Tek beklentim güzel filmler çekmek

İsmail Hacıoğlu oldukça yetenekli bir oyuncu. Henüz 24 yaşında olsa da şimdiden Türk sinemasındaki pek çok önemli isimle birlikte çalıştı. İlk uzun metraj filmi Çağan Irmak'la... Ardından Tayfun Pirselimoğlu ve Ömer Kavur geliyor... Sonra Ömer Vargı ve Yavuz Turgul'la çalıştığı Kabadayı filmi derken projeler birbiri ardına sıralanıyor.

03 Ekim 2009 Cumartesi, 09:28
Abone Ol google-news

Genç, yetenekli ve kararlı... Ama daha da önemlisi oyunculuğa tutkuyla bağlı... Bu sevgiyi henüz çok küçükken, ilkokuldaki müsamerelerde sahneye çıkınca hissetmiş. Ve böylece sahneden aldığı keyfi tüm yaşamına yaymaya karar vermiş. Hacıoğlu şimdi Cemal Şanın çektiği Sonsuz filmiyle karşımızda. Yeni bir filme de Kasım başında başlayacak. Onun geleceğe dair isteği belli. Güzel filmler çekmeye devam edebilmek: Ben bana sunulandan mutlu olmayı bilen bir adamım. Sadece işimi yapmaya çalışıyorum, bir farkım varsa o da budur. Tek beklentim güzel filmler çekmeye devam etmek. Bir de temiz kalabilmek...

 


- Oyunculuğa olan ilginizi nasıl keşfettiniz?

İlkokul sonunda yapılan müsamerelerde hissettim bu ilgiyi aslında. Sahnedeydim ve çok keyifliydim. Sonra bunun üstüne düşmek istedim. Ailem de destek oldu bana. Yani geçici bir heves gibi bakmadılar bu işe. Sonra kurslara yazıldım ve ondan sonra Çağan Irmakla tanıştım. Böylece Bana Şans Dileyi çektik. Ardından da Ömer Kavurla tanıştım.

- Zaten o filmdeki rolünüzle ödül de aldınız ve bir anlamda hızlı bir giriş yaptınız...

Evet. Ama o filmde oynamamı sağlayarak Ömer Hoca bana ödülü vermişti bile...

- Henüz daha çok gençken bile önemli isimlerle çalıştınız. Kendinizi şanslı hissediyor musunuz?

Evet, bu anlamda her zaman kendimi çok şanslı hissediyorum.

- Sinema kariyeri açısından ne bekliyorsunuz, ne umut ediyorsunuz?Güzel filmler çekmek istiyorum. Umarım daha çok senaryolar okuyabilirim. Ve vakit geçtikçe bu katlanır ve kuvvetlenir. Hem senaryo sayısı olarak, hem de işimi iyi yaptığımın göstergesi olarak. Kendi adıma sadece görmek istediğim bu.

- 24 yaşındasınız ve şimdiden önemli işlere imza attınız. Sizce farkınız nedir? Nasıl bu başarıyı yakaladınız?

Teşekkür ederim, ben de bu durumu çok önemsiyorum gerçekten. Ama açıkcası çok farkım olduğunu düşünmüyorum. Ben sadece işimi yapmaya çalışıyorum, bir fark varsa o da budur herhalde.

Belki futbolcuyu oynarım...

- Bu kadar genç olmanıza rağmen çok kararlı ilerliyorsunuz. Oyunculuktan başka yapmak istediğiniz şeyler oluyor mu?

Bazen Galatasaray maçı ya da milli maç izlerken, topçu olur muydu benden diye aklımdan geçirmiyor değilim. Bir düşünce olarak yani. Küçükken çok isterdim. Baba mesleği olduğu için hep futbola açlıkla büyüdüm. Aklımdan da hala geçiririm. Herhalde 60 - 70imi görürsem, o zaman bile geçiriyor olacağım. Belki bir filmde futbolcuyu oynarım, belli mi olur...

- Eyvah, futbolcu olacaksınız yani sizi bıraksak...

Sadece ukde olarak, acaba mı diyorum. İsterdim sonuçta... Ama başka alanlara kayma isteğim yok. Oyunculuğu çok seviyorum gerçekten. Oyuncu olmasam futbolcu olurdum gibi bir durumum yok yani. Bu işin şakası tabii... Yeteneğim olsaydı futbolcu çoktan olurdum zaten ama yeteneğim oyunculukta.

- Oyunculuk için hedefleriniz neler peki?

Şununla oynayım, bununla çalışayım gibi şeyler demiyorum pek. Çünkü daha 24 yaşındayım ve hepsi olabilir. Hayırlısıysa olur zaten, ben öyle bakıyorum bu duruma. Sonuçta ben bana sunulandan mutlu olmayı bilen bir adamım.

- İstekleriniz olmuyor mu yani oyunculukla ilgili?

Yok. Tek isteğim varsa hayatımla alakalı o da temiz kalabilmeyi çok istemem... Gerçekten çok istiyorum.

- Oyunculukta okullu olmak önemli mi peki sizce?

Önemli değil ve önemli... Yani hiçbir şey yapmasanız bile hayatınızın dört yılını sadece tiyatro kitapları okuyarak geçirmek bile benim için çok önemli bir durum. Ama bunun için illa okula gitmeye gerek yok tabii. Okul olmadan da oluyor işte. Ben böyle yaşıyorum, böyle çalışıyorum sonuçta. Eğitim kesinlikle gerekli ama okulun şart olduğunu düşünmüyorum. Yani bu işin bir tekniği var sonuçta, ama bu teknik alaylı olarak da öğrenilebilir.