TL, dolar karşısında yıl başından bu yana yüzde 37.7 değer kaybetti: Dolar arşa yürüyor

Dün dolar/TL 8.19’a, Avro/TL 9.69’a, gram altın ise 499 TL’ye çıkarak yeni rekorlar kırdı. Prof. Dr. Yalçın Karatepe, TL’deki her erimenin toplumu yoksullaştırdığına dikkat çekti.

28 Ekim 2020 Çarşamba, 02:00
TL, dolar karşısında yıl başından bu yana yüzde 37.7 değer kaybetti: Dolar arşa yürüyor
Abone Ol google-news

Hem ekonominin hem dış politikanın kötü yönetimi Türk Lirası’na değer üstüne değer kaybettiriyor.

Dün sabah yeni rekoruna 8.16 ile başlayan dolar/TL kuru, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın saat 16.00’daki yabancı yatırımcılarla toplantısı sonrası 8.1985’e ulaştı. Avro/TL kurunun ise sabah saatlerindeki rekoru 9.64 iken, Albayrak’ın toplantısı sonrası hızla yükselerek 9.6899’a çıktı. Bir rekor da altından geldi. Gram altın 499 TL ile tarihi zirvesine ulaştı.

‘YOKSULLAŞIYORUZ’

Piyasada yakından izlenen gelişmeler arasında ABD seçimleri, Brexit, tüm dünyada artan Covid-19 vakaları, AB ile tansiyonun yeniden artması endişesi, Azerbaycan-Ermenistan gerilimi ve S-400 hava savunma sistemleri konusunda devam eden süreç öne çıkıyor. Artan jeopolitik endişelere bir de hükümetin ülke içinde ve dışında izlediği politikaların piyasada yarattığı tedirginlik eklenince, kurdaki artış durdurulamıyor. Yurtiçi piyasalarda bugün Merkez Bankası’nın açıklayacağı enflasyon raporu bekleniyor.

1 GÜVEN KALMADI: Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Yalçın Karatepe, kurdaki artışta aslolanın Türkiye’nin ekonomik göstergeleri olduğunu vurguladı. Karatepe, bu göstergeleri şöyle sıraladı: “Merkez Bankası’nın brüt rezervlerinin son bir yılda yüzde 42 azalması, güçlü döviz talebi varken döviz arzının artmaması, yüksek enflasyon, cari işlemler dengesinin bozulmaya devam etmesi, yabancıların Türkiye’den kaçması, kredi derecelendirme kuruluşlarının neredeyse batık sayılabilecek notlar vermesi.”

Karatepe, “Söz konusu politikalar devam ederse ekonominin düze çıkma olasılığı yok. Kur arttıkça toplumun geniş bir kesimi yoksullaşıyor” dedi.

2 YABANCI KAÇIYOR: Ekonomistler, somut ekonomi politikalarına ihtiyaç varken, “yönetimin hamasi söylemlerinin” var olan endişeleri körüklediğini, bunun da yatırımcıları kaçırdığına dikkat çekiyor. 

Örneğin Berat Albayrak’ın dün Citibank tarafından düzenlenen yatırımcı görüşmelerinde, dünyanın en önemli küresel şirketlerine “bu dönemde küresel şirketlerin Türkiye gibi yabancı şirketlere karşı tarafsız, şoklara dirençli, güvenilir, dinamik ortaklara ihtiyacı var” mesajı vermesi bunlardan biri. Ekonomistlere göre, hem yerli hem yabancı yatırımcılar Albayrak’ın sözlerini destekleyecek ekonomik gösterge bulamadığı için bu söylemlere inanmıyor ve Türkiye’den çıkmaya devam ediyor.

Yatırımcıyı kaçıran etkenlerden biri de geçen hafta Merkez Bankası’nın PPK toplantısı sonrası yaşanmıştı. Piyasada, politika faizinin 175 baz puan artması şeklinde yoğun bir beklenti varken, Merkez politik faizini değiştirmedi. Bankacılar Türkiye’den aralıksız çıkış yapan yabancı yatırımcıların PPK sonrasında beklenen faiz artışıyla, ülkedeki pozisyonlarını yeniden gözden geçirebileceğini düşünüyorlardı. Ancak faizin sabit kalması sonrası bunun tam aksi oldu. Yabancı yatırımcılar TCMB’nin politikaları ve piyasa beklentilerini yönetebilme kabiliyeti sorguluyor.

3 DIŞ POLİTİKA VURUYOR: TL’deki değer kaybı üzerinde etkili unsurların arasına son günlerde AB ve ABD ile gerilimin artabileceği endişeleri de eklendi. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan hafta sonu ABD’ye “yaptırımın neyse geç kalma, yap” söylemi ardından önceki gün de “Fransız mallarını boykot edin” çağrısı da piyasaları rahatsız ediyor. ABD seçimlerini Türkiye’ye ağır yaptırımlardan yana olan Joe Biden’in kazanma ihtimalinin artması, yurtiçinde piyasaları endişelendiren konulardan biri. Fransa’ya boykot çağrısı ise Avrupa’ya yapılan ihracatta sıkıntı olabileceği endişesi yarattı.