Yaşayabilmek için platform kurdular

“Geleceksizleştirilmiş bir kitle yaratıldı” diyen platform sözcüsü Soylu, “KHK platformunun işlevi tam olarak öncelikle işimizi, ekmeğimizi, onurumuzu, toplumda sarsılmaya çalışılan itibarımızı geri almak olacak” ifadelerini kullandı

14 Temmuz 2019 Pazar, 21:25
Abone Ol google-news


Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edilen geçimini marangozluk yaparak, çocuk bakarak, yağ, sabun satarak, özel ders vererek sağlayan kamu emekçileri geçen günlerde bir araya gelerek İstanbul’da “İstanbul KHK Platformu”nu kurdu. Platformun sözcülerinden Filiz Soylu; çalışamaz, çalıştırılmaz, çocukları devlet nezdinde fişlenmiş, geleceksizleştirilmiş bir kitle yaratıldığına değinerek “Biz bütün KHK’liler ve aileleri, hayatta kalma, yaşam savaşı veriyoruz. KHK platformunun işlevi tam olarak öncelikle işimizi, ekmeğimizi, onurumuzu, toplumda sarsılmaya çalışılan itibarımızı geri almak olacak” diye konuştu. Haberi hazırlama sürecinde marangozluk yaparak geçimini sağlayan Filiz Soylu, çalıştığı atölyeden KHK’li olduğu öğrenilince atıldı. Bunun üzerine Soylu, “Bir kez daha işimden oldum. Şart olsun, kendi atölyemi açacağım” dedi. Soylu ile platformun kuruluş sürecini, işlevini ve yaşadıkları sıkıntıları konuştuk.

Mağdurlar bir arada

KHK’liler Platformu’na neden ihtiyaç duyuldu?
15 Temmuz 2016 tarihinde yaşanan darbe girişimi sonrasında 3 ay dolmadan kaldırılacağı söylenen OHAL, 7 defa uzatılarak 2 yıl boyunca sürdürüldü. OHAL süresince 37 kez Kanun Hükmünde Kararname çıkarıldı, 450 bin kişi hakkında işlem yapıldı, 120 binin üzerinde gözaltı ve tutuklama yaşandı, 200 bine yakın kamu görevlisi kamudan ihraç edildi. OHAL’in amacını ve kapsamını aşan KHK’ler ile “masumiyet karinesi”, “suç ve cezanın şahsiliği”, “mahkemeye başvuru hakkı” gibi anayasal güvence altındaki temel haklar dahi yok sayıldı. Çalışamaz, çalıştırılamaz, çocukları devlet nezdinde fişlenmiş, geleceksizleştirilmiş bir kitle yaratıldı. Sayıları 70’i bulan intiharlar, toplumdaki korku ve var olan yozlaşmanın da etkisiyle yanlızlaştırma politikaları altında KHK’li emekçiler, mağdurlar bir araya gelmeliydiler. Sosyal ölüme terk edilmiştik ve ya yeniden bir araya gelip haklarımız arayacaktık ya da 70 arkadaşımızın akıbetini biz de yaşayacaktık.

Milletvekilleri de var

Platformu kuranlar kimler?
Platformun kuruluşunda öncelikle Adana’da kurulan platformu, oradaki arkadaşlardan örnek aldık. Kuruluşunda bir buçuk yılı geçkin Kadıköy-Bakırköy-Kartal meydanlarında direnen kamu emekçileri, İstanbul’da yine haksız ve hukuksuz yaşamları yok edilen KHK ile ihraç edilen akademisyenler var. Bu konuda özellikle KHK’li milletvekillerimizin de katılımıyla platformu kurduk.

Platformun işlevi tam olarak ne olacak? 
KHK platformunun işlevi tam olarak öncelikle işimizi, ekmeğimizi onurumuzu” toplumda sarsılmaya çalışılan itibarımızı geri almak olacak. OHAL Komisyonu tarafından şu ana kadar görülen dosyaların yüzde 94’ü reddedildi. Yaşanan bu hukuksuz atmosferde ekonomik, sosyal-kültürel, psikolojik ve daha birçok açıdan kırım yaşamakta olan biz ihraçlar bir araya gelme ihtiyacı ve gerekliliği duymaktayız. Yaşanan her kırım bizler için bir mücadele ve dayanışma alanına dönüşmüştür. Bu mücadele ve dayanışma alanlarını bir çatı altında birleştirmek, var olan bu ağı büyütüp güçlendirecektir. Bu nedenle İstanbul özelinde bir araya gelme gerekliliği, İstanbul KHK Platformu’nun kurulmasının temelini oluşturmaktadır. 

İhraç edilen kişiler olarak üyeleriniz ve sizin yaşadığınız sıkıntılar nelerdir?
Bizlerin yaşadığı sıkıntılara gelince hepimiz sosyal ölüme terk edilmiş durumdayız. Yani bir köşede ailemizle birlikte topluca ölümü beklememiz istenmekte, herhangi bir mahkemeye başvuruda herhangi bir hakkımızı aramada bütün yolları kapatmaya çalışmaktalar. Çalışamaz durumdayız, daha doğrusu bütün kurumların bizleri çalışan olarak alması yasaklanmış durumda. KHK’li doktorlar hariç hiçbir kurumda çalışma yetkimiz yok. Kendimizden önce bakmak zorunda olduğumuz, yaşamlarını sürdürmek zorunda olduğumuz ailelerimizin, çocuklarımızın yaşamları da bu yüzden tehlike altında. Biz bütün KHK’liler ve aileleri hayatta kalma, yaşam savaşı veriyoruz.

‘Şart olsun, kendi atölyemi açacağım’

KHK Platformu sözcülerinden Filiz Soylu, 10 yıllık öğretmenken ihraç edildi. Soylu, geçimini sağlamak için kapı kapı gezerek sabun satmaya ve bir marangoz atölyesinde çalışmaya başladı. Marangoz atölyesinde çalışması da fazla sürmedi, patronu KHK’li olduğunu öğrenince işine son verdi. Soylu, işten atıldığı için yılmadığını, hayata daha sıkı sarıldığını ve mücadelesine devam edeceğini vurguladı. Soylu, “Geçimimi sağlamak için çalışmak zorundayım. Kapı kapı gezip yağ, sabun satıyorum. Marangozluk yapıyordum. Marangozluk işinden KHK’li olduğum öğrenilince atıldım. Bir kez daha işimden oldum. Şart olsun, kendi atölyemi açacağım” dedi.
Yurdagül Şahin Demir de 12 yıllık öğretmenken hiçbir gerekçe gösterilmeden işinden edildi. Demir ise şöyle konuştu: “İhraçtan bir ay sonra kızım Bahar doğdu. Şu an 2 buçuk yaşında. Bazen özel ders veriyorum, bazen de çocuk bakarak geçimimi sağlamaya çalışıyorum. Psikolojik tedavi görüyorum.”