YPG ve IŞİD’le baş başa

Türkiye’nin iki örgütle mücadelesi, kapsamlı bir güvenlik konseptini beraberinde getirecek ve harekât alanı güneye doğru kayacak.

22 Aralık 2018 Cumartesi, 21:57
Abone Ol google-news

Türkiye’nin Fırat’ın doğusundaki Suriye topraklarından kendisine yönelik hissettiği tehdit algısı, bu yönde yürüttüğü politika ve ardından ABD’nin aldığı “çekilme” kararının bölgesel ve küresel bazı yansımaları bulunuyor. Bu çekilme kararının ardından Türkiye, “bekasını sağlama almak için” elini güçlendirirken bölgede hem YPG hem de IŞİD ile başbaşa kalmış oldu. Önümüzdeki süreçte ABD askeri bürokrasisinde “kurumsal devletlerle işbirliği yapma” geleneğinden gelen kadronun ön plana çıkacağına dikkat çekiliyor.

Zorlu süreç
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın dillendirdiği “Fırat’ın doğusuna harekât” söylemi, ABD’nin ulusal, bölgesel ve küresel hedefleri ile çatışmayan yeni sonuçların ortaya çıkmasına yol açtı. Bu bağlamda Türkiye, “PKK bağlantılı olması nedeniyle beka sorunu düzeyinde tehdit algıladığı YPG’ye” yönelik Fırat’ın doğusunda askeri harekât yapabilecek ve bölgeden “IŞİD’i temizleyecek.” Bu, Türkiye açısından kapsamlı bir güvenlik konseptinin uygulanmasını beraberinde getiriyor. Türkiye Fırat’ın doğusuna, yalnızca YPG’ye yönelik askeri önlem almak için operasyon yapmayacak. Aynı zamanda IŞİD’le mücadele için de önlem alacak. Bu durumda harekât alanı güneye, daha derinlere yönelmek zorunda kalacak. Bu amaç, Rakka ve Deyrezzor’a kadar Türkiye’nin inmesi sonucunu doğrabilir. Ayrıca Suriye’deki IŞİD militanları boşalttıkları bölgelerde yeraltına çekildi. Türkiye’de sık sık Suriye’de faaliyet gösteren IŞİD militanlarının yakalandığı haberleri geliyor. Bu nedenle IŞİD mensuplarının en çok Türkiye’ye kaçtığı savunuluyor. Türkiye hem içeride hem Suriye ve Irak’ta iki örgütle aynı anda mücadele edecek: YPG-PKK ve IŞİD. Harekât alanının genişlemesi, risklerin yükselmesi sonucu zorlu bir süreci getirebilir.

‘Eve dönüyoruz’
ABD Başkanı Donald Trump’ın “eve dönüyoruz” diyerek Noel öncesinde başlattığı çekilmenin, kısmen Afganistan’a da yansıyabileceği konuşuluyor. Fırat’ın doğusundan hem dışişleri personelinin hem de askeri personelin çekilmesi Türkiye’nin bölgede elini rahatlatıyor. Ancak YPG terk edildi. Durumu algılamaya çalışan örgüt, Şam rejimiyle temasa geçiyor. Ancak bölgedeki PKK türevi Kürt grupların ABD’den sonra yöneleceği en önemli aktörün Rusya olduğuna dikkat çekiliyor. Ancak Rusya’nın bu grupları terk etmeyen, aynı zamanda Türkiye ile dengeli bir politika izlemesi beklentisi hakim.

ABD’de dönüşüm
Fırat’ın doğusundan çekilme kararı yalnızca “Türkiye’ye jest”le açıklanamayacak düzeyde. ABD politikaları açısından Trump’un son dönem uygulamaları takımına da yansıyor. ABD’yi izleyen uzmanlar, “göreve geldiğinden bu yana bir kendisi, Mike Pence, kızı ve damadı değişmedi. Genelkurmay Başkanı’nın 10 aylık görev süresi varken, Trump adayını açıkladı, Joseph Dunford topal ördek oldu. West Point birincisi, Harvard hukuk mezunu, bir dönem CIA Başkanı ve son olarak Dışişleri Bakanlığı’nı sürdüren Pompeo, esnekliği sayesinde ayakta kalabildi. ‘Sert’ olarak bilinen askerler; başta Mattis kırıldılar” değerlendirmesini yapıyor.

