Süleyman Soylu: Celal Uzunkaya jandarma açıklamasını tekzip etti

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Habertürk'te Enine Boyuna programına konuk oldu. Kendisine 'Şehit cenazesinde CHP Lideri Kılıçdaroğlu'na yönelik saldırı oldu. CHP sizin şahsınız hakkında suç duyurusunda bulundu. Gelişmeleri anlatabilir misiniz?' sorusu yöneltilen Süleyman Soylu ''Memleketin hangi köşesinde bir olay olursa ben insani olarak buna üzülürüm. Sabah kalktığımda ilk baktığım günlük trafik raporudur. Kaç kişinin öldüğüne bakıyorum, kazaların nerede olduğuna bakıyorum'' ifadelerini kullandı. Soylu, Rabia Naz ile ilgili de açıklamada bulundu.

26 Nisan 2019 Cuma, 22:59
Abone Ol google-news

<video:1360810>

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Habertürk'te Enine Boyuna programında Hülya Hökenek moderatörlüğünde, Habertürk TV Programcısı Veyis Ateş, Habertürk yazarı Sevilay Yılman, Habertürk yazarı Çetiner Çetin, gazeteci Mahmut Övür'ün sorularını yanıtladı.

<haber-dikey:1364151,1365122,1362404,1365102>

Bakan Soylu'nun açıklamalarından satırbaşları:

''KALKINCA İLK BAKTIĞIM GÜNLÜK TRAFİK RAPORUDUR''

Memleketin hangi köşesinde bir olay olursa ben insani olarak buna üzülürüm. Tabii herkesin kendi mesleğine ait refleksleri var. Yaklaşık 2,4 yıldır sayın Cumhurbaşkanımızın iradesiyle İçişleri Bakanı olarak görevlendirildim. Gece 3,5'tan önce yatmadım. Mantığım 'ben herkesi uyutuyum sonra yatayım' şeklindeydi. Sabah kalktığımda ilk baktığım günlük trafik raporudur. Kaç kişinin öldüğüne bakıyorum, kazaların nerede olduğuna bakıyorum. Bir taraftan bu, bir taraftan göçmen meselesinde ne yaptığımız. Diğer taraftan dün İstanbul'da yaşadığımız, kadına şiddetten tutun, cinsel tacize kadar her mesele. Benim bulunduğum yer duyarlı olursanız, eğer sadece bir iş sevdalısı değil aynı zamanda meselelerin çözümüne yönelik duyarlı olursanız yapabileceğiniz bir yerdir. Burası iğneli fıçıdır.

BİZİM İKİ ŞAPKAMIZ VAR: DEVLET GÖREVİ VE SİYASETÇİLİK

Okullardaki güvenlik, insanların evden işe gitmesi, haftasonu futbol müsabakaları sizin işiniz. Bütün bunlarla ciddi konsantrasyon ortaya koymalısınız. İşinizi yaptıktan sonra tevekkül etmelisiniz, 'Allah yardımcı ol' diye. Birçok şehit cenazesine gidiyoruz. Çok şehit ailesiyle karşı karşıya kalan, gazilerimizle karşı karşıya kalan insanlardan birisiyim. Şehit cenazesinde reaksiyon olabilir. Esnafa girdiğinizde de bir reaksiyonla karşılaşabilirsiniz. Kimin ayağına bastığını bilmiyoruz ki? İçeriye selamün aleyküm diyor giriyorsunuz, belki FETÖ'den atılmış birisiyiz. Bir taraftan devletin verdiği görevi bir taraftan siyaset şapkasıyla yürütmek zorundayız.

''SENİN BURADA İŞİN YOK DEDİ, PEKİ EYVALLAH DEDİK'' 

(Siz hiç reaksiyonla karşılaştınız mı?) Çok. Senin burada işin yok dedi, peki eyvallah dedik. Sizden negatif enerji aldığınızı anlamak durumdasınız. Allah rahmet eylesin Yıldırım Aktuna, sağlık bakanıydı. 'Bazı tipler vardır sana yan bakar, onlara bulaşmadan gidiver' demişti. Burada Çubuk'ta 4 tane şehit vermişiz. İklime bakmak lazım. Her seçim sonrası kendine ait bir tortu bırakır. Büyük mücadeleden geçiyorsunuz. Kazananlar, kaybedenler var. El sıkışacaklmar mı, sıkışmayacaklar mı? Ama bir başka şey var. Türkiye'de ilk kez bloklar son 2 seçimdir bu kadar net.

