Yusuf Yazıcı kolay olunmuyor!

Yusuf Yazıcı'nın Trabzonspor serüveni...

07 Ağustos 2019 Çarşamba, 04:00
Abone Ol google-news

Spor Toto Süper Lig’de 2016-17 sezonunun ikinci devresinde ki ilk maç. Bursaspor ile Trabzonspor oynuyor. Mehmet Ekici, “Fenerbahçe’den başka bir takıma gitmem” diyor. Trabzonspor camiası da Ekici’nin Fenerbahçe’ye satılmaması için ayakta... Başkan Muharrem Usta, Ersun Yanal’ı arıyor. Ekici’nın kadro dışı bırakılmasını istiyor. Ve bir öneri de bulunuyor;  “Yusuf’u oynatsan nasıl olur?” Yanal, “Zaten oynatmayı düşündüğüm bir oyuncu” diye karşılık veriyor. Ancak maç saatine kadar kadroyu açıklamıyor. Herkes Mehmet Ekici oynayacak diye bekliyor. Ancak büyük bir sürpriz yaşanıyor. Yusuf Yazıcı ilk onbirde. Tabii hayatının akışını değiştiren bu en önemli kırılma anından kimse farkında değil. Trabzonspor karşılaşmayı 2-1 kazanıyor. Maçın yıldızı Yusuf Yazıcı. Verilen şansı mükemmel değerlendiriyor. Bir gol atıyor, bir de attırıyor. Kendisini Avrupa’ya kadar taşıyacak yolculuğun binlerce adımından ilkini başarıyla atıyor. Ekici’nın Fenerbahçe inadı Yusuf’un yolunu açıyor. Daha ilk maçta göze girmeyi başarıyor. Artık sosyal medyada, basında, kahvehane köşelerinde konuşulur olmuştur. Zaten Trabzonspor taraftarının beklediği de budur. Kendi içinden yeni Ali Kemal’lerin, Hami’lerin, Fatih’lerin, Gökdeniz’lerin çıkması...

Dar gelirli bir ailenin çocuğudur Yusuf. Antrenmana gidip gelecek arabası yoktur. Araba isteği yansır başkana... Bir de ev alarak anne ve babasını rahat ettirme isteği. Ancak kulübün kasasında para yoktur. Oyuncusunun huzurlu bir aile yaşamı olunca performansının artacağını düşünen başkan, bu iki isteğini de cebinden yerine getirir. Yusuf, havalara uçmuştur. Hayatındaki bu olumlu değişimler daha da kamçılar onu... Her maçtan sonra Özkan Sümer’le fikir alışverişi yaparak hatalarını düzeltmek bir alışkanlık haline gelmişti onda. Futbolculuğuna büyük değer katar. Yine örnek bir oyuncu olması için başkanla sürekli fikir cimnastiği yapması vizyonunu genişletir. Kısa sürede büyük mesafe alır. Doğum gününde Olcay Şahan maça çıkarken kulağına fısıldar, “Bugün sana sürprizim var.” Topu boş kaleye atmak yerine Yusuf’a çıkararak golü attırması, arkadaşlarının Yusuf Yazıcı’nın Yusuf Yazıcı olmasında ne kadar büyük katkı yaptığına küçük bir örnektir sadece... Burak gibi, Sosa gibi, Kucka gibi marka oyuncuların takımda olması, genç oyuncuların yeşermesine zemin hazırlar. Hele Nwakaeme’nin gelişiyle Yusuf daha fark edilir olur. Ersun Yanal’da, Ünal Karaman’da Yusuf konusunda üzerlerine düşeni fazlasıyla yerine getirdi. İyi günde de, kötü günde de Yusuf’un yanında oldular. Lucescu tarafından Ulusal Takım’a davet edilmesi ise özgüvenini daha da pekiştirdi... Yusuf Yazıcı, kulübüne büyük para kazandırarak giderken belki ön planda bugün görev yapan yöneticiler görünüyor. Ancak Yusuf Yazıcı’lar, Türkiye koşullarında kolay Yusuf Yazıcı olmuyor...