Tunç Soyer'den önemli açıklamalar

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, katıldığı televizyon programında önemli açıklamalarda bulundu.

26 Aralık 2019 Perşembe, 10:21
Tunç Soyer'den önemli açıklamalar
Abone Ol google-news

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, TV35'te katıldığı programda gündeme ilişkin konulara yanıt verdi. İzmir için yapılan ihalele ve projelerin Ankara’da imza için beklemesini eleştiren Soyer, “Bir ihaleyi Cumhurbaşkanı onaylayacak. Ne gerek var? Belediye, bakanlıklar, hükümet niçin var? Her yerdeki ihaleyi sayın cumhurbaşkanının onayına sunarsanız sistem tıkanır. Elektrik fabrikasının ihalesini Cumhurbaşkanı niye onaylasın. Belki de art niyet yoktur. Ama sistemin tıkanıklığından  bahsediyorum. İzmir önünde bir engel olmazsa muazzam büyüyecek, önü açık bir kent. Tek talebimiz önümüzü açsınlar. İhaleler onay için Ankara’da bekliyor” dedi.

"İZMİRLİLERDEN ÖZÜR DİLİYORLUM"

İzmir’in Karabağlar, Buca ve Gaziemir’de su kesintileriyle ilgili konuşan Soyer, “Tam olarak giderildi. Çünkü 22’lik denilen ana taşıma hattında bir patlak meydana geldi. Bütün İzmir’in 3 ilçesini besleyen ana hat. Bu hattın patlama çok büyük bir sorun, öngörülemeyen bir durum. Arza demek doğru değil. Çok büyük bir durum. Uzun süre çalışmayı gerektiren bir felaketti. 60 saatte tamamlayacağını söylendi ama gece gündüz aralıksız çalışılarak 40 saatte tamamlandı. Gerçekten hepimiz çok üzüldük. Bundan dersler çıkarmamız gerekiyor. 80’li yıllardan kalma bir hattan bahsediyoruz. Bunun ikinci bir rezerv kaynak olması gerekiyor. Gördes Barajı’nda su tutmuyor, toplanan su toprağın altına kayıyor yok oluyordu. Yapılan çalışmalarla su tutmaya başladı. İlk yapacağımız şey Gördes Barajı’ndan rezerv kanalı hazırlayacağız. 3 ayrı ölçekte borudaki kohezyonu zafiyet bulan bir tür elektromanyetik robot. Kanalın içerisinde koyuyoruz. Kanalın içerisinde gidiyor. Elektromanyetik dalgalar sayesinde siz de nerede zafiyet var görüyorsunuz. Böylelikle pay-pas yaparak farklı kanallarla suyun akışını sağlanabilinecek. Bizim bir an önce bunu yapmak zorundayız. Bu hazırlıkları yaptık. Özetle İzmirlilerden özür dilemek istiyorum. Zor duruma düşürdüğümüz için. Bir daha bu sıkıntıların yaşanmaması için karşılığı ne olursa olsun bir daha böyle bir sıkıntı yaşatmayacağız” diye konuştu.  

"SİYASET ÇİRKİNLEŞİYOR"

AKP'lilerden gelen eleştirilere yanıt veren Soyer, “Bunu eleştirmek veya çözüm bulmak doğaldır. Bu bir felaket, öngörülemeyen buna her yerde rastlayabilirsiniz. Tam da bu anlamada siyaset çirkinleşiyor. İyi ve temiz insanları kendinden uzaklaştırıyor. Bir başka belediye başkanı olsaydı yaşanmayacak mıydı, yaşanacaktı. Bir diğer belediye yaşanabilir. Dünyanın her yerinde olabilecek şeyler. Bunun üzerinde siyaset üretilmesini doğru bulmuyorum” dedi.

"SU BASKINLARI"

Soyer, “Mavişehir’de büyük bir afet yaşandı. Bir bataklık alanı, deniz konunu altında kalıyor. Her lodosta benzer sıkıntılar yaşanıyorlarmış. Bu sefer fazla olmuş. Yüksek lodosla denizin yükselmesiyle suyun yükselmesine neden olmuş. Ekiplerimiz hızlı bir müdahale ettiler. Buruda muhtemelen teknik bir çözüm üretildi. Birkaç çözüm üzerinde çalışıyorlar. Önümüzdeki günlerde buna karar vereceğiz. Bunlar bu çağda telafisi mümkün olmayan sorunlar yaratıyor. Bunların telafisi var. Biz bu sorunları giderceğiz. Biz yağmur, su baskını veya patlak nedeniyle İzmirliler ne su altında bırakacağız ne de susuz bırakacağız. Bunların çözümünü bulacağız” diye konuştu.

