Yeni yaşam mekanı Karavan

Lüks olmayabilir belki, karavanda yaşamak öyle bir törpüledi ki. İki tabak, iki kaşıktan fazlasına ihtiyaçları yok, desenli takımlara da. Kimin koltuğu daha güzel, pahalı diye kimseyle yarışmıyorlar, eşyaya değil kendilerine yatırım yapıyorlar.

15 Kasım 2020 Pazar, 07:00
Yeni yaşam mekanı Karavan
Abone Ol google-news

Eksik bir şey var, sen de farkındasın, ama anlatamıyorsun. Ben anlatayım. 

Geçen yaz gittiğim tatilin kaçıncı taksidini ödüyorum? Ekstre gelsin de bakayım, bitiyorsa yenisini alayım, şöyle bir hafta kaçayım, açık büfelere dalayım, sabah erkenden şezlong kapayım, Eda Taşpınar olayım, yanayım kavrulayım, bikini izi yapayım. 

Misafir geldi, koltukların örtüsünü kaldırayım, dolaptan simli çiçekli takımları çıkarayım, yemekten sonra kahve yapayım, çeyizimdeki fincanları kullanayım, kırarlarsa kahrolayım.

Karşı komşuyla yarışayım, yeni mobilya almış sinir olayım, bizimkiler de 10 senelik, eskimedi ama en azından kaplatayım, altta kalmayayım. 

Dolaplara sığmayayım, çılgın indirimlerden pantolonlar etekler kapayım, harcadıkça kazanayım, alışveriş beni rahatlatıyor ne yapayım. 

Başka bir hayat var, sizi şöyle alayım…

Bak Ebru’yla Cihan dört yıldır evli. Evlerini kapattılar, iki yıldır karavanda yaşıyorlar. Önce 13 metrekarelik bir hazır karavan aldılar ucuza. Baktılar hoşlarına gitti onu satıp daha bakımlısını aldılar, iki ay uğraştılar, 60 bin TL harcadılar.

GEREKSİZ EŞYADAN ARINDILAR

Kışın biraz soğuk, duş sancılı, çamaşır yıkamak can sıkıcı, bulaşık desen öyle. Yazın sıcaklık bunaltıyor. Su sınırlı, tuvalet desen sifonu çekince gittiği yer belli, sen 3 günde bir boşaltıyorsun, mis kokulu değil. Ama günlerin güzelliğini manzarayla ölçüyorlar. 

Lüks olmayabilir belki, karavanda yaşamak öyle bir törpüledi ki. İki tabak, iki kaşıktan fazlasına ihtiyaçları yok, desenli takımlara da. Kimin koltuğu daha güzel, pahalı diye kimseyle yarışmıyorlar, eşyaya değil kendilerine yatırım yapıyorlar. 

Evet hesap ince. Duş mu alacaklar, bulaşık mı yıkayacaklar, elektrik mi harcayacaklar… Her şeyi, her adımı düşünüp öyle yapıyorlar. Tekerlek üstünde yaşama fikri zor, ama izin verin hayatınız değişsin diyorlar. 

Hayatlarına beton ve elektromanyetik surlar ancak onlar isterse girer.

Pandemide Muğla taraflarındaydılar, Demre’de yağmur yağarken denize girdiler. Şimdi yoldalar, Artvin’e kadar gidip oradan yurtdışına çıkmayı deneyecekler. You Tube’da karavanlı hayatlarını anlatıyorlar, abone olursanız sevinirler.

DEBELENDİM DE DURDUM

Hafta içi çalışıp hafta sonları çocuğun kursları, evin temizliği, sevdikleriyle bir kahve içebilmek için saatlerce trafikte kalmak, arabanın içinde sinirli ve gergin olmak, sohbetini sevdiği kişilere gidememek artık normalleşmişti. Gamze Asıltürkmen içinde debelenip durduğu bu acı durumu hayatına karavan girene kadar anlamadı. Ama eşi farkındaydı. Karavan almak istiyordu. Çocuğunu kurslara götürüyor, o çıkana kadar bekliyor, bekliyordu. Oğlu da farklı değildi, günde 2 saat trafikte serviste, arkadaşlarla internette. Vayfay yoksa hayat da yok. “Tamam al bari, deneyelim” dedi. Ve “Eyvah. Kocası karavan aldı. Şimdi internet bağımlısı çocukları diğer karavancı ailelerin çocuklarıyla 10 saniyede kaynaşıyor, Ocak’ta denize girip Temmuz’da kartopu oynuyor. Al sana coğrafya kursu. 

