Türk sineması, çeşitli uyarlamalarla uzay heyecanını Türkiye’ye taşıdı

Aşağı bakma, yukarı bak da nereden çıktı? Nihayet Ata’nın bir sözünü dinlediler: “İstikbal göklerdedir” diyerek 2023’te Ay’a gideceğimizi müjdelediler ama o işi zaten sanatçılar yapmıştı.

11 Şubat 2021 Perşembe, 06:00
Türk sineması, çeşitli uyarlamalarla uzay heyecanını Türkiye’ye taşıdı
Abone Ol google-news

İnsan, iki ayak üstünde durmaya başladığından beri gözünü hep uzaya dikti. Aşağı bakmadı, hep göğe baktı! Yıldızları izledi, Ay’a anlam yükledi, çeşitli gök olaylarından mitolojik hikâyeler üretti. 

Uzayı keşfetmek en büyük hayallerinden oldu. Önce edebiyat aracılığıyla bu hayali gerçekleştirmeye çabaladı, sevgilisini Ay’a benzetti, ona Ay’ı vaat etti. Edebiyattan sonra sıra sinemaya geldi, teknolojinin imkân vermesinin ardından Sputnik 1 uydusunun 1957 yılında uzaya fırlatılmasıyla uzay çağı da başlamış oldu. Bu gelişmenin sinemada yankı bulmaması beklenemezdi. Yüzlerce uzay filmi yapıldı ve yapılmaya da devam ediliyor. Kimileri Oscar ödülü bile alıyor. Dünyada bunlar olurken Türk sineması da çeşitli uyarlamalarla uzay heyecanını Türkiye’ye taşıdı. 

Sadri Alışık, Turist Ömer olarak uzaya çıktı. Cüneyt Arkın ise “Dünyayı Kurtaran Adam” olarak uzaylılarla savaştı. Cem Yılmaz da Arif karakteriyle uzaylılar tarafından kaçırıldığında Muhittin’den Amerikan başkanı dahil herkesi devreye sokmasını istiyordu... AKP’nin suni gündem yaratma çabalarına alet olmadan, uzayda geçen Türk filmlerini hatırlatmak istedik. 

Günümüzde Türkiye’nin en parlak gençleri, üniversitelerine sahip çıkmak isterken düşünceleri, hayat tarzları ve cinsel yönelimlerine saldırıyla karşılaşıp terörist ilan ediliyor ve yurtdışına göçme planları yapmak zorunda bırakılıyor. Yaşadığımız bugünler akıllara tarihi bir olayı da getiriyor. 1600’de Giordano Bruno, engizisyon mahkemesinde yargılanıp sapkın ilan edilmiş ve Roma’da diri diri yakılarak idam edilmişti. 

Engizisyon, ondan düşüncelerinden vazgeçmesi ve sonsuz evren görüşünün din sapkınlığı olduğunu kabul etmesi durumunda kilise tarafından affedileceğini söyledi. Ama o gördüğü bütün işkencelere karşın görüşlerinden taviz vermedi ve ölüme razı oldu. Şimdi, Roma’da Bruno’nun o meşhur heykelini görebilirsiniz...

- TURİST ÖMER, UZAY YOLUNDA: Sadri Alışık’ın başrolünü oynadığı film 1973’te çekildi ve kült haline geldi. Senaryosu Ferdi Merter’e ait filmi Hulki Saner yönetti. ABD’deki meşhur “Uzay Yolu (Star Trek)” dizisinin 1966'da yayımlanmış “The Man Trap” adlı ilk sezon bölümlerinden birinin uyarlaması olan film, aynı zamanda “Uzay Yolu”nun ilk sinema uyarlaması olma özelliği taşıyor. Filmde Turist Ömer, Kaptan Kirk ve mürettebatı Mr. Spak, Doktor Mccoy ve Scotty tarafından kobay olarak kaçırılır. Ancak zamanla bu ekibin bir parçası olur... Onun gelişinden sonra uzay gemisini zorlu fakat eğlenceli bir macera beklemektedir...

- DÜNYAYI KURTARAN ADAM: Başrolünde Cüneyt Arkın’ın rol aldığı film, 1982 yılında vizyona girdi. Yönetmeni Çetin İnanç’ın da ünlenmesine yol açtı. O yılların meşhur “Star Wars” filmlerinden kopyalanmış sahneler ve müziklerin yer aldığı film, dünyada “Turkish Star Wars” adıyla tanındı. Konusu ise macera sevenler içindi: İki Türk uzay pilotu, rutin bir görev esnasında bilinmeyen bir gücün çekim alanına girer ve uzay araçları bilmedikleri bir gezegene düşer. Bu gezegende dünyayı bekleyen büyük tehlikeyi öğrenirler. 

- UÇAN DAİRELER İSTANBUL’DA: 1955 yılı bilimkurgu filminin yönetmeni ve senaristi Orhan Erçin, aynı zamanda başrolde. Biri muhabir, diğeri fotoğrafçı iki beceriksiz gazeteci, haber atlatmanın peşinde, dünyadan bihaber koşuşturmaktadır. Rakip gazetelerde boy boy UFO haberleri yayımlanırken, onlar patrondan azar işitmekle meşguldür. Nihayet işe koyulduklarında, UFO'larla ilgili bilgi edinmek üzere rasathanenin yolunu tutarlar. Şans bu defa yüzlerine gülmüş, Merih'ten gelen uzay aracı rasathanenin bahçesine iniş yapmıştır... 

- GÖKLER KRALİÇESİ: 1958 yılı yapımı filmin yönetmeni Şinasi Özonuk. Bu film de bazı Hollywood filmlerinden görüntüler kopyalanarak tamamlanan Türk bilimkurgu ve komedi filmlerinden biri. 

- G.O.R.A.: Senaryosunu Cem Yılmaz'ın yazdığı, yönetmenliğini Ömer Faruk Sorak'ın yaptığı, bilimkurgu ve komedi türündeki 2004 çıkışlı film. Türk sinemasının en pahalı yapımlardan biri olan filmi 4 milyon kişi izledi. Neredeyse bütün sahnelerindeki repliklerin dillere dolandığı filmde halı, kilim ve “travel” işiyle uğraşan Arif Işık’ın uzaylılar tarafından kaçırılmasından sonra dünyaya dönüş çabası konu ediniyor. Bu esnada bir uzaylıya da âşık olan Arif’in kapanış cümlesi halen akıllarda: “Uzaylı da olsa, insan insandır.” 

- KELEBEKLER: Ödüllü yönetmen Tolga Karaçelik’in son filmi “Kelebekler”, 2018 yılında Sundance Film Festivali’nde en iyi film seçilmişti. Filmin başrolündeki 3 kardeşten biri, Almanya’da astronotluk yapan bir Türk vatandaşıydı. Ancak Cemal, astronot olmasına karşın uzaya çıkarılmadığı için Almanya’da protesto eylemlerine imza atıyordu... Daha ilk yerli otosu yapılmamış, var olan tank fabrikası bile kiralanırken uzaya da gidemeyeceğimiz ortada, ama hafta sonu karantina günlerinde bu filmlerden birini seyredip biraz daha gülebilirsiniz!