"BEN YANGIN SÖNDÜRÜCÜ DEĞİLİM, HER ŞEYİ DÜŞÜNÜYORUM"

Çubuk olayını tam da bunun üzerinden düşünmek lazım. Rahmetli Demirel'e, Ecevit'e başka siyasetçilere Mesut Yılmaz'a da oldu. Birçok siyasetçi, bakan, milletvekili, belediye başkanı düzeyde oldu. Tabii bunu normalleştirmez. Burada şehit cenazesi var. Öncelikle sayın Cumhurbaşkanımız açıkladı. Ben de hassasiyeti gösteririm. Gittiğimiz yer şehit cenazesiyse orayı rahatsız etmememiz lazım. Ben beş altı kez bu hassasiyetin içerisinde oldum, gitsem mi, gitmesem mi. 'Başınız sağolsun' diyoruz, 'Bu son olsun' diyorlar sert bir şekilde. Ne diyebilirim ki, buradaki duyguların bir kısmı kontrol edilebilir, bir kısmı kontrol edilemez. CHP'nin burada seçim öncesi, 24 Haziran'da da çok açık bir şekilde HDP ile siyasal ilişkisi olduğu net belli. Bu çocuklar Çukurca'da sınırlarımızı korumak üzere oradaydılar ve PKK bunları şehit etti. İçişleri Bakanı olarak 'gitmesin kardeşim' demeyi kendime yediremem.

''BEN İTFAİYECİ DEĞİLİM''

(CHPlilerin şehit cenazelerine alınmaması yönündeki talimatı) Tam da bu iş için söyledim. Ben itfaiyeci değilim. Benim görevim sadece bulunduğum yerde sabahtan akşama kadar bir görevi ifa etmek değil. Ben yazı memuru değilim. Ben bütün hepsini düşünmek zorundayım. 24 Haziran'da her CHP'li, Kılıçdaroğlu ve takımı şunu söylemedi mi, 'Bir oyunuzu CHP'ye bir oyunuzu HDP'ye verin' dedi. Ben bu tabloyu gördüm. Ben 3,5 yıl İstanbul il başkanlığını yaptım. Bunların, il başkanlarının, şehit cenazelerine, protokol olarak girmemeleri gerektiğini valilere tedbir olarak söyledim. Daha sonra Hande Fırat sordu, 'iklim yumuşadı istedikleri yere gidebilirler' dedim. CHP-HDP işbirliğini hem siyaseten onaylamadığımı hem de bu tedbiri almak zorunda olduğumu söyledim.

"MANTAR TABANCASI PATLASA İÇİŞLERİ BAKANI OLARAK ÜZÜLÜRÜM"

Ben siyasetin hesabını yapsaydım daha farklı bir noktaya giderdik. Bir terör örgütüne karşı bir ülkeyi muhafaza etmenin hesabını yapıyoruz. Terörle mücadele tarihinde ilk kez bu noktaya geldik. Sizin söylediğiniz öfke bu seçimin hemen akabinde oluşan ve seçimle beraber enerji boşalmıştır, o enerjinin üzerinde tepinmemek lazımdır. Sayın Cumhurbaşkanımız ne dedi, 'kızgın demiri soğutma günüdür' dedi. Ben bu olayın olmasıyla ilgili üzüldüğümü söyledim. İki taraftan üzülüyorum. Mantar tabancası patlasa ben İçişleri Bakanı olarak üzülürüm.

"KILIÇDAROĞLU KORUMALARININ NE İŞ YAPTIĞINA BİR BAKSIN"

 (Kılıçdaroğlu'nun şehit cenazesinde saldırıya uğraması) Kemal Kılıçdaroğlu'nun oraya gitmesi risk olabilir. Gece saat 23.00 civarı aramışlar bu cenaze nerede diye. Siz gidecek misiniz? diye sormuşlar, böyle bir kararımız yok demişler. Saat 10.03'de aramışlar sabah. Cenaze aile isteğiyle köye alınmış. Biz şehit aileleri ne isterse yaparız. Genel prensip budur. Bizim işimize şehir merkezleri gelir. Çünkü köyün yolları bunu kaldıracak durumda olmayabilir. Arabanın çıkması, gidebilmesi zordur. Karar veriyorlar ama haber vermiyorlar. Önce 2 tane eleman çıkarıyorlar gidip baksınlar diye.CHP milletvekillerin ifadelerinde de var.

''KILIÇDAROĞLU'NUN KORUMALARI BANA BAĞLI''

(CHP ilçe başkanı) O daha sonra geliyor. Onun üzerinde duracağız. O başka bir konu. Kılıçdaroğlu korumalarının ne iş yaptığına bir baksın. O korumalar bana bağlı. Koruma işiyle mi ilgileniyorlar, yoksa başka işle mi ilgileniyorlar, bir baksın. Yarın o gün müfettişlerimiz girecek. Ben bunun hesabını sorarım. Öyle adam koruyarak, adamcılık yaparak bu işler devlet işi ciddi işlerdir. Bir korumanın işi koruma olması lazım. Bir baksınlar. Orada haber verdik dediler, hayır haber yok. Biz gerekli tedbirleri almışız zaten. Bir bölük komando jandarma var. Terör timlerimiz, trafik timlerimiz var. Aynı zamanda özel harekatçılar var. Genelkurmay Başkanı orada. Onun güvenlik zaafiyeti yok da, Milli Savunma Bakanı orada onun güvenlik zaafiyeti yok da, sayın Kılıçdaroğlu'nun neden koruma zaafiyeti olsun. Muhtara haber verdik dedi, muhtar çıktı açıklama yaptı.

