraş, "İfadesi alınması için aranan baş şüphelilerden C.A.'nın yurt dışına kaçtığını öğrendik. Avukatım şahısın yurt dışına kaçtığına dair polis tutanağına ulaştı" dedi.

"KAÇMASINA FIRSAT VERİLDİ"

Şüphelinin kaçmasına zemin hazırlandığını iddia eden Oğraş şunları söyledi:

"Şüphelinin kaçmasına fırsat verildiğini düşünüyorum. Ağzını açanı bir kaç saat içinde yakalayanlar cinayet şüphelisi birini aylarca nasıl bulamaz. O adamı bulamamış gibi yapıp kaçmasına fırsat verdiler. En önemlisi de 2014 yılında bu 6 cinayet şüphelisini mevcutlu karşısına çağırıp hiçbir çelişkiyi sormadan bu şüpheliler ile ilgili takipsizlik kararı veren savcı, 2019 Kasım ayında kendi verdiği takipsizlik kararının kaldırılması gerektiğini açıklayarak bakanlığa görüş bildirdi. Bu yıl ise yine aynı savcı baş şüpheliyi sorgulayıp tutuklayın diye  mahkemeye sevk etti. Ne yapmak istediklerini bir türlü anlayamadık aklımızla dalga geçiyorlar."

NE OLMUŞTU?

Olay yeri inceleme raporuna göre, binanın yüksekliğinin 11 metre, havuzun genişliğinin 6.5 metre, boyunun 10 metre, derinliğinin 1,5 metre, havuzla bina arasındaki mesafenin ise 395 santimetre olarak ölçüldüğü belirtildi. Havuzun kenarındaki plastik ızgaranın kırık olduğu ve Burak'ın cesedinin içinde su olmayan havuzun 1,5 metre kadar içinde bulunduğu ifade edildi. Yani Burak, binadan yaklaşık 5 buçuk metre ileri düşmüştü. Olaydan yaklaşık 4 buçuk ay sonra  hazırlanan otopsi raporuna göre ise, Burak'ın kanında, idrarında, iç organ parçalarında ve mide içeriğinde herhangi bir alkol ya da uyuşturucu örneğine rastlanmadığı, iki elinin tırnakları ve anal sürüntü örneklerinde başkasına ait DNA profili elde edilmediği ve  ölüm nedeninin yüksekten düşmeye bağlı vücut travması, kafatası ve etraf kemikleri kırığı ile birlikte iç organ yaralanması olduğu belirtildi. 9 Eylül 2011 yılında yaşanan olayla ilgili sır perdesi ise aralanamadı.