Yeni Türkiye

Açlık grevine "Gezi'ye dönebilir" operasyonu yapıldı, direniş büyüdü.

22 Mayıs 2017 Pazartesi, 22:26
Abone Ol google-news

OHAL mağduru akademisyen Nuriye Gülmen ile öğretmen Semih Özakça’ya, açlık grevinin 75. gününde polis gece yarısı operasyonuyla müdahale etti. Direniş alanı olan İnsan Hakları Anıtı önüne ardı arkası kesilmeyen müdahalelerin ardından bu sefer de gece yarısı evleri basılan Gülmen ve Özakça, kapıları kırılarak gözaltına alındı. Operasyon gerekçesi savcı talimatında “Eylem ölüm orucuna dönebilir, Gezi, Tekel benzeri eylemlere sebep olabilir” denilerek açıklandı. Müdahalenin ardından Semih Özakça’nın annesi ve eşi de süresiz açlık grevine başladıklarını duyururken, operasyona tepki gösteren OHAL mağdurları da gözaltına alındı. Direniş alanına dönüşen İnsan Hakları Heykeli önünde CHP’li vekiller oturma eylemi başlatırken, vekillerle birlikte İnsan Hakları Anıtı etrafı polis bariyerleriyle ablukaya alındı. “İşimi, ekmeğimi, onurumu istiyorum” diyerek başlattıkları direnişin 195, açlık grevinin 75. gününde akademisyen Nuriye Gülmen ile öğretmen Semih Özakça’nın kaldıkları eve dün polisler tarafından operasyon düzenlendi. Daha önce 27 kez gözaltına alınan Gülmen ve Özakça’nın adli kontrol için aynı gün karakola giderek imza atmalarına karşın gece saatlerinde düzenlenen ev baskını tepkiye neden oldu. Özakça’nın eşi Esra Özakça’nın “Evimiz basılıyor” diyerek sosyal medya üzerinden duyurduğu baskında siyasi şube polisleri tarafından kapının kırılma anları binlerce kişi tarafından dakika dakika izlendi.

Kapıları kırıldı

Polis operasyonunu sosyal medyada paylaşan Özakça, kapı kilitlerinin kırıldığı dakikalarda “Hukuksuz bir şey yapıyorsunuz. Gecenin köründe gelmeyin. Gündüz ne zaman çağırdınız da bu insanlar gelmedi. Gündüz adli kontrol imzalarını atmaya gittiler” diyerek polislere seslendi. Özakça, “Buraya insanlıkla gelmediniz. Hırsız, haydut gibi geliyorsunuz. İki kere tutuklamaya kalktınız. Bu insanların hiçbir suçu yok. Zulüm yapmak için geliyorsunuz. Canlarına kast ediyorsunuz” tepkisini gösterdi. Nuriye Gülmen ise baskın sırasında, “Kahrolsun Faşizm! Yaşasın Açlık Grevi Direnişimiz! İşimizi Geri İstiyoruz! Teslim Olmadık, Olmayacağız!” ifadelerini sosyal medya üzerinden paylaştı.

Su ve şekeri de kesecekler

Polise engel olmaya çalışan Esra Özakça ile avukatlar Ebru Timtik ve Ayşegül Çağatay da gözaltına alındı. Avukatlarıyla görüşmelerine izin verilmeyen direnişçiler, önce Ulus Devlet Hastanesi’ne ardından da Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’ne (TEM) götürüldü. KHK ile kapatılan Çağdaş Hukukçular Derneği Başkanı avukat Selçuk Kozağaçlı, ikilinin oldukça hırpalandığını ve gözaltı süresi uzun sürerse su ve şekeri kesecekleri bilgisini verdi.