17 yıllık evliler: “Tüm tanıdıklar, aileler dahil ev alın, yazlık alın kiraya verirsiniz dedi. Sekiz yıldır hafta sonları, bayram tatilleri, senelik izinler karavanda geçiyor. Büyük ev, büyük mutfak, büyük banyo, yemek takımları, moda. Esirden farksız hale gelmişiz. Çok çalış, çok kazan, taksitleri öde, ihmal ettiğin koca bir yaşam. Alışveriş yaparken sakinleşiyorum diyen bir nesil. Kendine sor: Bana ne yetiyor? Bir kahve fincanının amacı ne olabilir. 10 çeşit fincan mı? Fincanın içindeki kahve mi? Her şeyin limitli olması, ilk başta korkutucu geliyor. Su depom 50 litre dediğimde düşüp bayılmak isteyenler oluyor. Asla yapamam diyorsunuz. Zamanla az su ile neler başarabildiğinizi görüyorsunuz. Enerjinin faturasız olması ama limitli olması, enerjinin yenilenmesi için güneşe ihtiyaç duymak gibi kendinle, doğayla bir bütün hissediyorsunuz. Siz doğaya hükmetmiyorsunuz. Uyum sağladığınız anda evinize, yaşadığınız şehre bakış açınız değişiyor. Karavanın içi dar evet ama neye göre? 

Karavanla yola çıktığınız anda keyfiniz başlar. Bir noktadan öbür noktaya gitmek için acele etmemektir. 

Şehir hayatının bize zorladığı ve olmazsa olmazlarınızı kırıyor. Her gün duş almak, üç çeşit yemek olmadan masaya oturmamalar gibi kaprisleriniz olmuyor. Bu dar alanda görev paylaşımı yapıyorsunuz. Ailenizdeki herkesin bir görevi oluyor. Temizlik, yemek gibi genelde kadına görev olarak görülen günlük ihtiyaçları hep beraber yapıyorsun. Azla yetinmek değil de azın yettiğini görmek karavancılık. Her sabah ayrı bir manzara zaten bunun bir hediyesi. karavan, az tüketim, çok öğrenme, bol keyif demek. 

Tek kişi değilseniz karavan içi de dar alan olduğu için beraber olduğunuz kişilerle çok iyi anlaşıyor olmanız gerekiyor. Kavgaları tartışmaları uzatma lüksünüz yok. Küsüp odanıza kapanmanıza izin vermiyor karavan. Konuşarak çözmekten başka çareniz kalmıyor.  

Karavan çok dar ben yapamam diyen birçok insan karavanın içinde yaşanmadığını, günlük işlerin bitmesi ile dışarıda zaman geçirildiğini görünce çok rahat ediyorlar. Belki yağmurlu havalarda çok keyifli olmayabiliyor. O zaman da karavanın içinde yağmur sesini dinleyip kitabınızı okuyorsun.”

İşte böyle kuzum, başka hayatlar da var. Sana göre azıcık, başkasına göre kocaman. Hayat işte n’apacan.

5 MADDEDE KARAVANLI HAYAT

“Karavan istiyorum, ne yapayım”ı Türkiye Kamp ve Karavan Derneği Genel Başkan Yardımcısı Sabahattin Ergin anlattı.

BİLENLE GİT AL KAZIKLANMA İsteklerinize uygun imalat yaptırabileceğiniz ve hazır olan karavanları satın alabileceğiniz birçok karavan üreticisi ve ithalatçısı var, bu firmalardan satın alabilirsiniz. İkinci el olarak da birçok ilan sitelerini takip ederek koşullarınıza uygun olanları bulabilirsiniz.

Karavanlar çekme karavan ve motokaravan olarak sınıflandırılır. Çekme karavan fiyatları birinci elde minimum 50 bin TL ile 300 bin TL aralığında. İkinci elde ise 30 bin TL ve üzeri alınabilir.

Motokaravanlar ise imalatçılar tarafından yapılacak ise araç sizin tarafınızdan temin edilmek koşulu ile donanımına göre 70 bin TL ile 300 bin TL arasında mal edilebilir.

İkinci elde motokaravanlar ise 100 bin TL ve 500 bin TL arasında alınabilir.

İkinci el olarak alacaksanız mutlaka bilen bir kişi ile birlikte gidip görmekte yarar var. Karavan ek yerlerinden su almış mı? Mobilyası ne durumda? Yürüyen aksamları nasıl, motokaravan ise motor durumu nasıl? Ruhsatında ne olarak kayıtlı, çekme karavan 750 kg altı ise O1 belgesi veya tip onay belgesi ve faturası var mı?