Şu an görevde olan askeri bürokrasi görevlilerinin Afganistan deneyimini yoğun olarak yaşadıkları anımsatılıyor. Dolayısıyla bu kadronun devlet dışı yapılarla iş görme eğilimi içinde oldukları, göreve geleceklerin ise Irak deneyiminden geçtikleri, merkezi ve güçlü devletlerle birlikte çalışma eğiliminde olduğu vurgulanıyor.

ABD askeri bürokrasisini yakından tanıyan emekli General Ali Er; bundan sonraki olası gelişmeleri şöyle sıralıyor: “ABD, önceliğini Çin ve İran’a kaydıracak. Rusya’yı arı kovanı olan Ortadoğu’da çakılı bırakacak, Çin ve diğer bölgelere yönelmesini engelleyecek. Türkiye uzun süreli bir askeri harekât ortamına girecek, ekonomisi ve askeri gücü yıpranabilir. Doğu Akdeniz’deki gücü azalabilir. Türkiye-İran, Türkiye-Rusya ilişkileri zarar görebilir. ABD’nin İran’a yönelik adım atma durumundan Türkiye’den bazı garantiler istemesi de akla geliyor.” 


Erdoğan, Washington’a ‘Acele etmeyin’ dedi

ABD merkezli Associated Press (AP) ajansının haberinde, Başkan Donald Trump’ın ABD askerlerini Suriye’den çekme kararında 14 Aralık’ta Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’la telefon görüşmesinin oynadığı rol irdelendi. Haberde, Erdoğan’ı Fırat’ın doğusuna harekât düzenlemekten vazgeçirmesi için ulusal güvenlik ekibinin eline metin verdiği Trump’ın görüşme sırasında aniden Erdoğan’ın tarafını tuttuğu iddia edildi. 

Haberi konuyu yakın iki ABD’li, bir Türk yetkiliye dayandıran AP, telefon görüşmesini Trump’ı vazgeçme ya da ertelemeye ikna için dört gün süren çılgınca bir çırpınmanın takip ettiğini yazdı. Bir yetkili “Konuşulacak konular çok netti. Trump’a Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyine operasyon düzenlemesine kesinkes karşı çıkması, Erdoğan’ın güvenlik endişelerini gidermek için ABD ile Türkiye’nin birlikte çalışacağını söylemesi tavsiye edildi. Herkes şunu telkin etti: Erdoğan’ı geri püskürt ve sınırda toprak parçası elinde tutması gibi küçük bir kazanım teklif et” ifadelerini kullandı. İkinci bir yetkili ise “Ama Erdoğan ‘Defalarca dediniz ki, ABD askerlerinin Suriye’de bulunmasının tek sebebi IŞİD’i yenmektir. Artık IŞİD yüzde 99 oranında yenildi. Niye hâlâ oradasınız’ hatırlatmasını yaparak Trump’ı hemen savunma pozisyonunda bıraktı. Erdoğan Trump’a kalan IŞİD militanlarıyla Türkiye’nin başa çıkabileceğini de söyledi” dedi. 

Erdoğan telefonun öbür ucundayken, Trump’ın telefon görüşmesini dinlemekte olan Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton’a dönüp “Türkiye Cumhurbaşkanı’nın söyledikleri doğruysa ABD askerlerinin niye hâlâ Suriye’de olduğunu” sorduğu aktarıldı. Bolton, ulusal güvenlik ekibinin tamamının IŞİD’e karşı zaferin kalıcı olması gerektiğinde hemfikir olduğunu kaydetti. Yetkililere göre bu sözlerden ikna olmayan Trump, derhal Suriye’den çekilme sözü vererek hem Bolton hem de Erdoğan’ı şoke etti. Hazırlıksız yakalanan Erdoğan’ın Trump’ı alelacele çekilmemesi yönünde teskine çalıştığı iddia edildi.

Suriye’deki güçlerini geri çekeceğini açıklayan ABD Başkanı Donald Trump, dün akşam konuya ilişkin bir açıklama daha yaptı. Sosyal medya hesabından bir mesaj paylaşan Trump, “Başkan olduğumda, IŞİD iyice vahşileşmişti. Şimdi büyük oranda yenildi ve Türkiye’nin de içinde olduğu diğer bölge ülkeleri IŞİD’in çaresine bakmalı. Biz eve geliyoruz” ifadelerini kullandı.