Toksik erkeklik başımıza bela

Trumpgiller salgını da, toplumsal krizleri de hafife alıyorlar. Nedeni var...

26 Nisan 2020 Pazar, 15:19


Koronavirüsle mücadele edilen şu dönemde ülkelerinin başına bela olmuş tipler oldukları her geçen gün daha da iyi anlaşılan ABD Başkanı Donald Trump’ın, Brezilya Devlet Başkanı Jeir Bolsonaro’nun, Macaristan Başbakanı Viktor Orban’ın, Filipinler Devlet Başkanı  Rodrigo Duterte’nin, Belarus Devlet Başkanı Aleksandr Lukaşenko’nun hallerini, tutumlarını görüyorsunuzdur.


Bunların hepsi (Duterte’yi solcu sanan şaşkınlara aldırmayın) dinci/sağ “kültür”ün figürleri. Malum bu kültür çokça erkeklik değerleriyle de yüklüdür. Beslendikleri bu kültürün ne kadar berbat tutumu varsa hepsini sergiliyorlar bu tipler malum. O nedenle tüm yapıp ettiklerinde aşırı bir maçoluk, elbette içi boş bir meydan okuma tavrı var. Daha önce çok örneklerini gördük bu yapıp etmelerinin. Yani tavırlarında şaşırtıcı bir yan yok bizim için. Şimdi ne yapıyorlarsa daha önce yaptıklarıyla, söyledikleriyle uyumlu.

Bu kez koronavirüsle mücadele konusundaki aldırmaz tavırlarıyla yine karşımızdalar. Bu tür krizlerin, demokrasinin bir garabeti olarak “lider” olmuş maço figürleri daha iyi anlamamızda yararları da olmuyor değil. Hatırı sayılır maçolardan eski ABD Başkanı Ronald Reagan, başkanlığının ilk döneminin tamamı boyunca, 1987’de tam 29 bin Amerikalının ölümüne yol açan AIDS’in bir halk sağlığı sorunu olduğunu, onca kanıta rağmen kabul etmemişti.

Elbette temsilcisi oldukları kesimlerin çıkarları için yapmayacakları şey yok bunların. Koronavirüs önlemlerine karşılar örneğin. Trump da “Covid-19 çekip gidecek”, kısa bir süre sonra da “virüs bir mucize gibi kaybolacak” diyerek salgını ciddiye almamıştı. Son günlerde de bazı eyaletlerde silahlarıyla gösteri yapıp kendi eyaletlerindeki tecrit uygulamasının sona ermesini isteyen sağcı çete mensuplarına “sizi destekliyorum” dedi. Tecrit kararı alan eyalet valilerine de açıkça baskı yaptığı biliniyor.


CESUR GÖRÜNÜMLÜ ‘HAFİF’LER HEPSİ


Tıpkı Reagan gibi. Trump’ın tutumuna aşırı sağ popülist liderler, özellikle Brezilya Devlet Başkanı Jair Bolsonaro da katıldı. Bolsonaro da  “küçük çaplı grip” demiş, “Brezilya’nın iklimi nedeniyle ve genç nüfusa sahip olmasından ötürü” virüsten korunacağını iddia etmişti. Bolsanora iyice suyunu çıkarıp, “tecrit kalksın” diyen sağcı grupların parlamento önündeki gösterilerine katılıp “sizi destekliyorum” dedi en son. Konuşmasını yaparken yüzünde maske olmayışı, sık sık, hem de şiddetli derecede öksürmesi gözlerden kaçmadı tabii. 

Belarus Devlet Başkanı Aleksandr Lukaşenko da Ortodoks âleminin, üstelik bu mezhebin ruhani liderlerinin “toplu kutlanmasın” uyarılarına aldırmadan, kutlamaları kiliselerde, manastırlarda yapan dindarlarla birlikte paskalya ayinlerine katıldı. Salgını da, önlemleri de hafife alan biri Lukeşeno. Durumu fırsat bilip “Sovyetler Birliği döneminde kapatıldı ama ben her zaman kiliseye geldim. Geleceğim de” diyerek muhafazakârlara gönderme de yaptı.

Neden böyle davranıyor bunlar peki? Çünkü bu tiplerin ortak bir özelliği var; “toxic mascuinity”den, yani “toksik erkeklik”ten mustaripler. Herhangi bir konuda aldıkları tutum, bu “erkeklik” hallerine bağlı. Amerikan Psikoloji Derneği, bu “erkekliğin” sadece kendilerine değil çevrelerine de zarar verdiğini belirtiyor. Çünkü baskın, agresif tutumlar içeren “toksik erkeklik” hastalıkları (da) bir zayıflık, bir kadınsılık olarak görüyor. Özellikle Trump da, Bolsonaro da bu erkeklik formuna sıkı sıkıya bağlı tipler. Kendilerine yönelik tüm eleştirileri, tavırları erkeklilerine yapılmış sayıyorlar da ondan. Çünkü, tüm maço tutumlarına rağmen bu konuda bir kuşkuları var, çok belli ki. Trump penisinin büyüklüğüyle, testosteron seviyesinin yüksekliğiyle övünen biri. Bolsonaro eşcinsel bir oğul yerine “ölü bir oğul” tercih edecek kadar homofobik bir maço.


ŞU MALUM ERKEKLİK(!) HALLERİ


Nihayet, bu her ikisi diğer toksik erkekler gibi,  kendilerini bir “süper kahraman” olarak görmekteler. İşte şu koronavirüsü hafife almalar vs. bundan biraz da. Tabii insan kayıplarına rağmen ekonominin (siz buna kâr sisteminin deyin) sürmesini isteyenlere destek veren ideolojik bakışları da bunda etkili. Tüm davranışları, söylemleri “toksik erkekliklerine” ve sağcılıklarına pek uygun. İktidarda olmaları bu tutumlarını sergileme, yaşama geçirme şansı veriyor bu tiplere. Korona belasını alt edeceksek ki eminim öyle olacak, bu tür “erkekliği” de umarım defederiz. Hangi coğrafyada varsa hepsi için dileğim budur.