Tek başına yaşayanlar

Wiesbaden’deki Almanya Federal İstatistik Dairesi’nin açıklamasına göre, ülkede 1991’den bu yana tek başına yaşayan insanların oranı hızla artarken, 3-4 kişilik aileler hızla azalıyor.

26 Ocak 2020 Pazar, 07:30
Abone Ol google-news

Wiesbaden’deki Almanya Federal İstatistik Dairesi’nin açıklamasına göre, ülkede 1991’den bu yana tek başına yaşayan insanların oranı hızla artarken, 3-4 kişilik aileler hızla azalıyor. Toplumun yüzde 12’sini üç kişilik, yüzde 3’ünü beş kişilik aileler oluşturuyor. On yedi milyon insan, kadın veya erkek, tek başına yaşıyor. En büyük neden, hızlı, az sorunlu yaşamı yeğleyen modern gençlerin evlilikten kaçınması veya genç evlenip erken boşanması. Tek dairede birlikte oturanlara, ilişkileri bir süre sonra bozulunca iki ayrı daire gerekiyor! Eşsiz, yaşam arkadaşsız kalan kişi çoğu kez kirayı ödeyemediği için iki oda yerine bir oda arıyor ama bulamıyor. Bu sorun büyük kentlerde dorukta. Yaşamlarını tek başına sürdürenlere sadece gençleri değil, eşi vefat etmiş yaşlıları, evi, ailesi örneğin Hamburg’da olup bütün hafta Frankfurt’ta çalışıp yaşayan yüz binlerce “yarı bekâr” ile üniversite öğrencilerini de eklemek gerekiyor. Kısa süre sonra boşanan çiftlerin çocuğu varsa sorunlar daha da büyüyor, çünkü çocuk genelde kadına veriliyor. Günümüz Almanyası’nda tek başına yaşayan 2.2 milyon kadın çocuğuna da bakıyor. Çocuklu, bekâr erkeklerin sayısı 400 bin. Özellikle tek başına yaşamak zorunda kalan genç anneler içine düştükleri fakirlik girdabından kendileri kolay kolay kurtaramıyor. Kamuoyu araştırmalarıyla ünlü Allensbach Enstitüsü’nün 2019 verilerine göre, Almanya’da 300 bin fakir aile çocuğu her sabah evden kahvaltısız çıkıyor.

Viyana Belediyesi örnek

Evsizlik, son yıllarda yaşanan toplumsal değişimin beraberinde getirdiği en büyük sorunlardan biri. Almanya’da yeterince ev yapılmıyor, tek başına yaşayanın kesesine uygun küçük daire bulma çalışmaları samanlıkta iğne aramayı andırıyor. Arz talebi karşılamıyor! Kazancın yüksek olduğu büyük kentlerde keseye uygun iki odalı daireler ender. İnşaat sektörü son 10 yılda artan isteğe yetişemiyor. 40-50 metrekarelik “minik” bir dairenin arsa ve inşaat gideri 100 metrekarelik bir daireye göre ortalama daha yüksek, kira geliri de memnun edici değil. İnşaat sektörüne el atmak isteyen kent belediyelerinin ümit verici girişimleri hep verilmiş sözlerde ve dosyalarda kalıyor. Resmi verilere göre, tüm Baden-Württemberg eyaletinde belediyelerin geçim zorluğu yaşayanlara kiraladığı 54 bin sosyal konut var. Sevimli kent Viyana’nın belediyesi ise 200 bin konutun sahibi! Buralarda orta halliler ve fakirler düşük kiralarla sorunsuz yaşıyor... Viyana Belediyesi her yıl 600 milyon Avro’yu eski konutların bakımına ve yenilerinin yapımına harcıyor. Belediye meclisi üyesi Kurt Stürzenbecher, “Bir konutta yaşamak insanlık hakkıdır!” diyor. 

Hamburglu Araştırma Kuruluşu F&B kısa süre önce açıkladı: Tüm Almanya’da en yüksek kiralar Stuttgart’ta! Uzun yıllardır yaşadığım kent geçen yıl “birinciliği” Münih’ten devralmış! Kiralar dorukta, yine de bir ilana düzinelerle ev arayan müracaat ediyor. Milyarlarla oynamaya alışmış inşaatçılar için küçük insanın gereksinimleri pek çekici değil gibi! Alman Ekonomik ve Sosyal Araştırma Enstitüsü’nün (WSI) açıklamasına göre toplumda gelir eşitsizliği hızla artıyor. Şu anda son 20 yılın en yüksek seviyesinde, zenginle fakir arasındaki uçurum gittikçe derinleşiyor. Bu nedenle metropol kentlerde orta halli küçük ailenin veya düşük gelirli bekârın başını sokacak bir yer ararken sorunlar yaşaması daha çok süreceğe benziyor... 


[email protected]