"PROVOKASYON YOK TAMAMEN DOĞAL BİR REAKSİYON"

Kaymakam 'benim Kılıçdaroğlu'nun geleceğinden haberim yoktu' diyor. Olayı şuraya götürmek istiyorlar. 'Burada bize karşı organize bir eylem oldu, bize karşı bir eylem oldu'. Taşlardan, sopalardan bahsediyorlar. 'Dışarıdan gelen adamlardan bahsediyorlar. 28 kişiyle ilgili şikayette bulundular. 22'si Akkuzulu köyünden. Biz toplam 37 kişiyi tespit ettik. Toplam 61 kişi yapıyor. 61 kişinin 2 kişisi Çubuk'tan, o da köyle akrabalık ilişkisi var, 2 kişi İmamhüseyin köyünden. Bu nasıl dışarıdan bir organizasyon. Provokasyon orada değil provokasyon o olaydan sonra yapmaya çalışan bir anlayışla karşı karşıyayız. Orada ilk reaksiyon olduktan sonra, il jandarma komutanı Ünsal Paşa orada. Hepsi dağlardan gelen adamlar. İl emniyet müdürü, emniyet genel müdürü, genelkurmay başkanı orada. Kendi korumaları dahil olmak üzere attığı adımların tamamı bu işin tekniğine aykırıdır. Bir genel müfettiş görevlendirdik. Temel zaafiyet varsa bütün bunlara yukarıdan aşağıya bakacaklar. Dışarıdan bir provokasyon söz konusu değil. Bu tamamen orada gerçekleşen doğal bir reaksiyondur.

''ORADA GAZ VE SU SIKILSAYDI ESAS FELAKET O ZAMAN BAŞLARDI''

TOMA niye yok deniliyor. Şehit cenazesine TOMA gider mi? Birileri gaz sıkın diyor. Orada gaz ve su sıkılsaydı esas felaket o zaman başlardı. Ben hemen kaymakama ulaştım. Ünsal Paşa ve il emniyet müdürümüzle sürekli olarak telefon teması ortaya koydum. Sonra beni CHP Genel Başkanı Faik Öztrak aradı. 'Şu anda evdeler, yol tek taraflı olduğu için arkadaşlar güvenli bir şekilde çıkarmak istiyorlar' dedi.

<haber-dikey:1360104,1360621>

''EMNİYET GENEL MÜDÜRÜ BEN BÖYLE BİR DEĞERLENDİRME YAPMADIM DEDİ''

(Emniyet Genel Müdürü Celal Uzunkaya'nın, 'jandarmanın hatası' yönündeki açıklaması) Dün tekzip etti, ben böyle bir değerlendirme yapmadım dedi. Bir eksikliği varsa vardır derim. Gerekli tedbiri almış. Kılıçdaroğlu şöyle zannetti. Ankara'da Akseki Camii'nde cenazelere gidiyoruz, orada protokol işler. Anadolu'da hiçbir camide protokol işlemez. Burada mesele arabaya giderken oldu. Orada temel hata eve götürülmesi. Eğer bakanlarla birlikte köy konağına gitmiş olsalardı hiçbir problem olmazdı. Sadece bir protesto ile karşı karşıya kalınırdı. 

AKP'Lİ BAŞKAN ADAYININ OSMAN SARIGÜN PAYLAŞIMI

(AKP Etimesgut Belediye Başkan Aday adayı Önder Gökçekay'ın Osman Sarıgün paylaşımı) Öyle midir bilmiyorum. Neticede şunu isterdim. Böyle bir olay hiç olmasın. Önümüzde 4,5 yıl var. Bunun hesabını yapmak zorundayız. Bütün büyük meselelerimizin aşılacağı 4,5 yıllık zaman dilimi var. CHP yöneticilerin mal bulmuş mağribi gibi buna sarılmaları. Aynı zamanda oradaki insanları, bu reaksiyon olabilir illa terörist değil. Yapılanın tasvip edilmediğini herkes söyledi. Yapılanları terörist demek de yanlış. Onun için çıkıp 'bana saldıranlar kimlerse PKK'nın Artvin'de yaptığı aynıdır' diye özdeşleştirdiğin zaman, sen terör örgütünün siyasi koluyla işbirliği yapıyorsun. Biz seni bu doğru bir şey değildir diye eleştiriyoruz. Türkiye ilk kez terör konusunda bu kadar üstün bir duruma geldi. İstanbul'da ne kadardır patlama sesi duymuyorsunuz?

RABİA NAZ AÇIKLAMASI

Babasıyla kaç defa görüştüm. Birisi bana dedi ki, orada hatırlı bir kişi sayesinde bu çocuk öldü. Bu çocuğun ölümünü sizin emniyet teşkilatı dahil olmak üzere işbirliği yaparak o çocuğun ölümünü düşme olarak gösterildi. Ben müfettiş görevlendirdim. Hem mülkiye hem de polis müfettişi. Bunu ilk kez söylüyorum kamuoyunda. Defalarca gittiler. Vallahi bir şey bulamadık. Eğer öyle bir şey olsaydı hemen görevden alacaktım. Ortada adli tıp da dahil olmak üzere böyle bir şey bulamadık.