Umudu tükenen hekimler Türkiye’den kaçıyor

Yurtdışında çalışmak isteyen hekim sayısı son yedi yılda 15 kat artarak 906’ya yükseldi. Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Sinan Adıyaman, 2012 yılında 59 olan hekim sayısının 2019’a gelindiğinde 906’ya çıktığını vurgulayarak “Meslektaşlarımız artık Türkiye’yi ‘hekimlik yapılamaz’ nitelikte buluyor, kaçıyorlar.

26 Kasım 2019 Salı, 00:00
Abone Ol google-news

Sağlıkta şiddete, hekim emeğinin değersizleştirilmesine, iş güvencesizliğine, atama engellerine, tıp eğitiminin ve uzmanlık eğitiminin içinin boşaltılmasına, performansın yarıştırmasına, ciro baskılarına rağmen hekimlik yapmak/yapabilmek istiyoruz. Almanya gidilen ülkelerin başında geliyor” dedi. 

İHRAÇLAR ARTIRDI

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Eş Genel Başkanı Gönül Erden ise hekimler gibi diğer sağlık çalışanlarının da son yıllarda yurtdışına gidişlerinde artışların yaşandığına dikkat çekerek “Özellikle gençler olmak üzere yurtdışına gidişlerde artışlar var. Son KHK ile ihraçlardan sonra bu rakamlar alabildiğine arttı. Pek çok üye arkadaşımız ihraçlardan sonra çalışma ortamları olmaması, ücretlerinin düşük olması, fiili olarak engellenmeleri nedeniyle yurtdışına gitmek zorunda kalıyor” diye konuştu. 

GÜNDE 40 ŞİDDET VAKASI

Prof. Dr. Sinan Adıyaman, iktidarın 2003 yılından bu yana uygulamaya koyduğu Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın hekim ile hastayı karşı karşıya getirdiğini, bunun da sağlıkta şiddetin artmasına neden olduğuna dikkat çekti. “Ülkedeki antidemokratik uygulamalar sonucu, gelecek beklentisi her gün giderek azalan ve umudu tükenen hekimler ne yazık ki ülkeden kaçıyorlar. Hekim arkadaşlarımız ülkeyi terk ederek daha iyi, demokratik ve sosyal bir ortamda çalışmak istemektedir” diyen Adıyaman, özetle şunları söyledi: “Kışkırtılmış bir sağlık talebi oluşturuldu. Hastaneleri işletme, hastaları ise müşteri gören zihniyet var. Sağlıkta sistemden kaynaklanan olumsuzluklar, hekimlere mal ediliyor. Bu da hekimlere ve sağlık çalışanlarına yönelik şiddeti artırıyor. Günde sağlık çalışanlarına ortalama 40 sözel ve fiziki şiddet bildirimi yapılıyor. Hekim emeği değersizleştiriliyor. Hekimlerin Türkiye’de kalması için sağlıkta dönüşüm projesinden vazgeçilmeli, genel bütçeden sağlığa destek verilmeli, performanstan vazgeçilmeli, hekimlerin emekliliğe yansıyacak yeterli ücret verilmeli, hekim hasta karşı karşıla bırakan popülist uygulamalardan vazgeçilmeli.”

EN ÇOK OCAK VE EKİM

Türk Tabipleri Birliği’nin açıkladığı, yurtdışında hekimlik yapabilmek için sicil isteyen hekimlerin 2012- 2019 yılları arasındaki sayılarına göre veriler düşündürücü. Veriler, son 8 yılda Türkiye’de hekimlik yapmak istemeyen doktor sayısının sistematik şekilde arttığını gösteriyor. Buna göre, 2012 yılında 59 hekim sicil için başvuru yaparken bu sayı 2013 yılında 90, 2014 yılında 118; 2015 yılında 150, 2016 yılında 245, 2017 yılında 482, 2018 yılında 802, 2019 yılına gelindiğinde ise 906’ya çıktı. 2019’da doktorların en çok ocak ve ekim aylarında yurtdışında çalışmak için sicil başvurusunda bulunduğu kaydedildi. 

İSTANBUL BAŞI ÇEKİYOR

İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Pınar Saip, hekimlerin tükenmişlik, gelecek güvensizliği, performans sistemi, artan şiddet olayları gibi nedenlerden son yıllarda yurtdışına gittiğini belirterek “İstanbul’da da son yıllarda yurt dışına gitmek isteyen hekim sayısında önemli bir artış var. İstanbul’da 2013-2014 arası 30 hekim yurtdışında çalışabilmek için sicil için başvuru yaparken, bu rakam 2014-2015’te 55’e, 2015-2016’da 63’e, 2017-2018’de 231’e ve 2018-2019 arasında ise 411’e yükselmiştir. Bu durum ülke açısından ciddi bir akademik kayıptır. Uzun yıllar okumuş hekimlerin yurtdışına gitmesi beyin göçü açısından alarm veriyor. Ülkemiz için büyük kayıp, yetişmiş hekimlerimizi kaybediyoruz. Sağlık sistemimizin hekimleri tüketen açmazlarına çözüm bulunmalı” dedi. 

İNSANLAR KENDİLERİNİ GÜVENDE HİSSETMİYOR

SES Başkanı Gönül Erden ise özetle şunları kaydetti: “Son KHK ile meslekten ihraçların yaşanmasıyla bu durum alabildiğine arttı. Pek çok üye arkadaşımız ihraçlardan sonra çalışma ortamları olmadığı ve ücretleri düşük olduğu, fiili olarak engellendikleri için yurtdışına gitmek zorunda kaldı. Sağlık alanında özellikle hekimlerde yurtdışına gitmelerde artış var. Bunu mevcut ülkenin içine girdiği siyasi süreçten, baskı politikalarından bağımsız düşünemeyiz. Hukuksuz, antidemokratik bir işleyiş var, insanlar artık kendini güvende hissetmiyor, geleceğini güvende görmüyor ve başka ülkelere gitmek istiyor. Hemşirelerden de yurtdışına gidenler oluyor. Ama ihraç edilen ve yurtdışında gidenler, hemşireler mülteci pozisyonunda yaşıyor, diploma denkliği nedeniyle...”