TÜİK halkın temel ıhtıyaçlarını yok saydı

Enflasyon sepetinde gıda, konut ve giyimin ağırlığı azaltılırken, TÜİK’in esas alması gereken bütçe anketleri üç kalemde harcamaların arttığını gösteriyor.

25 Ocak 2017 Çarşamba, 18:57
Abone Ol google-news

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) enflasyon sepetini güncelleyerek gıda, konut ve giyimin sepetteki ağırlığını azalttı. Yapılan güncellemeye göre yeni enflasyon sepetinde gıda ve alkolsüz içecekler kaleminin ağırlığı yüzde 23.68’den yüzde 21.77’ye, giyim ve ayakkabı kaleminin ağırlığı yüzde 7.43’ten yüzde 7.33’e, konut kaleminin ağırlığı ise yüzde 15.93’ten yüzde 14.85’e indirildi. TÜİK Başkan Vekili Mehmet Aktaş, gıda grubundaki güncellemenin turist sayısındaki azalmadan kaynaklandığını, yapılan revizyonda veri kaynağının önceki yıllarla aynı olduğunu belirtse de sepetteki ağırlıkları belirlemek için kullanılan Hanehalkı Bütçe Anketleri tam tersini söylüyor. Hanehalkı Bütçe Anketi’ne göre 2015’te gıda, konut ve giyim harcamaları 2014’e göre arttı. Enflasyon sepetindeki ağırlıklar, tüketim ve harcama eğilimlerini tam yansıtmadığı için resmi enflasyon ile hissedilen enflasyon arasındaki makas açılacak. Sade vatandaşın alım gücü zayıflayacak, geliri enflasyon karşısında eriyecek.

 

Anketler tam tersi

TÜİK’in enflasyon sepetini hesaplama yöntemine göre Hanehalkı Bütçe Anketi, kurumsal nüfus anketi, turizm anketi ve idari kayıtlardan elde edilen harcama ve ciro bilgileri toplanıyor. TÜFE ağırlıklarına temel oluşturan Hanehalkı Bütçe Anketi’nde bir önceki yıl hariç olmak üzere son üç yılda elde edilen sonuçlar esas alınıyor. Yani bu yıl için açıklanan ağırlıklarda 2013, 2014 ve 2015 verilerinin kullanılması gerek. Bu verilere bakıldığında ise gıda ve alkolsüz içeceklerin toplam harcamalardaki payının 2014’teki yüzde 19.7’den 20.2’ye, giyim ve ayakkabının yüzde 5.1’den 5.2’ye, konut ve kiranın yüzde 24.8’den yüzde 26’ya yükseldiği görülüyor. Önceki sepet ve yeni sepette kullanılan üç yılın ortalaması dikkate alındığında ise pay gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 19.7’den 19.9’a, konut ve kirada 25.2’den 25.26’ya çıkarken giyim ve ayakkabıda yüzde 5.26’dan 5.20’ya düşüyor.

Güvenilirlik zedeleniyor

Atılım Üniversitesi’nden Doç. Dr. Ümit Akçay, TÜİK’in enflasyon sepeti ile ilgili yaptığı düzenleme, tıpkı milli gelir hesaplarının revizyonunda olduğu gibi açıklanmaya muhtaç olduğuna işaret etti. Akçay, gazetemize yaptığı değerlendirmede “Özellikle on dönemde yaşadığımız kur şoklarının enflasyona yansımasının beklendiği, yani enflasyonun çift hanelere çıkmasını beklediğimiz bir dönemde bu değişikliğin yapılması, moda deyimle ‘zamanlama manidar’ dedirtiyor. Enflasyonu ölçümü, TÜİK’in yaptığı anketlerle yapılıyor. Bildiğim kadarıyla Hanehalkı Bütçe Anketi’nde bir değişiklik olmadı. HBA’da gıda ve konutun payı artarken bunun neden enflasyon hesaplamasına yansıtılmadığının açıklanması gerek” diye konuştu.

Sokağınki farklı

Resmi verilerin güvenilirliğinin sorgulanmasının ‘çok tehlikeli bir gidişat’ olduğunu vurgulayan Akçay, “Bu TÜİK’in son yaptığı iki düzenleme kurumun güvenilirliğini zedeliyor. Bir de meselenin ekonomi yönetimi boyutu var. Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’in ‘asla olmayacak’ dediği değişiklik gerçekleşmiş oldu. Bu durumda ekonomi yönetiminde direksiyonda kimin olduğu sorunu ortaya çıkıyor” dedi. KapitalFX Araştırma Uzmanı Yazal Kurgut ise ağırlığı en çok azaltılan kalemin gıda ve alkolsüz içecekler; en çok arttırılanın ise ulaştırma olduğunu belirterek “Kurdaki ve petrol fiyatlarındaki yükseliş 2017’de enflasyonda artışa neden olacak. Buna 2017’de çift haneli rakamlarda seyretmesini beklediğimiz işsizlik de eklenince, hanehalklarının gelirlerinde gerileme olacak. Gelirlerinde azalma olan hanehalklarının bütçelerinde gıda gibi temel ihtiyaç olan kalemlerin ağırlığı artacak. Bu da kağıtlara ve sokağa yansıyan enflasyonun birbirinden ayrışmasına neden olacaktır” yorumunda bulundu. Mevsimsel ürünlerde sabit ağırlığa geçilmesiyle ilgili ise Kurgut “Okulların açıldığı eylül ayında hanehalklarının bütçesinde eğitim ve buna ek olarak giyim ve ayakkabı kalemleri daha fazla ağırlığa sahip olacaktır. Ancak yeni yöntemde bu etki göz ardı ediliyor. Bu açıdan yeni yönteminin sonuçlarının gerçeklikten daha uzak olacağını düşünüyoruz” dedi.