Yolsuzluğu çözmek için basın özgürlüğü şart

Nobel ödüllü ekonomist Stiglitz, basın özgürlüğünün yolsuzlukla mücadelenin en önemli parçası olduğunu vurguladı. Demokratik hesap verilebilirliğin önemine dikkat çeken Stiglitz, “Türkiye temel hak ve özgürlükler konusunda kaygıyla izleniyor. İş dünyası böyle bir yere yatırım yapmak istemez” dedi.

21 Ocak 2015 Çarşamba, 22:26
Abone Ol google-news

Nobel ödüllü ekonomist Prof. Joseph Stiglitz, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın insan hakları, basın özgürlüğü gibi konularda eleştirildiğine dikkat çekerek Türkiye’de son bir buçuk yıldır olanların Batı’nın tepkisini çektiğine bunun da yurtdışından gelecek yatırımları azaltarak ekonomiyi olumsuz etkileyeceğine dikkat çekti.

Stiglitz, gazetemize verdiği röportajda, Türkiye’nin gündeminden düşmeyen yolsuzlukların ise basın özgür olmadan azaltılamayacağını vurguladı. Kolombiya Üniversitesi’nde ders veren ve aynı zamanda Amerika’da Bill Clinton hükümetinin ekonomi başdanışmanı olan ünlü ekonomist, yolsuzlukların azaltılabilmesi için yapılması gerekenleri şöyle sıraladı: “İlk olarak şeffaflık artırılmalı. İkincisi daha fazla demokratik hesap verilebilirlik olmalı. İnsanların diğer insanlara hesap verme sorumluluğu olmalı. Bu da sivil toplumun güçlendirilmesinden geçer. Ancak bana göre en önemlisi basın özgürlüğü. Güçlü bir basın, özgür bir basın yolsuzlukla mücadelenin en önemli parçası. Basın özgür olursa insanların kimin ne yaptığından daha fazla bilgisi olur. Diğer yandan seçimler demokratik olmalı. Demokrasi olmazsa denetim de olmaz. Seçimler üzerinde para etkili olursa o ülkede yolsuzluklar azalmaz.”

 

Yatırımlar olumsuz etkilendi

Gezi Parkı protestoları sırasında yaşananları hatırlatan Stiglitz, gazetecilerin üzerinde artan baskı ve gerilimin Avrupalı ve Amerikalılar üzerinde Türkiye’de temel hak ve özgürlüklere saygı gösterilmediği izlenimini bıraktığını söyledi. Stiglitz, “Bu gerilimi dışarıdan bir göz olarak anlamak çok zor. Gezi Parkı protestolarısırasında sert önlemler alındı, Gezi’den bu yana gazeteciler üzerinde baskı arttı. Batı bunu endişeyle karşılıyor. Bu da yatırımları olumsuz etkiliyor. Çünkü iş dünyası temel hak ve özgürlüklere saygı gösterilmeyen bir yere yatırım yapmak istemez. Amerika ve Avrupa’da insanların güçlü bir iletişimi var. Her iki taraf da temel insan haklarına önem veriyor. Ve bu konulara kendileri gibi önem verenlerle iş yapmak istiyor. Ekonominin negatif etkileneceği ortada” dedi.

Stiglitz, Türkiye’nin AB’ye katılması söz konusu olursa bunun da iyi yönetim ve demokratik katılım konusunda Türkiye’nin yararına olacağını belirtti.

 

Nobel adayı Tony Atkinson

Stiglitz, bu yılki Nobel ekonomi ödülü için adayını da Cumhuriyet’e açıkladı. Geçen yıl oldukça popüler olan “21. Yüzyılda Kapital” kitabının yazarı Fransız ekonomist Thomas Piketty’nin bu yıl Nobel Ekonomi Ödülü’ne aday gösterilmesi bekleniyor.

Ancak Stiglitz’in adayı başka bir isim. Piketty’nin eşitsizlik sorununu gündeme getirmesinin önemli olduğuna değinen Stiglitz, “Ancak bu konu üzerine çalışan, eşitsizlik araştırmalarında büyük rol oynayan başka değerli ekonomistler var. İngiliz Tony Atkinson 40 yıldır eşitsizlik dinamikleri üzerine çalışıyor ve bu konunun öncülerinden biri. Bence Tony Atkinson Nobel’i hak ediyor. Benim adayım o” dedi. Tony Atkinson’ın Stiglitz ile 1980’de yayımlanan “Kamu Ekonomisi Üzerine Dersler” adlı ortak çalışması bulunuyor. Atkinson’ın eşitsizlik, refah, kamu ekonomisi gibi konularda 20’ye yakın kitap ve makalesi bulunuyor.

Stiglitz, ocak ayı başında Alternet’e verdiği röportajda, eşitsizliğin asıl nedeninin emlak fiyatlarındaki artış olduğunu belirterek bunu sermaye getirisine bağlayan Piketty’yi eleştirmişti.