‘Süleyman Şah’ı da taşımışlardı’

Kılıçdaroğlu kurultay sonrası Cumhuriyet'e konuştu

20 Ocak 2016 Çarşamba, 06:26
Abone Ol google-news

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan hakkındaki eleştirileri sürdürürken “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla hakkında soruşturma başlatan savcıya “Saray’ın kapıkulluğunu yapana Cumhuriyet savcısı denmez” diye tepki gösterdi. Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin yasama, yürütme ve yargı arasında çıkacak uyuşmazlıklar konusunda devreye girecek bir uyuşmazlık mahkemesine gereksinim duyduğunu belirtirken, “Batılılar buna organ mahkemesi diyorlar. Bizim ülkemizde eksik olan bu” dedi. CHP lideri, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun Hakkâri şehir merkezinin Yüksekova’ya, Şırnak şehir merkezinin de Cizre’ye kaydırılacağı sözlerine de “Süleyman Şah türbesini de taşımışlardı, ne oldu? Kendi ülkesinde güvenliği sağlayamayan bir başbakan, merkezleri değiştirerek güvenliği sağlayacağını düşünürse daha terör olaylarının boyutunun farkında değil” diye tepki gösterdi.

‘Delegeye saygı’

Kılıçdaroğlu, 4. kez zaferle ayrıldığı 35. olağan kurultayın ardından ilk grup toplantısını dün yaptı, ardından Cumhuriyet’e konuştu.

CHP lideri’ne ilk olarak kurultay sonuçlarını ve eleştirileri sorduk. “Sonuçtan memnunuz, delegenin iradesine saygı göstereceğiz” diyen CHP lideri, parti olarak “demokrasiyi evlerine getirdiklerini” söyledi ve sözlerini şöyle sürdürdü: “Tabii uzun yıllar, 4 yıldır birlikte çalıştığımız bazı arkadaşlar seçilemedi ama siyasete giren herkes şunu kabul etmeli; siyaset, uzun soluklu bir maraton. Birlikte çalıştığımız ve düşünceleriyle acıları paylaştığımız arkadaşlara yürekten teşekkür etmek istiyorum. Birlikte çalışmaya devam edeceğiz, onların PM’de ya da MYK’de olup olmamaları önemli değil, bütün arkadaşlar nasıl çalışıyorlarsa, onlar da çalışacaklar.” CHP lideri, PM’de ciddi değişikliklerin olduğunu belirtirken kurulacak yeni MYK öncesinde cumartesi günü PM’yi toplayacağını söyledi.

‘Sanki yeni bir şey’

Kılıçdaroğlu, yaklaşık 1.5 saat süren kurultay konuşmasına yönelik eleştirilere de ise “Yaptığım konuşmayı sanki yeni hiçbir şey söylememişiz gibi bir algı çıktı ortaya. Beni şaşırtan o oldu. Bir parlamenter sistem nasıl çalışır, onu da söyledim. Başkanlık sisteminin dünyada örneği olmadığını, parlamenter sistemimizin ikinci meşrutiyetten bu yana olduğunu, bu sistemin nasıl dejenere edildiğini 12 Eylül döneminde, yasama organının nasıl arka bahçeye döndürüldüğünü, sanki grup toplantısı yapılıyormuş gibi algılandı. Üstelik konuları dağıtmamaya özen gösterdim.” CHP liderinin kurultay konuşmasında üzerinde durduğu dikkat çeken bir kavram da “özgürlükçü demokrasi” kavramıydı. Bu kavramın içini açmasını istediğimiz de ise Kılıçdaroğlu, anayasa görüşmelerinde gündeme getirecekleri çok çarpıcı bir öneriye değinerek konuştu:

‘Türkiye’nin eksiği’

“Özgürlükçü demokrasinin özü hukukun üstünlüğü, kadın erkek eşitliği, düşünceyi açıklama özgürlüğü, üniversitelerin özerkliği, toplantı ve gösteri yürüyüşleri, etnik kimlik ve inançlara saygı, bütün bunların tamamına birinci sınıf demokrasi diyoruz. Mevcut parlamenter sistem içinde bunu gerçekleştirebiliriz, kuvvetler ayrılığı ilkesini hayata geçirmemiz gerekiyor. Bir de biz de olmayan organ mahkemesi var. Organ mahkemesinin özelliği şu; kuvvetler arasında uyuşmazlık çıktığı zaman yani yasama ile yargı, yürütme ile yasama arasında sorun çıktığında, bu sorunu çözecek bir mahkemeye ihtiyaç var. Batılılar buna organ mahkemesi diyorlar. Bizim ülkemizde eksik olan bu. Cumhurbaşkanı tarafsızlığını korumuyor, hiç kimse tarafsızlığını korumak zorunda demiyor. Anayasa değişikliklerinde bunu önereceğiz, bir organ mahkemesi önereceğiz. Organ mahkemesinde ciddi tutarlı standartları olması gerekiyor.”

‘İnandırıcı değil’

Kılıçdaroğlu’ndan Başbakan Davutoğlu’nun Hakkâri kent merkezinin Yüksekova’ya, Şırnak kent merkezinin de Cizre’ye kaydırılacağı yönündeki açıklamalarına ilişkin olarak, açıklamaların “inandırıcı” olması gerektiğinin altını çizen Kılıçdaroğlu, “Ancak sadece güvenlik endişesiyle merkezlerin kaydırıldığı anlaşılıyor. Davutoğlu’nun anlatımı da onun üzerine inşa edilmiş durumda. Kendi ülkesinde güvenliği sağlayamayan bir başbakan, şehir merkezlerini kaydırmak gibi bir noktaya gelmişse ve merkezleri değiştirerek güvenliği sağlayacağını düşünürse daha terör olaylarının boyutunun farkında değil demektir” ifadesini kullandı.