Desteğe de saldırı

Gözaltılara tepki için gece saatlerinde İnsan Hakları Anıtı önünde buluşan destekçilere ise polisin müdahalesi çok sert oldu. Çevik kuvvet ekipleri, 7 kişiyi darp ederek gözaltına aldı. Alandaki çiçekler ve banklar da dahil her şeye el koyan çevik kuvvet ekipleri sokağı yaya girişine kapattı. İnsan Hakları Heykeli’nde toplananlar arasına Özakça’nın annesi de katıldı. Anne Özakça, “Oğlumun yerini devralmaya geldim. Beni kimse kaldıramaz. Onun bir kılına zarar gelsin yakacağım adliyeyi” diyerek alana geldi. “İşini istemek, direnmek teröristlikse ben de teröristim. Beni de alsınlar” diyerek isyan eden Özakça, çocukları serbest bırakılana kadar alandan ayrılmayacağını söyledi. Özakça “Bir anneden direnişçi yarattınız, elinize sağlık” dedi. Direnişin başladığı günden beri saat 13.30’da açıklamaların olduğu alana bir kez daha polis yığıldı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, CHP’li milletvekilleri Mustafa Balbay ve Ali Haydar Hakverdi, HDP’li vekil Mithat Sancar ile İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan’ın alana gelmesinin ardından OHAL mağduru Veli Saçılık, Esra Özakça ile Acun Karadağ’ın alanda açıklama yapmasına izin verildi. Yaşanan olaylara tepki gösteren Semih Özakça’nın eşi Esra Özakça ile annesi Sultan Özakça, süresiz açlık grevine girdiklerini bildirdi. Öğretmen Acun Karadağ, “Biz meşru şekilde işimizi geri istemek için oturduk. Kitlenin desteği bizim meşruluğumuzdan ve iktidarın saldırısından kaynaklanıyor” dedi. Veli Saçılık ise 195 gündür polis tarafından dayak yediklerini aktardı. Müdahale sırasında polis tarafından saçları koparılan bir kadının yerde kalan saçlarını elinde tutarak konuşan CHP’li Balbay, “Yerde saçları vardı, dayanamadım. Böylesine kabul edilemez bir tutumla gözaltı var” diye konuştu. Ardından oturma eylemi yapmak isteyenlere sert müdahale geldi. Özakça’nın eşi Esra Özakça, annesi Sultan Özakça, Veli Saçılık, Mehmet Dersulu ile Acun Karadağ’ın aralarında olduğu çok sayıda kişi darp edilerek gözaltına alındı. Gözaltı aracında Esra Özakça’nın astım krizi geçirdiği, kalp pili olan Acun Karadağ’ın nefes zorluğu çektiği, buna rağmen aracın kapılarının açılmadığı bilgisi verildi.

‘Evrensel insan hakkı’

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında, “açlık grevinin sonlandırılması için çağrı yaptıklarını” anımsattı ve “Ancak, bedenin dokunulmazlığı, kişinin kendisine uygulanacak olan sağlık müdahaleleri konusunda bilinci varsa kendisinin, yoksa 1. derecede yakınlarının rızasının aranması evrensel bir insan hakkıdır” görüşünü dile getirdi. Öte yandan, Gülmen ve Özakça’yla dayanışma eyleminde, geçtiğimiz cumartesi günü Kadıköy ve Kartal’da gözaltına alınan 22 kişi dün savcılıkta ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakıldı.

Heykele bariyer, destekçiye gözaltı

Gözaltılara tepki için gece saatlerinde İnsan Hakları Heykeli önünde buluşan destekçilere ise polisin müdahalesi çok sert oldu. Köpeklerle gelen çevik kuvvet ekipleri, 7 kişiyi darp ederek gözaltına aldı. Yaşanan gözaltıların ardından CHP’li milletvekilleri Veli Ağbaba, Mustafa Balbay ve Ali Haydar Hakverdi, İnsan Hakları Heykeli önünde oturma eylemine başladı. Alana kimseyi yaklaştırmalan polis, vekiller oturma eylemine devam ederken İnsan Hakları Heykeli çevresini bariyerlerle kapattı.