TSK teşekkür etti, Erdoğan bu görüntülere "külliyen yalan" dedi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ağrı ile ilgili yaptığı açıklamada, "Provokasyon varsa terör örgütünün güdümündeki partinin kurguladığı provokasyondur" dedi.

14 Nisan 2015 Salı, 16:22
Abone Ol google-news

Genelkurmay Başkanlığı, Ağrı’nın Diyadin ilçesinde jandarma ile PKK’liler arasında çıkan çatışmada yaralı askererin taşınmasına sivillerin yardım etmesini “takdire şayan” olarak nitelendirmiş ve teşekkür etmişti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mehmet Büyükekşi ve beraberindeki heyeti kabul etti. Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci ile Türkiye İhracatçılar Meclisi üyelerini ağırladığı programda hitap eden Erdoğan, "Güvenlik kuvvetlerimiz kendilerine açılan bu ateş karşısında derhal misliyle karşılık veriyorlar. Burada bir provokasyon varsa bu devletin değil, terör örgütünün güdümündeki partinin kurguladığı bir provokasyondur. Yaralanan jandarma personelimizin kendi haline terk edildiği böyle bir iddia var ya. Güya orada jandarma yaralı halde bırakılmış onları kendi mensupları gelip almış. Bunların hepsi kayıtlarla resimlerle elimizde mevcut. Bunların tümü külliyen yalandır. Yaralıları almak üzere bölgeye giden helikopterlerimize ateş açıldığı için askerlerimiz hastaneye zor şartlarda ulaştırılmıştır" dedi.


"BU HADİSEYE DEVLET TERÖRÜ DİYECEK KADAR ALÇALAN MİLLETİNE ALENEN İHANET İÇİNE GİREN KİŞİLER GÖRDÜK"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Savcımızın şehit edilmesini tek ses ve tek yürek olarak protesto edemeyenler bu olayı hükümetin ve şahsımın aleyhine kullanabilmek için olmadık hezeyanlar ürettiler. Bu hadiseye devlet terörü diyecek kadar alçalan insanlıktan çıkan ülkesine ve milletine alenen ihanet içine giren kişiler gördük. Teröre terör, teröriste terörist diyemeyecek kadar bunları ifade edemeyecek kadar gözlerine perde inmiş kalpleri kararmış olanları üzüntüyle ve ibretle takip ettik" diye konuştu. 

"BURADA ÖZEL OLARAK PLANLANMIŞ BİR OPERASYON SÖZ KONUSU DEĞİL"

Erdoğan, "Ağrı'da yaşanan hadise şudur. Diyadin ilçesinin bir köyünde ağaç dikme adı altında bir etkinlik yapılacağı bilgisi ilgili kurumlara ulaşıyor. Daha önce benzer adlarla yapılan etkinliklerde vatandaşlara seçimlerdeki tercihleri konusunda baskı yapıldığı haberleri alındığı için valiliğimiz söz konusu etkinliğe izin vermiyor. Buna rağmen hem etkinlik alanına gelmesi muhtemel katılımcıların güvenliğini sağlamak hem de bölücü terör örgütü mensuplarının istismarına izin vermemek için güvenlik kuvvetlerimiz bölgede tedbir alıyorlar. Görev yapan jandarma birimlerimizden birinin üzerine bölücü terör örgütü mensupları tarafından ateş açılıyor. Burada özel olarak planlanmış bir operasyon söz konusu değil" dedi. 

"BUNLARIN TÜMÜ KÜLLİYEN YALANDIR"

Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü, "Sadece bölgeye gelen vatandaşların güvenliklerinin sağlanmasına ve bölücü terör örgütü mensuplarının bu etkinliği istismarının önlenmesine yönelik tedbir alınıyor. Güvenlik kuvvetlerimiz kendilerine açılan bu ateş karşısında derhal misliyle karşılık veriyorlar. Burada bir provokasyon varsa bu devletin değil, terör örgütünün güdümündeki partinin kurguladığı bir provokasyondur. Yaralanan jandarma personelimizin kendi haline terk edildiği böyle bir iddia var ya. Güya orada jandarma yaralı halde bırakılmış onları kendi mensupları gelip almış. Bunların hepsi kayıtlarla resimlerle elimizde mevcut. Bunların tümü külliyen yalandır. Yaralıları almak üzere bölgeye giden helikopterlerimize ateş açıldığı için askerlerimiz hastaneye zor şartlarda ulaştırılmıştır. Bölgede bulunan HDP mensupları bahane edilerek bu meselenin istismarı vicdana ve ahlaka sığan bir davranış değildir. Bakıyorsunuz hemen birileri meseleyi kendi meşreplerine göre başka taraflara çekmenin çabası içine girdi."

