Uluslararası Uzay İstasyonu bilim insanlarını ikiye böldü: Milyarlarca dolara değdi mi?

ISS sayesinde 20 yıldır uzayda bilimsel incelemeler yapılabiliyor. Fakat bilim insanları maliyetli projenin bilimsel getirisini sorgulamaya başladı.

28 Ekim 2020 Çarşamba, 09:35
Uluslararası Uzay İstasyonu bilim insanlarını ikiye böldü: Milyarlarca dolara değdi mi?
Abone Ol google-news

ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) 1980’lerde yörüngede daimi çalışabilecek bir uzay istasyonu kurma fikri üzerinde çalışmaya başlamış ama projenin fazlasıyla maliyetli olacağı anlaşılınca askıya alınmıştı. Fakat Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla ABD ve Rusya arasında bu konuda işbirliği ihtimali doğdu.

Independent Türkçe'nin The Guardian'dan aktardığıa göre, Rus bilim insanları ürettikleri Salyut ve Mir uzay istasyonları sayesinde halihazırda uzun dönemli uzay çalışmalarına dair çok daha bilgili ve deneyimliydi.  Sonunda ABD ve Rusya ortak projede anlaştı. Kanada ve Japon uzay ajanslarının yanı sıra Avrupa Uzay Ajansı’nın da dahil olduğu büyük proje kapsamında istasyonun inşasına 1998’de başlandı.  

İki yıl sonra temel faaliyetleri yerine getirebilecek hale gelen istasyona ilk astronot ve kozmonotlar gönderildi. Amerikan astronot Bill Shepherd ve Rus kozmonotlar Sergei Krikalev ile Yuri Gidzenko, 31 Ekim 2000’de fırlatılan uzay aracıyla 2 Kasım’da istasyona vardı.

İstasyonun inşasıysa bir müddet daha devam etti. Gerekli parçaların yörüngeye taşınması için ABD uzay araçları 30 uçuş, Rus roketleri de 40 sefer yaptı.

MALİYET 815 MİLYARI AŞTI

Binlerce astronota ev sahipliği yapan istasyonun inşası 2011’de tamamlanabildi. Bugüne dek 3 binden fazla deneyin yapıldığı istasyonun maliyetiyse toplamda 100 milyar doları (yaklaşık 815 milyar lira) aştı. Yıllık bakım ve hizmetler için gerekli 4 milyar dolarlık (32 milyar lira) masrafın da büyük bir kısmını ABD karşılıyor.  

“ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİNİN MÜTHİŞ ÖRNEĞİ”

Bilim insanlarını ikiye bölen soruysa şu: İstasyonda harcanan milyarlarca dolara değecek bilimsel çalışma yapılabildi mi? Birbeck, University of London’dan Profesör Ian Crawford, istasyonun maliyetlere değdiğini ve önemli bir işlevi yerine getirdiğini düşünüyor:

Halkların ve ülkelerin bir araya gelmesini sağlayacak ortak çalışmalara duyulan ihtiyacın arttığı böyle bir dönemde, ISS üst profil uluslararası işbirliğinin mükemmel bir örneğini sunuyor. Ayrıca Ay’a yeniden gitme ve Mars’a insan gönderme olasılıkları üzerinde çalışırken, uzayda birlikte yaşamayı ve çalışmayı öğrenebilmek bizim için faydalı. Öte yandan, bazı bilim insanları bu görüşe katılmıyor.

Kozmolog ve astrofizikçi Sir Martin Rees, harcanan milyarlarca dolara rağmen önemli bilimsel bilgilerin elde edilemediğini belirterek şunları kaydetti:  

"ISS’in inşasında harcanan devasa paraları açıklamanın hiçbir yolu yok. Her şeyden önce bilimsel getirisi yetersiz. Uzay ortamında uzun süre zarfında insan vücudunun tepkileri ve yerçekimsiz ortamda kristal yetiştirmek gibi şeyler hakkında biraz bilgi edindik. Fakat bunların hiçbiri harcanan on milyarlarca dolara değmiyor. İstasyon ancak tuvaletleri tıkanıp bozulduğunda ya da görevdeki astronotlar gitar serenatları yaptığında gündem oluyor."

Nobel adayı fizikçi Steve Weinberg de Rees’e hak vererek şu ifadeleri kullandı: 

"İstasyonda yapılan en dikkat çekici bilimsel araştırma Alpha Manyetik Spektrometre’yle kozmik ışınların incelenmesiydi. Bunda da astronotların bir rolü yoktu zaten. Aynı gözlem, yörüngeye fırlatılacak insansız bir hav aracıyla çok daha az maliyetle yapılabilirdi."

Toplamda 240 erkek ve kadının görev yaptığı 420 tonluk istasyon, saatte yaklaşık 27 bin kilometre hızla her gün yörüngede 16 tur artıyor. NASA’nın istasyonu 4 ya da 5 sene daha fonlaması, sonrasındaysa özel şirketlerin işi devralması öngörülüyor. Ancak özel şirketlerin buna ne kadar istekli olduğuysa ayrı bir soru.