750 kg üstü ise mutlaka O2 belgesi veya tip onay belgesi ruhsatı ve ayrı plakası var mı diye bakmak lazım. 

Yeni başlıyorsanız ikinci el alın, bakalım bu işe devam edebilecek misiniz? Devam edecek gibiyseniz yenisini almaya karar verirsiniz. 

BÖRTÜ BÖCEKTEN KORKARSAN GELME Akdeniz’de, Karadeniz’de,  İç Anadolu’da, Avrupa’da, Ege’de, nereye gitmek isterseniz oraya gidersiniz. Çünkü eviniz daima yanınızdadır. Sizinle birliktedir. Oteli tercih ederseniz orada olursunuz, ama karavanı tercih ederseniz gönlünüzün istediği her yere gidebilirsiniz. Ancak unutmayın ki bu iş kulağa güzel geldiği kadar da kolay değil. Güzellikleri kadar incelikleri de var.

Doğada olmaktan hoşlanmayan, asla lüks yaşantısından ödün vermeyen, börtü böcek korkusu olan, üç dört valizim olmadan asla diyenler yapamaz, aksini düşünenler yapabilirler.

Keyif veren ve zararlı olmayan her şey bağımlılık yapar.

KALIPLARDAN UZAKLAŞTIRIR Karavan tatilleri, özellikle pandemi döneminde insanların kendi kendine kalabilmesi adına büyük avantaj. Geçen senelerde karavan ünitelerini küçültmeye gittiklerini belirten sektör profesyonelleri, bu sene ise durumun tam tersi olduğunu söylüyor. Gerek kiralama gerek yeni karavan sahiplerinin taleplerinde ciddi bir artış söz konusu olduğunu ifade eden profesyoneller, ağırlıklı olarak taleplerin bu sene iç pazarda olduğunu söylüyor. Bu sene genel olarak çadır ve karavan kamplarına yönelik önemli bir artış var. Bunun nedenleri şehirlerde çalışanların şehrin kargaşasından kaçmak istemesi, ekonomik sebepler, insanların herşey dahil otel sistemlerinden sıkılmaları, doğanın sesini, dokunuşunu özleyenlerin arayışları, kalıplaşan yaşam standartlarından uzaklaşmak…

BU SÖZLER ERKEKLERE Karavan için evi yanında taşıma sanatı demek de mümkün. Ama eğer evin bütün sorumluluğu kadının üzerindeyse işiniz yine zor. Çünkü hiçbir kadın tatile ev işi götürmek istemez. Erkeklerin, “Eşimi ikna ederim” tarzı düşüncelerle girdiği bu yolun sonunun iyi bir yere çıktığı da pek görülmemiştir. Genellikle kısa süre sonra karavanın satılmasıyla sonuçlanıyor.

Hemen söylemekte fayda var. Karavan almak isteyen erkek eğer eşi bu tip bir yaşam biçimini tercih etmiyorsa hiç bu yola girmesin. Bu durumu aşmanın en iyi yolu ise karavan içinde her türlü yardımlaşma ve dayanışmadan geçiyor. Yaşadığınız küçük deneyimler sonrası eşinizi bu sorumlulukları paylaşmak yönünde ikna edebilirseniz karavan sahibi olmaya da ikna etmeye yaklaşmış olursunuz.

Aynı durum bekar erkekler için de geçerli. Bekar erkeklerin de bu heveslerinin kursaklarında kalmaması için bu tip yaşam biçimini seçen bir eş bulması gerekiyor. Yoksa karavan hayaliniz kursağınızda kalmış demektir. Kamp ve karavan yaşamında işin kadın erkek ayrımı yoktur. Her iş ortak yapılmak zorunda! Erkeklerin karavancılığa dair asla unutmaması gereken en önemli şey…

UNUTMADAN, bu bir bir yaşam biçimi… Eğer doğayı ve insanları seven, doğa ile iç içe, hem ekonomik hem de konforlu bir tatil geçirerek gittiğiniz yerdeki insanların örf, adet ve kültürünü yakından tanımak istiyorsanız ve her şeyi sırtınızda taşımak yerine eviniz olan aracınıza yüklemek istiyorsanız karavan sizi çok mutlu edecek demektir. Kampçılık uzak ve yalnız olmak anlamına da gelmiyor. Aksine çoğu insan, kampçı arkadaşlarla tanışmak ve daha büyük gruplar halinde kamp yapmanın sosyal yönünden keyif alır.