Süleyman Şah’a ‘misilleme’ kaygısı

ABD Türk toprağı olarak görmediği bölgenin korunması konusunda kayıtsız.

25 Ekim 2014 Cumartesi, 22:33
Abone Ol google-news

Türkiye, Kobani’ye destek için peşmerge ve muhalif güçleri harekete geçirirken bunun Süleyman Şah Türbesi’ne yönelik saldırı ihtimalini artırmasından endişe ediliyor. Ankara bu kaygısını, ABD ile IŞİD’e karşı yürütülen görüşmelerde gündeme getirdi. Ancak Süleyman Şah Türbesi’ni Türkiye’nin “egemenlik hakları” arasında tanımlamayan ABD’den türbenin korunmasına dönük destek alamadı.

ABD, Türkiye’nin sınır ötesindeki tek toprağı olarak tanımladığı Süleyman Şah’ı egemenlik haklarıyla birebir ilintili görmüyor. Daha çok kapatılan büyükelçilik veya temsilcilik binalarına eşdeğer bir statüde görüyor. Buna benzer olarak da İngiltere’nin Tahran Büyükelçiliği’ne yapılan saldırı örnek veriliyor. Türkiye’nin yurtdışındaki tek toprak parçası olan Suriye sınırları içindeki Süleyman Şah Türbesi’ne yapılabilecek bir saldırı NATO’nun “ortak savunma” ilkesini de harekete geçirmiyor. Türkiye, NATO’ya üye olurken Türbeyi kendi toprağı olarak kayda geçirmemiş, bu durum da Süleyman Şah’ın olası bir saldırı halinde NATO’nun “birimiz hepimiz için” ilkesini hayata geçiren 5’nci maddesi dışında kalacağı Ankara’ya resmen bildirilmişti.

Süleyman Şah’ta bir garip yalnızlık

Süleyman Şah Türbesi, son olarak kırmızı bereliler tarafından korumaya alınırken Türbenin bulunduğu Karakozak Köyü IŞİD’in kontrolünde. Türbeye yönelik olası bir saldırıya karşı harekât planları yapan Türkiye, “meşru müdafaa” diyerek anında harekete geçecek. Ancak Türkiye’nin, böyle bir durumda yalnız olmamak için destek arayışından vazgeçmediği öğrenildi.

Kobani’de PYD’ye karşı denge arayışı

Kobani’de, PYD’nin “destan yazdığı” gibi propagandalardan rahatsız olan hükümet, PYD’den bir “kahraman” çıkartılmamasını istiyor. Başbakan Ahmet Davutoğlu Türkiye’nin bu denge arayışını daha önce “Kobani’de durumu dengelemek üzere peşmerge güçlerinin geçmesi normaldir. Hiçbir şekilde PKK’lilerin geçişine izin verilmeyecek” sözleriyle açıklamıştı.

Peşmergeye açılan kapının da özellikle Batı’daki bu algıyı önlemeye yönelik olduğu belirtiliyor. Peşmergeden geçecek asker sayısını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 150 olarak açıklarken toplamda 1200 askerin Kobani’ye geçmek için hazır tutulduğu öğrenildi. Özgür Suriye Ordusu’ndan da ayrıca 1300 kadar askerin PYD güçleriyle savaşacağı açıklanmıştı.

‘PYD ile PKK arasındaki bağı biliyoruz’

AB’den üst düzey bir yetkili ise Türkiye’nin Kobani’de, PYD’nin silahlandırılmasına karşı çıkmasını anladıklarını belirtirken “Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nden giden peşmergeler yasal bir oluşumun temsilcisi. Elbette Türkiye’nin PYD’yi silahlandırmak istememesini anlıyoruz ancak sonuçta Kobani düşerse bunun siyasi sonuçları olacaktır ve PYD de IŞİD’e karşı savaşıyor” dedi. Temel amacın IŞİD’e karşı savaşanlara yardım etmek olduğunu vurgulayan yetkili, Türkiye’nin PYD’ye yönelik silah yardımına karşı olmasını anladıklarını belirterek şu görüşü dile getirdi:

“PYD ile PKK arasındaki bağı biliyoruz. Hiçbir hükümet barış görüşmeleri sürerken örgütün yeniden silahlandırılmasını istemez. PYD, AB’nin terör listesinde değil. IŞİD’e karşı sadece askeri değil, siyasi süreç de olmalı.

Bu siyasi sürecin koordinasyonu için AB ile Türkiye arasında çarşamba ve perşembe günleri üst düzey siyasi diyalog çalışmaları yapıldığı da öğrenildi.

Avrupa Komisyonu Dışilişkiler Komisyonu Direktörü Hugo Mingarelli’nin bu çerçevede Dışişleri Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu ile bir araya geldiği öğrenildi. Bu görüşmeer 11-12 Kasım’da da direktörler seviyesinde devam edecek.