Türkiye’nin ilk kadın arkeoloğu: Jale İnan

Perge ve Side antik kentlerinin gün ışığına çıkarılmasına öncülük eden, Antalya ve Side müzelerinin kurulmasını sağlayan Türkiye’nin ilk kadın arkeoloğu Jale İnan, 20 yıl önce bugün hayata veda etti.

27 Şubat 2021 Cumartesi, 13:54
Abone Ol google-news

Arkeoloji bilimine önemli katkılarda bulunan, Türkiye’nin ilk kadın arkeoloğu Prof. Dr Jale İnan, 20 yıl önce bugün, 27 Şubat 2001’de hayata veda etti. Alanının ilk kadın uzmanı olan İnan, yapmış olduğu programlı kazılarla Perge ve Side antik kentlerinin gün yüzüne çıkmasını sağladı ve çıkarılan eserlerin Antalya Side’de kurduğu müzelerde sergilenmesine öncülük etti.

Peki yaptığı çalışmalarla arkeoloji alanında ismini unutulmazlar arasına kazıyan Jale İnan kimdir?

JALE İNAN KİMDİR?

Jale İnan 1914 yılında İstanbul'da doğdu. Babası, müzeci ve arkeolog Aziz Ogan, annesi Mesture Hanım'dı. Lise öğrenimini Erenköy Kız Lisesi'nde tamamladı. Babasının mesleki gezilerine katılarak arkeoloji ile genç yaşta tanıştı.

Aleksander von Humboldt Vakfı'nın bursu ile, arkeoloji okumak üzere 1934 yılında Almanya'ya gitti. Bir yıl sonra da Türk Cumhuriyeti devlet bursunu kazandı. 1935 – 1943 yılları arasında klasik arkeoloji bilim dalında lisans ve doktora eğitimini Berlin ve Münih üniversitelerinde tamamladı. 1943 yılında Prof. Dr. Rodenwalt'ın yanında “Kunstgeschichtliche Untersuchung der Opferhandlung auf römischen Münzen” adlı teziyle doktorasını tamamlayarak Türkiye'ye döndü. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Eski Çağ Kürsüsü'nde Prof. Dr. Clemens Emn Bosch'un asistanı olarak atanan Jale İnan, lise yıllarında tanıştığı Mustafa İnan'la 1944 yılında evlendi. Ertesi yıl tek çocukları Hüseyin dünyaya geldi.

1946 yılında İstanbul Üniversitesi Klasik Arkeoloji Kürsüsü'nün kurulması çalışmalarına katıldı ve bu kürsünün ilk asistanı olup Prof. Dr. Arif Müfid Mansel'in asistanlığını yapmaya başladı. Aynı yıl Arif Müfid Mansel'le birlikte Türk Tarih Kurumu adına Antalya'da Side antik kenti kazısına, ertesi yıl Perge antik kenti kazısına başladı. 1953 yılında doçent, 1963 yılında profesör oldu. Mansel'in ardından 1974-1980 yılları arasında Side, 1975-1987 yılları arasında Perge kazılarına başkanlık etti. Kazıları sırasında Side Roma Hamamı'nın Side Müzesi’ne dönüşmesi için emek verdi. 1975 yılında Klasik Arkeoloji Kürsüsü'nün Başkanı oldu ve bu görevini 1983 yılında emekli oluncaya kadar sürdürdü.

Jale İnan, Side ve Perge'deki kazıların dışında 1970 – 1972 yılları arasında Kremna (Bucak, Burdur) ve 1972 – 1979 yılları arasında Pampfilya Seleukeiası (Manavgat) antik kentlerinde kurtarma kazıları gerçekleştirdi. Antik dönem heykeltıraşlık sanatı üzerine çok önemli eserler verdi. Yayınladığı kitaplar Anadolu'nun Roma ve Erken Bizans dönemi portreciliği konusundaki çok önemli başvuru eserleri arasına girdi.

YORGUN HERKÜL HEYKELİ

Jale İnan, 1980 yılında Perge’de ekibiyle birlikte belden yukarısı olmayan bir Herakles heykeli buldu. “Yorgun Herkül” olarak bilinen heykelin belden aşağısı Antalya Müzesi’nde sergilenirken üst bölümü yıllarca bulunamadı. 1990’da gazeteci Özgen Acar yayınladığı bir haberde kayıp parçanın ABD’de olduğunu duyurdu. Tarihi eser koleksiyoncusu Shelby White ve Leon Levy çifti ile Boston Güzel Sanatlar Müzesi tarafından 1981’de yarı yarıya satın alınan parçanın Antalya’da sergilenen heykelin üst kısmı olduğu, 1970’lerde Türkiye’den kaçırıldığı iddia ediliyordu. Jale İnan, Boston Güzel Sanatlar Müzesi’ndeki parça ile Antalya Müzesi'ndeki parçanın birbirine ait olduğunu 1990 yılında kanıtladı. M.S. 2. yüzyıla tarihlenen Yorgun Herkül heykelinin üst kısmı, 2011’de Türkiye’ye getirildi.

PARKİNSON HASTALIĞIYLA MÜCADELE ETTİ

1991 yılında Side'deki Apollon Tapınağı kazısı ve onarımı için emek harcadı; 1992-1993'te Perge tiyatro kazılarını gerçekleştirdi. 1995 yılında Türkiye Bilimler Akademisi'nin şeref üyesi oldu. Son yıllarını Parkinson hastalığı ile mücadele ederek geçirdi. 2001 yılında hayatını kaybetti. Cenazesi Zincirlikuyu Mezarlığı’na defnedildi.

Türkiye’nin ilk kadın arkeoloğu olan Jale İnan, uzun yıllar devam eden programlı kazılarla Perge ve Side antik kentlerinin gün ışığına çıkarılmasına emek vermiş; çıkarılan eserlerin sergilenmesi için Antalya ve Side müzelerinin kurulmasını sağlamıştır. Programlı kazıların dışında tarihi eser kaçakçılığına karşı çeşitli kurtarma kazıları gerçekleştirmiştir.