"YANLIŞIN BEDELİNİ ÖDEYECEK OLAN TÜSİAD'IN BAŞKANI DEĞİL, TÜRKİYE'DİR"


Erdoğan, TÜSİAD Başkanı Cansen Başaran-Symes'in  "Enflasyon bir süredir rekabet politikalarının, yatırım ortamı ve kalkınma başlıklarının oldukça önüne geçti. Nedeni gayet açık, Türkiye’de enflasyon yükseldi maalesef. Düşürülmesi yönündeki politikalar başarıya ulaşamadı" açıklamasına da sert bir şekilde yanıt verdi. Erdoğan, şunları söyledi:
Erdoğan: TÜSİAD'ın başkanına ne oluyor? Bu üslup yanlış - VİDEO


"TÜSİAD Başkanı yaptığı açıklamalarla adeta istikrar ve güveni baltalamaya çalışan temsil ettiğini iddia ettiği iş dünyasını tedirgin eden bir tavır içinde bulunuyor. Türkiye'nin tüm gerçekleri gibi ekonomiyi de okumaktan aciz birtakım siyasetçileri anladık. Onlar sorumsuzluk yapıyorlar. Onların menfaat ölçüleri farklı, peki en azından iş dünyasının hassasiyetlerine vakıf olması gereken TÜSİAD'ın başkanına ne oluyor? Bu üslup yanlış. Enflasyonun düştüğünden bahsedecek kadar maalesef enflasyon ölçülerini göremiyor. Bu yanlış. Cari açıktaki olumlu gelişmeleri göremeyecek kadar maalesef gözler adeta bu işlerde ama. Türkiye'de bir istikrarsızlıktan bahsetmek kadar istikrarsız bir zihniyet olabilir mi? Bu ülkede bir istikrarsızlık olursa bu yanlışın bedelini ödeyecek olan da TÜSİAD'ın başkanı değil, Türkiye'dir. Onun için TÜSİAD gibi kurumun başında olan insanlar ağızlarından çıkanı kulaklarının duyması gerekir. Ben bazı konularda çok hassasımdır. TÜSİAD Başkanı'nın geçmişte Türkiye'ye ne tür bedeller ödettiğini gayet iyi bilen birisiyim. Onu arkadaşlarımın inceleyeip ortaya çıkarması mümkündür. Hangi işle iştigal etmişse o iş sebebiyle yaptıkları ve ödettikleri bedeller ortadadır. Hangi denetim kurumunda ne gibi görevler yaptılar ve oralarda ne tür bedeller ödettiler, bunun üzerinde iyi durulması lazım. Bundan sonra bu tür yeni bedellere biz fırsat vermeyeceğiz. Sorumluluğunun bilinciyle hareket etmeyen bunun hesabını verir" dedi.

PAPA'NIN AÇIKLAMASI

 Erdoğan, Papa Franciscus'un 1915 Olayları ile ilgili yaptığı 'Soykurum' açıklaması hakkında da konuştu. Erdoğan, şunları söyledi: 

"Tarihi olayların kendi mecrasından, kendi gerçek zemininden çıkartılıp ülkemiz ve milletimiz aleyhine bir kampanya aracı haline getirilmesine izin vermeyeceğimizi belirtmek istiyorum.Tarihçilerin işini siyasetçiler, din adamları aldığı zaman oradan hakikat değil, işte bugün olduğu gibi hezeyan çıkar. Ben bu vesileyle tekrar ortak komisyon çağrımızı yineliyor ve arşivlerimizi sonuna kadar açmaya açık olduğumuzu vurgulamak istiyorum. Sayın Papa'yı da bu tür yanlışlara herhalde bir daha düşmez diye kınıyorum ve uyarmak istiyorum."