‘Tuhaf Kuş’u ararken... Emek Yurdakul’un yazısı...

Çocuk kitaplarında çizimler neden bu kadar önemli - hele ki okul öncesi için olanlar - bir kez daha düşündürdü Bonilla bize. Yazarı-çizeri aynı kişi olmak zorunda değil elbette ancak “birlikte” üretim başarıldığında ortaya çıkan sonuç, çizimlerin önemini daha anlaşılır kılıyor.

08 Mayıs 2021 Cumartesi, 00:01
Abone Ol google-news

“Siyah kuşlar, narin cılız kuşlar, zıplayan kuşlar ve çok uzun gagalı kuşlar gördü ama hiçbiri kendisine benzemiyordu.”

Ah şu Bayan Manolita, “Ne demek istedi acaba?” Alvaro’nun kafası bir hayli karışık. “Hangi kuşa benziyorum?”, diye düşünüp duruyor. Aynada kendini inceliyor.

Keşif çantasını sırtlanıp parkta kuşların peşine düşüyor. Oradan da bir şey çıkmayınca kütüphanede alıyor soluğu... Ne yiyordu bu kuşlar?! Yok yenecek gibi değil kuş yemi. E uçamıyor da Alvaro, en havalısından kanatlarına rağmen…

Neden Alvaro kuşların peşinde? Yanaklarının sıkılmasından nefret ettiği için takındığı masum yüz ifadesinden mi başına geldi bu? İki sorunun bağlantısı Bayan Manolita, yanakları sıkıştırmaya bayılan bir komşu.

O gün asansörden inerken Bayan Manolita ona, “Suratın tuhaf bir kuşa benziyor,” dedi. Buna takıldı aklı Alvaro’nun. Düştü kuşların peşine… Çünkü yazarın bize karakter için aktardığı ilk cümlede olduğu gibi, “Alvaro da diğer çocuklar gibi çok meraklı.”

KİM ŞU ALVARO?

Hikâyelerin gülmece türüne dönmesinde karakterin verimliliği de konu kadar besleyici bir öğe şüphesiz. Tuhaf Kuş’ta yazar hem son derece sıradan hem de kendine özgü bir ana karakter yaratmış ya da bize sunumuyla bu tadı hissettiriyor.

Pasta yemeyi, oyuncak arabalarla oynamayı, dinozorların kükreyişini, odasında kulübeler yapmayı seven Alvaro, okulu, matematik problemlerini çözmeyi, kurumuş yaprak koleksiyonu yapmayı ve uzay hakkında düşünmeyi de seviyor.

Tüm bu özellikleri, metne paralel çizimlerle destekleyerek ilerletmiş hikâyeci. Metnin ince mizahı sadece sözcüklerle geçmiyor okura; çizimlerle paydaş aktarılan hikâyede, kahramanın hallerini, Alvaro’nun ne yaptığına şaşkınlıkla bakan diğer hayvanlarla ve yan karakterlerle de bezemiş.

Ek olarak çizimler bize, Alvaro’nun kendine özgü beden hareketlerini, çeşit çeşit mimiğini, çaresiz ya da şaşkın olduğu anlardaki çıkmazlarını sunuyor. Yazıp resimlediği Tuhaf Kuş’ta, Bonilla bize çok kahkaha attırdı. Ana karakterimiz çaresizken bile, hali bizi güldürdü.

MANOLITA’YLA BAŞLADI, BİTTİ!

Kuş kostümüyle denediği uçma girişiminden yara bere içinde dönen Alvaro’nun yanında yine Bayan Manolita var. Asansörden inmeden önce de kendine özgü tarzıyla yeni beyanını sunuyor havlayıp duran köpeği Herkül hakkında: “Aldırma ona! Sana zarar veremez! Horozun teki o!”

“Alvaro, gözlerini köpek kostümü giymiş ‘horoz’a dikerek, orada öylece durdu. Bayan Manolita’nın hayvan türleriyle ilgili ciddi bir sorunu olduğuna emindi artık.”

Tuhaf Kuş / Rocio Bonilla / Çev.: Halil Türkden / Günışığı Kitaplığı / 36 s. / 3+ / 2021.