"ANKARA’DA TAKILIYOR"

İzmir’in Ankara’da bekleyen projelerine değinen Soyer, “Cumhurbaşkanımız onun yanında büyükşehir belediye başkanları, karşılarında bakanlar. Böyle bir tablo belki hiç yaşanmamıştır. Doğrudan doğruya bakanlara taleplerimizi yüzlerine söyleme fırsatı bulduk. Fakat 11 Eylül’dü. O günden bugüne o toplantıda konuşulanların gerekleriyle ilgili bir şey üretilemedi. Bir Buca metrosu var. Çok şükür onun onayı geldi. O gün sorduğumuz şeylerden sadece bununla ilgili gelişme oldu. Elektrik Fabrikası mesela. 8 Haziran’da mazbata aldım, 35 milyon lirayı vermeyi taahhüt ettik, ihaleyi kazandık. Üzerinden 8 ay geçti, Hazine Bakanımıza da sordum aynı soruyu, kamu şirketinin girmesi uygun değil dediler. Bu ticari bir şirket dedik. İsterseniz bu şirket üzerinden isterseniz kamu yararı gerekçesiyle kabul edersiniz. Tescilli bina bu. Restore edip kamu için kullanabilirsiniz, ticaret yapamazsınız orada. İzmirlinin malını İzmirlinin alması gerekiyor. Biz orayı kütüphane yapacağız gençler için yaşam alanı yapacağız. Al kardeşim deyip üstüne para vermesi lazım devletin. Ne yazık ki buradan bir yol alamıyoruz. Ankara’da takılıyor. İhalenin onaylanmasını bekliyoruz. 35 milyon devlete ödeyip binayı restore edip kazandıracağız. Mantığını çözebilmiş değilim. Barınakçı barınağı, Bostanlı’daki kıyı kenar var. Şimdi Çiğli tramvayı ile ilgili sadece onay bekliyoruz” dedi.

"FAZLA ÇILGIN PROJE"

Dönemin Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Binali Yıldırım’ın İzmir için 35 projesi sorulması üzerine Soyer şu yanıtı verdi: “fazla çılgın projeydi. Bilim insanları meslek odaları belediye yönetimi elinde bulunan ulaşım master planı nedeniyle herkes karşı çıktı. Bilimsel bir temeli olduğuna inanmış olsaydı kimse karşı çıkmazdı. Ne yazık ki fazla çılgın bulundu. Davalar, karşı çıkışlar. Geçişin olduğu noktada bizim UNESCO mirasına başvurduğumuz bir Gediz deltası var. Flamingo yürüyor bu şehirde. Başka bir metropol yok. İçinde flamingo yürüyen. Bu kabul edilebilir bir şey değil. Doğanın bahşettiği binlerce yıllık bir miras. Ben rahat hareket edeyim diye bu mirası yok sayamazsınız. Su, elektrik, köprü hepsi sonradan gelir. Asli görevi o kentin doğasını ve tarihsel mirasını korumaktır belediye başkanının. Benden sonraki nesillere devretmeyi başarmaktır. Oraya bir köprü, buraya bir alt geçit. Böyle bir şey söz konusu olmamalı. Siyasi bir kasıt nedeniyle reddediş yok.”

"HALK SU ÇİLESİ GEÇERKEN DANS EDİYORMUŞUM GİBİ MESAJ ATILMIŞ"

İzmir’de yaşanan su sorununa tekrar değinen Soyer, “Biz hepimiz birbirimize muhtacız. Bizim birbirimize ihtiyacımız var. Biz birlikte hareket etmeliyiz. Paçamızdan çekiştirmekten vazgeçmeliyiz. Bunu becerebilirsek dünya liginde oluruz. Engelleyen siyaset. Siyasetin kodlarını yeniden koyup başka siyasi anlayışı koymalıyız. Paçadan çekiştirici. Su kesintisi meselesi nedeniyle mesaj atılmış, bir taraftan ben dans ediyorum. Diğer tarafta insanlar su topluyor. Bir törende dans etmişiz. Sanki onlar su çilesi çekerken biz dans ediyormuşuz gibi. Bu gerçek değil. Ben İZSU’da yağmur altında çalışan arkadaşlara baklava dağıtıyordum” diye konuştu.

