‘Vicdansız politika olmaz’

‘Ezidiler - Kara Kitap Kara Talih’in önsözünü yazan Mungan: Vicdanınızı unutarak politika yapamazsınız.

26 Eylül 2014 Cuma, 04:00
Abone Ol google-news

Ezidiler, IŞİD zülmune uğrayıp yurtlarından kaçmak zorunda kalınca, bir dizi soruyla birlikte gündeme geldiler:

Kimdi bu insanlar? Nasıl bir kavimdi? Oysa tarihe şöyle bir bakmak, Ezidilerin asıl vatanının Osmanlı toprağı olduğunu ve her dönemde benzer kıyımlara uğradıklarını görmeye yetiyordu.

İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları’ndan basılan “Ezidiler - Kara Kitap Kara Talih” için önceki gün düzenlenen buluşmada, kitaba önsöz yazan Murathan Mungan da konuşmasına aynı saptamayla başladı. “Biz neden kendi tarihimizi, birlikte yaşadığımız insanları bu kadar az tanıyoruz?” diye soran Mungan, Ezidilik meselesinin birçok açıdan Türkiye belleğinin turnusol kâğıdı olduğunu söyledi. Osmanlı döneminde Sünni İslam’ın yayılmacı tavrı ve sonrasında devletleşme politikalarıyla, Ezidilerin hep baskı altında tutulduğuna dikkat çeken Mungan, Türkiye’de yaşayan Ezidilerin ’90’lı yıllara kadar nüfus cüzdanlarında din hanesinin boş bırakıldığını aktardı ve inançlarının “şeytana tapıyorlar” denilerek aşağılandığını vurguladı.

“Resmi tarih, açık büfeden tabağımıza uygun parçaları seçmenizi sağlar. İşimize geleni alırız. Bu da her konuda hakiki bilgilere ulaşmamızı engeller” diyen yazar, bugün IŞİD canavarlığına şaşıranların, bölgenin kültürel soyaçekimine baktıklarında, benzer acılar göreceklerini anlattı.

Muratman Mungan, “Ret ve inkâr kültüründe yaşayan, büyümemiş ergen çocuklar olarak yüzleşme korkusu çeken” toplumumuzun, şimdi kaçamayacağı zalimlik resimleriyle karşılaştığını söylerken, “kimseyle savaşmamış, kimseyi göçe zorlamamış, kimseyi köle yapıp pazarlarda satmamış” Ezidiler üzerinden politika yapılmasını da eleştirdi. Mungan, “İnsan olmayı unutarak politika yapılmaz, vicdanınızı unutarak politika yapamazsınız” dedi.

* Bilgi Üniversitesi Yayınları’nca basılan “Ezidiler - Kara Kitap Kara Talih” Bilgi Üniversitesi Tarih Bölümü öğretim üyesi Amed Gökçen tarafından yazıldı. Kitaptaki fotoğraflar ise fotoğraf sanatçısı Saner Şen’e ait.