Üniversite müzenin sahibi olamaz

Geçen günlerde Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’ne bağlı İstanbul Resim ve Heykel Müzesi’nden istifası büyük yankı uyandıran Vasıf Kortun, gerekçesini özerklik olmamasına bağladı. Mayıs ayında danışman olarak atandığı müzeden, göreve gelmesi beklenirken ayrılması büyük üzüntü ve endişe uyandıran Kortun, durumu şöyle açıkladı. “Çok temel bir şey gerekiyor: O da idari ve mali özerklik. Danışmanlığın bir parçası öngörülebilir öğelerin bütçelerini hazırlamak. Bunlar olmadan arzu edilen yol haritası hayata geçirilemez”.

20 Ocak 2020 Pazartesi, 02:00
Üniversite müzenin sahibi olamaz
Abone Ol google-news

Vasıf Kortun’dan, işveren konumundaki Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi (MSGSÜ) Rektörü Handan İnci, devletin sahip olduğu en büyük ve ciddi sanat müzesi olması konusunda kararlı olduğuna ikna ederek, kendisinden yol haritası çizmesi istenmişti. Kortun’da “Ulusal müzeye danışmanlık yapmak büyük onur. Kurum oluşturma süreçlerine aşinayım” diyerek görevi kabul etmişti. Altı aydır yoğun bir çalışma yürüten Kortun, adım adım iyi şeyleri oturtarak ilerlemek isterken bir ampul alımının bile problem olması karşısında istifa etmişti. Bu “üniversite müze”nin kuruluş belgesinde belirtildiği gibi, “tedrisata katkıyla vazifelendirilmiş müze” olarak adım adım toparlanması gerektiğini belirten Kortun, istifa nedeni ve sürecini şöyle izah etti: “Üniversite, müzenin koruyucusu olabilir ama sahibi değil. Müzenin sahibi kamu ve kamu adına muhafaza edemiyor. Sahip çıkmakla ve ilişkinlik ayrı kavramlardır, müzenin sahibi, son tahlilde kullanıcılarıdır, kamudur. 

İstanbul Resim ve Heykel Müzesi, Türkiye’nin modern sanat hikâyesini anlatmak üzere eğitim özellikli bir kurum olarak düşünülmüş. Müzenin vazifesi üniversitenin arka bahçesi, oyun alanı veya izdüşümü olmak değil. Dört şıklık kuruluş belgesinde akademi sadece eğitim bağlamında yer alıyor”. 

Kortun, kuruluş belgesinin toplama, sergileme, araştırma ve eğitime katkı sağlama bağlamında bugün de geçerli olması gereken “dört altın standardı” olduğuna işaret ediyor. İlgili çevreler Vasıf Kortun’u haklı bulurken sorunun nasıl çözüleceği ve müzenin yönetiminin kimde ve nasıl olacağı merakla bekleniyor.