"KREDİLERİ ÖYLE KOLAY VERMİYORLAR"

Soyer, “Bir milyar 70 milyon. Çiğli 80 milyon dolar. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin borçlanma kapasitesi var. Avrupa İmar ve Kalkınma bankasından aldığımız 80 milyon Euro finans kurumlarının da önünü açtı. Çin, Tayvan’dan birçok yatırımcıyla konuştum. Bütün yatırımcılar saygın bir finans kurumunun ilk atışını bekledi. Onlar bu güveni görünce rahatladılar. Fransız Kalkınma Ajansının 100 milyonluk kredisi. Bunlar çok düşük faizli ve uzun vadeli krediler. Büyükşehir belediyesi o vadelerde o borcu ödeyecek durumda. Türkiye’de böyle bir kriz anında hiçbir belediye bu kadar yüksek kredi bulamaz. Kredi notumuz yüksek ve güven duyuyorlar. Alınan krediler hep zamanında ödemiş. Dosya hazırlama aşamasında şeffaflık var. Avrupa ihale sistemi o kadar ince eleyip sık dokuyor ki aldığımız nefesi takip ediyorlar. O kredileri öyle kolay vermiyorlar. Benim görev süremde inşallah o metroya bineceğiz” dedi.

"2020 BÜYÜKŞEHİR’İN EN ZOR YILI OLACAK"

Konuşmasına devam eden Soyer şunları söyledi, “Büyükşehir belediyesinin en zor yılını yaşayacağız 2020’de. Geçmiş dönemde alınan döviz bazlı kredilerin büyük miktarı bu yıla denk geliyor. Büyük artış dövizdeki ödemeleri çok olumsuz etkiledi. Tarihin en zor senelerinden birini yaşayacak belki de büyükşehir belediyemiz. Bunlar rahatlıkla aşılabilecek. Ama bizim de tabi ki palyatif tedbir almamız lazım. Projelerimiz de var. Ama böyle satışını yapacağımız gayri menkullerimiz de var. İzmir büyükşehir Belediyesi yaptığı stratejik plan nedeniyle önümüzdeki 4 yıl içinde yatırımlarını yapmaya devam edecek. Sadece teknik bir sıkışıklık. Karnemiz temiz olduğu için büyük krediler veriliyor” dedi.

"8 AYDIR HER GÜN KESİNTİSİZ BİSİKLETLE GİDİYORUM"

“8 aydır her gün kesintisiz bisikletle gidiyorum evimden işe” diyen Soyer, “ Mümkün olan her yere de. Havagazında toplantı varsa bisikletle gidiyorum. Ama tabi ki Menemen’e mümkün değil. Yapmaya çalıştığım şey aynı zamanda örnek olmak istediğim şey. İzmir bisiklet kenti olmalı. Temiz, sağlıklı bir ulaşım aracı bisiklet. Bisiklet yolları yapmaya başladık. Kentin içine de sokacağız bu yolları” dedi.

KAYYIM TEPKİSİ

Urla Belediye Başkanı Burak Oğuz’un FETÖ üyeliği iddiasıyla tutuklanmasına değinen Soyer, Burak beyi başkanlık öncesinde birçok ortamda gördüm. Dostluğum yok. Başkan olduktan sonra tanıştık ve dost olduk. Cezaevinde ertesi gün ziyaret ettim. Yarım saat dinledim, sorularımı sordum. Kişisel olarak ben masum olduğuna inanıyorum. Bunun ortaya çıkacağına inanıyorum. Ama hukuki bir mesele. Bilmediğimiz tanık beyanları, MİT raporları olabilir. Kişisel izlenimimi paylaşayım. Esas mesele burada kayyum meselesi. Hukuken meşru olmadığını düşünüyorum kayyumla ilgili düzenlemenin. Basit bir gerçek var. Bir belediye başkanı vefat eder, istifa eder, hastalanır her ne nedenle olursa olsun o koltuğu boşalttığı anda hukuk sistemi buna çözüm getirmiş. Seçilmiş meclisten biri seçilir ve o kişi oraya oturur. Hele ki suçla terörle iltisaklı olmayan bir meclisten birini seçmeyip de dışarıdan birini görevlendiriyorsanız bu hukuken meşru değil. Urla meclisi de mi FETÖ’cü? Değilse neden onlardan birini görevlendirmiyorsunuz. İnsanlar başkanlarını ve meclislerini seçmişler. Bakan açıklama yapmış, kanun böyle diyor demiş. Kanun böyle diyorsa yanlış diyor. Hukuken meşru bir şey değil yani. Kayyum düzenlemesi hukuki meşruiyet taşımıyor. Kayyuma karşıyım. Yanlış buluyorum. Üzerime ne düşerse yapmaya devam edeceğim bu anlamda. Partinin genel merkezinde  de aynı anlayış var. Genel başkanımız da bizler de böyle düşünüyoruz. (Kaynak: Gündeme Bakış)