Toplumcu yazardan özgün anı ve denemeler

Ali Turgay Karayel Su Başında Durmuşuz ile Bir Çiçek Yolumu Kesti kitaplarında yer alan anı ve denemelerinde; gerek meslek yaşamında gerekse kültürel, siyasal, toplumsal alanda yüzleştiği irili ufaklı sorunlara ilişkin duyarlılıklarını paylaşıyor.

13 Mart 2021 Cumartesi, 00:02
Abone Ol google-news

Öykü kitabı Karşılaşma’yı (Bilgi Yayınevi) 2019'da çıkaran Ali Turgay Karayel, Yazılı Kâğıt Yayınları’nca yayımlanan yeni kitapları Su Başında Durmuşuz ile Bir Çiçek Yolumu Kesti ile okurlarla yeniden buluştu.

Cumhuriyet Gazetesi, Varlık, Çağdaş Türk Dili, Öğretmen Dünyası, Sincan İstasyonu, Sözcükler gibi yetkin gazete, yazın, dil ve eğitim dergilerinde öykü, deneme, eleştiri, anı türünde yazılar da yazan Karayel’in Uğur Mumcu’ya adadığı Su Başında Durmuşuz’da 26 denemesi yer alıyor.

İlk bölümde daha çok kitaplara, yazarlara, okuma alışkanlığına, yazma sanatına ilişkin konuları; ikinci bölümdeyse mutluluk, dedikodu, sevgi, yoksulluk gibi olguları irdeliyor.

Gerek kendi yaşamından deneyimlerle gerekse yerli, yabancı yazar, sanatçı ve filozofların yazıp söyledikleriyle bütünlediği denemelerini yalın ve ironik dille kaleme alan Karayel; Ahmet Hamdi Tanpınar’dan Rıfat Ilgaz’a, Adnan Binyazar’dan Oğuz Atay’a, Emin Özdemir’den Shakespeare’e, dek birçok yazar ve şaire ilişkin çözümlemelerde bulunuyor.

Millet Mektepleri, Halkevleri, Eğitmen Kursları, Köy Enstitüleri gibi insanın baş, el, kol ve ayaklarıyla, bütün organlarıyla devindirildiği bir eğitim anlayışını terk edip her şeyi dört duvar arasına alan, kalıplarla, ezberlerle, sınavlarla insanın yalnız beynine hapseden bir eğitim anlayışına kurban ediliyor insanımız, doğamız, ülkemiz.

Milyonlarca çocuk ve gencimizi ulusal-yerel koşullar değerlendirilerek yazar ve şairlerle, tiyatroyla, sinemayla, kitaplarla, dergilerle, müzikle, müzelerle vb. buluşturacak öğretmenlere, aydınlara gereksinim var uzun süredir.

Ali Turgay Karayel; Akçakoca’da, İnebolu’da, İstanbul’da, Kastamonu’da çalıştığı okullarda olanaklarını zorlayarak bunları başarıyla yapan bir öğretmen, sorumlu bir aydın. 2010’da İnebolu’daki köy okulları başta olmak üzere pek çok okulu bir yıl içinde yaklaşık 20 bin kitapla buluşturmasını örnek olarak verebiliriz.

“Nasıl bir eğitim politikamız olmalı?” sorusunun en özlü, yalın, akılcı önerilerini içeren Su Başında Durmuşuz’daki “Ben Bakan Olsaydım” başlıklı denemeye başta yetkililer göz atmalı. Yazarın aynı kitaptaki yoksullukla ilgili son denemesi de yaratıcı yazarlıkta bir yetkinlik örneği.

Ünlü eğitim önderlerimizden Hasan Âli Yücel ile İsmail Hakkı Tonguç’a adadığı Bir Çiçek Yolumu Kesti’deki anılarsa, bildiğimiz anlamda bir öz yaşam öyküsü değil. Çoğu kendisinde iz bırakan olay, kişi, durumlardan seçilmiş kesitlerden oluşuyor. Aile bireyleriyle, öğretmenleriyle, arkadaş çevresiyle oluşan düşünsel, duygusal bağlardan etkileyici anları, etkileyici anlatımla ele alıyor Karayel.

ÇATININ BAŞIMIZA ÇÖKMEMESİ İÇİN

Kısa, sıcak 32 metinden oluşan, yetkin bir öyküsel biçemde kaleme aldığı anıları; Karayel’in kitap fuarlarında, tiyatro ve sinema salonlarında, çocukluğunda, yaşamının kesiştiği köy ve kasabalarda karşılaştığı, ders niteliğindeki izlerden örnekler yer alıyor.

Ali Turgay Karayel, toplumcu yanı güçlü bir yazar. Onu ileride yeni, özgün çalışmalarıyla da izleyeceğiz. Çok sevdiği Rıfat Ilgaz, “Aydın mısın?” başlıklı şiirinin bir dizesinde aydınlara “Karayeller başına indirmeden çatını” der ve onları çabuk olmaya çağırır. Keşke yüzlerce, binlerce Karayel’imiz olsa yurdumuzda… Çatının başımıza çökmemesi için...